İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızayi, Washington yönetimi ile Tahran arasındaki gerilim tırmanmaya devam ederse küresel enerji piyasalarının önümüzdeki üç yıl boyunca istikrara kavuşamayacağını belirtti.
Küresel enerji arz güvenliği açısından kritik öneme sahip Orta Doğu bölgesindeki jeopolitik riskler, uluslararası piyasalarda yakından takip ediliyor. ABD ile yaşanan diplomatik ve ekonomik gerilimlerin petrolden doğalgaza kadar pek çok kalemde arz zincirini doğrudan etkileyebileceği ifade edilirken, İran kanadından gelen bu değerlendirme piyasalardaki tansiyonu daha da artırdı. Uzmanlar, olası bir arz kısııntısı veya tedarik zinciri aksamasının fiyatlar üzerinde kalıcı yukarı yönlü baskı yaratabileceğine dikkat çekiyor.
Enerji piyasaları halihazırda küresel talepteki dalgalanmalar ve jeopolitik kırılganlıklarla mücadele ederken, üç yıla yayılabilecek bir istikrarsızlık senaryosu sanayi ve ulaşım maliyetlerini doğrudan tehdit ediyor. Özellikle ham petrol vadeli işlem sözleşmelerinde yatırımcılar, bölgeden gelebilecek olası yeni yaptırım veya çatışma haberlerine karşı temkinli bir duruş sergiliyor. Arz