• BIST 100
    13,74
    % -0,69
  • YARIM ALTIN
    24.136,00
    % -5,45
  • $ DOLAR
    43,5017
    % 0,21
  • € EURO
    52,0081
    % -0,12
  • £ POUND
    59,9842
    % -0,08
  • ¥ YUAN
    6,2614
    % 0,21
  • РУБ RUBLE
    0,5723
    % 0,07
  • BITCOIN/TL
    3609099,00,617
    % -5,17

2026, 15 yeni açılışla ‘rekor yılı’ olacak

2026, 15 yeni açılışla ‘rekor yılı’ olacak

Hilton’un küresel stratejisinde Türkiye, sadece bir pazar değil; lüks, lifestyle ve erişilebilir konaklama segmentlerinin tamamında parlayan bir başarı hikayesi olarak konumlanıyor. Hilton Avrupa Kıtası Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly, Türkiye’nin 70 yılı aşkın süredir devam eden misafirperverlik yolculuğunda nasıl bir “dinamo” görevi gördüğünü net bir vizyonla ortaya koyuyor. 11 farklı marka altında faaliyet gösteren ve geliştirme aşamasındaki toplam 137 otellik devasa portföy, bu güvenin en somut kanıtı. Kelly’nin çizdiği projeksiyona göre, 2026 yılı Hilton için Türkiye’de 15 yeni açılışla bir ‘rekor yılı’ olmaya hazırlanıyor. İstanbul Havalimanı terminalinin yanı başında yükselecek 485 odalı amiral gemisi Hilton İstanbul Airport’tan, Van’da kapılarını açacak olan ‘premium economy’ segmentindeki ilk Spark by Hilton’a kadar genişleyen bu ağ, markanın yerel ve global gezginlerin her türlü beklentisine yanıt verme kararlılığını gösteriyor.nbsp;Mevcut otellerin Hilton markalarına dönüştürülmesi ve resort segmentindeki büyüme iştahı, şirketin önümüzdeki beş yıl içinde Türkiye’deki varlığını yüzde 50’nin üzerinde artırma hedefini destekleyen stratejik hamleler olarak öne çıkıyor. Markanın Türkiye’deki köklü mirasına duyulan sadakat ise, Hilton Istanbul Bosphorus için gerçekleştirilen 80 milyon doların üzerindeki renovasyon yatırımıyla taçlanıyor. “Türkiye bugün Hilton’un dünya genelindeki en büyük 6’ıncı pazarı konumunda. Kültürlerin kesişim noktasındaki konumu, gelişmiş turizm altyapısı ve özgün, kaliteli deneyimler arayan yeni nesil gezgin profiliyle Türkiye, sürdürülebilir büyüme açısından olağanüstü fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin Hilton’un küresel portföyündeki stratejik önemi, yalnızca bugünkü ölçeğiyle değil, aynı zamanda uzun vadeli potansiyeline duyduğumuz güvenle de şekilleniyor” diye konuşan Kelly, yatırım planlarından Türkiye’nin Hilton Grubu’ndaki konumuna kadar pek çok sorumuzu şöyle yanıtladı:

Hilton, Türkiye’de birden fazla yeni otel anlaşmasını duyurmaya hazırlanıyor. Bu yeni anlaşmalar hakkında daha fazla bilgi paylaşır mısınız? Bu adımlar Hilton’un Türkiye’deki büyüme stratejisi açısından ne ifade ediyor?
Türkiye’deki 70 yılı aşkın yolculuğumuzda yeni bir döneme girerken, büyümemiz hiç olmadığı kadar güçlü bir ivme yakaladı ve Türkiye, Hilton için stratejik önemini koruyan kilit pazarlardan biri olmaya devam ediyor. Türkiye’deki uzun soluklu varlığımızdan ve bugüne dek sektöre sağladığımız katkılardan büyük gurur duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde ise, Türkiye’nin farklı destinasyonlara yayılan çeşitliliği ve artan seyahat talebi sayesinde; birden fazla markamızla, farklı bölgelerde büyümeye devam edebileceğimiz çok güçlü bir potansiyel görüyoruz. 18 aydan kısa bir süre içinde, Türkiye genelinde beş farklı markamız altında toplam 18 yeni otel anlaşmasını duyurduk. Bugün ise dört farklı markayı kapsayan beş yeni otel anlaşmasının detaylarını paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.

Bu yeni anlaşmalar arasında neler var?
Yeni anlaşmalarımız arasında; Antalya’daki ilk Hilton Hotels amp; Resorts otelimiz Hilton Antalya City Centre, DoubleTree by Hilton Istanbul Maçka, Gist Istanbul Tapestry Collection by Hilton, Hilton Istanbul Şişli Tapestry Collection by Hilton ve Hilton Garden Inn Kocaeli Dilovası yer alıyor. Bu yeni imzalar Türkiye’deki büyümemizin hızını ve ölçeğini net şekilde ortaya koyuyor. Aynı zamanda şehir otellerinden tatil ve sahil destinasyonlarına uzanan geniş bir hatta varlığımızı daha da güçlendiriyor. Böylece, farklı seyahat segmentlerine hitap eden kaliteli konaklama seçenekleri sunma konusundaki uzun vadeli taahhüdümüzü de pekiştiriyoruz. Tapestry Collection by Hilton markası altında hayata geçecek iki yeni otel ise, “lifestyle” segmentine yönelik talebin istikrarlı biçimde arttığını net şekilde gösteriyor. Bugün lifestyle oteller, Türkiye’deki geliştirme aşamasındaki portföyümüzün yaklaşık beşte birini oluşturuyor. Lifestyle markalar, tasarım yaklaşımı ve bulundukları yerle kurdukları bağ sayesinde kendilerine özgü bir karakter ortaya koyuyor.nbsp;Böylece misafirlere, günümüzün seyahat ve keşif anlayışını yansıtan daha otantik deneyimler sunabiliyor. Geçtiğimiz yıl, Tapestry Collection by Hilton ve Canopy by Hilton markalarını Türkiye pazarına kazandırdık. Aynı zamanda Curio Collection by Hilton markamızda da güçlü bir büyüme görüyoruz. Bu kapsamda, Hilton’un dünyadaki ilk ‘mağara oteli’ olma özelliğini taşıyan Elika Cave Suites Cappadocia, Curio Collection by Hilton gibi önemli açılışlar öne çıkıyor.

Hilton, Türkiye’de 70 yılı aşkın süredir faaliyet gösteriyor…
Türkiye’nin benzersiz coğrafi konumu, zengin turizm çeşitliliği ve güçlü iç ve dış pazar talebi, ülkeyi Hilton’un küresel ölçekte en stratejik pazarlarından biri haline getiriyor. Türkiye bugün Hilton’un dünya genelindeki en büyük 6’ıncı pazarı konumunda. Canlı şehirleri, kültürel zenginlikleri ve etkileyici doğal güzellikleriyle Türkiye, çok geniş bir yelpazede güçlü bir seyahat çekiciliği sunuyor.nbsp;Hilton’un Türkiye’deki yolculuğu, 1955 yılında, ABD kıtası dışında hâlâ faaliyet gösteren en uzun soluklu otelimiz olan ikonik Hilton Istanbul Bosphorus ile başladı. Bu bahar tamamlanacak 80 milyon doların üzerindeki renovasyonla birlikte, otelin yeni dönemini gururla karşılamaya hazırlanıyoruz. Açıldığı günden bu yana Hilton Istanbul Bosphorus, Türkiye’de konaklama sektörünün öncülerinden biri oldu. Otel, 1950’li yıllarda İstanbul’da televizyon ve faks cihazı bulunan ilk otel odalarına sahip olmasıyla ve büyük ölçekli kongre ve toplantılara ev sahipliği yapabilen ilk tesislerden biri olarak sektörde fark yarattı. 1971 yılında İstanbul’un ilk diskoteğinin açılması gibi kültürel dönüm noktaları da bu öncü rolün bir parçası oldu.

Bu uzun yolculuğu nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’yi Hilton açısından stratejik kılan unsurlar neler?
70 yılı aşkın süredir Türkiye turizmiyle birlikte büyüdük. Bugün, 11 farklı markamız altında faaliyette olan veya geliştirme aşamasındaki toplam 137 otelden oluşan bir portföye sahibiz. Bir yandan Conrad Istanbul Bosphorus ve Susona Bodrum, LXR Hotels amp; Resorts gibi lüks segmentte güçlü tesislerimizle öne çıkarken; diğer yandan Türkiye’de pek çok şehir, ilçe ve destinasyonda ilk kez uluslararası otel markası deneyimini sunan şirketlerden biri olduk. Böylece Türkiye genelinde giderek artan sayıda yerli ve yabancı misafire hizmet veriyoruz. Türkiye genelinde yerel yatırımcılarla yakın iş birlikleri kurmak, güçlü markalarımız, ticari altyapımız ve uluslararası misafir ağımızla değer yaratmak, burada geçirdiğimiz yıllar boyunca en çok önem verdiğimiz unsurlar arasında yer aldı. Zaman içinde, küçük ve orta ölçekli girişimcilerden gelen talebin de önemli ölçüde arttığını gözlemledik. Bu doğrultuda, franchising modelimizi geliştirerek büyümenin temel odak alanlarından biri haline getirdik. Aynı zamanda bir işveren olarak sorumluluğumuzu her zaman ciddiyetle ele aldık. Türkiye’de birçok kez “Great Place to Work” listesinde birinci sırada yer almamız, çalışma kültürümüze yaptığımız sürekli yatırımın bir göstergesi. Takım arkadaşlarımızın büyük bir kısmı kariyerlerine Hilton bünyesinde başladı ve zaman içinde Türkiye genelindeki farklı otellerimiz ve markalarımızda görev alarak yollarına devam etti. İnsanların insanlara hizmet ettiği bir sektör olarak, bu yaklaşım başarımızın temel taşlarından biri oldu. Topluma katkı sağlama konusundaki kararlılığımız da sürüyor. Türkiye Down Sendromu Derneği gibi paydaşlarla iş birliği yaparak, Down sendromlu bireylerin iş hayatına katılımını destekliyoruz.

2026’ya baktığınızda, Hilton’un Türkiye’deki büyüme öncelikleri neler olacak? Türkiye pazarı, Hilton’un bölgesel ve küresel planları içinde nasıl konumlanıyor?
Dünya genelinde sayısı 235 milyonu aşan Hilton Honors üye sayımız ve artan seyahat talebiyle birlikte, amacımız mümkün olan en fazla destinasyonda, mümkün olan en fazla seyahat ihtiyacına yanıt verebilmek. Nihai hedefimiz ise; misafirlerimiz, takım arkadaşlarımız, yatırımcılarımız ve temas ettiğimiz tüm paydaşlar için misafirperverliğin ışığını ve sıcaklığını yaymak. 2026 yılı, Hilton için Türkiye’de önemli bir dönüm noktası olmaya hazırlanıyor.nbsp;Ülke genelinde, hem köklü destinasyonlarda hem de yükselen yeni lokasyonlarda planlanan 15 otel açılışı ile rekor bir yıl hedefliyoruz. Bu açılışlar arasında, İstanbul Havalimanı terminaline yalnızca birkaç adım mesafede konumlanan, 485 odalı amiral gemimiz Hilton Istanbul Airport da yer alıyor.nbsp;Otel; dünyanın en yoğun havacılık merkezlerinden birine doğrudan erişim sağlarken, modern global gezginlerin beklentilerine yanıt veren yeme-içme, wellness ve toplantı alanlarıyla öne çıkacak. Daha önce de belirttiğimiz gibi, lifestyle oteller büyüme stratejimizin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bununla birlikte, DoubleTree by Hilton gibi köklü markalarımızda da güçlü talep görmeye devam ediyoruz. Türkiye’de bugün faaliyette olan 30 DoubleTree by Hilton oteline ek olarak, yedi otel de geliştirme aşamasında bulunuyor. Bu yıl açılması planlanan DoubleTree by Hilton Istanbul Maçka da bu büyümenin bir parçası. Öte yandan, daha pratik ve erişilebilir konaklama deneyimi sunan markalarımız Hampton by Hilton ve Hilton Garden Inn, hem faaliyette olan hem de geliştirme aşamasındaki otellerimizin neredeyse yarısını oluşturuyor ve büyümenin önemli bir alanı olmaya devam ediyor. Ayrıca bu yıl, “premium economy” segmentindeki markamız Spark by Hilton’u Van’da açarak Türkiye pazarına kazandıracağız. Buna ek olarak, mevcut otellerin Hilton markalarına dönüştürülmesi (conversion) büyüme stratejimizde önemli bir yer tutuyor. 2025 yılında Hilton’un açılışlarının yaklaşık yüzde 40’ı bu dönüşüm projelerinden oluştu; hem bağımsız hem de farklı markalara ait otel sahipleri, tesislerini Hilton markaları altında işletmeye başladı. Resort oteller de Hilton için önemli bir büyüme alanı. Dünya genelinde yaklaşık 500 resort otelimiz bulunuyor. Türkiye’de ise Hilton Dalaman Sarigerme Resort amp; Spa, DoubleTree by Hilton Antalya-Kemer All-Inclusive Resort ve DoubleTree by Hilton Bodrum Isil Club All-Inclusive Resort gibi güçlü resort tesislerimizle gurur duyuyoruz. Türkiye’nin hem sahil hem de şehir destinasyonlarında yeni resort fırsatları görmeye devam ediyoruz.

2026 yılı için Hilton’un Türkiye’ye yönelik yatırım planları hakkında genel bir çerçeve çizebilir misiniz? Yeni projeler ve devam eden yatırımlar açısından nasıl bir ölçek öngörülüyor?
Türkiye, Hilton’un küresel ölçekte en önemli pazarlarından biri olmayı sürdürüyor. 2026 ve sonrasında açılması planlanan güçlü bir proje portföyüne sahibiz. Hilton olarak, otellerin mülkiyetini üstlenmek yerine çoğunlukla yerel yatırımcılarla iş birliği yaparak büyüdüğümüz bir iş modeliyle çalışıyoruz. Bu nedenle, doğrudan bir sermaye yatırım rakamı paylaşmamız mümkün değil. Ancak önümüzdeki beş yıl içinde Türkiye’deki varlığımızı yüzde 50’nin üzerinde artırmayı hedeflediğimizi net şekilde söyleyebiliriz. Hilton Istanbul Bosphorus için gerçekleştirilen 80 milyon doların üzerindeki renovasyon yatırımı da, Türkiye turizmine ve seyahat potansiyeline olan uzun vadeli güvenimizin somut bir göstergesi.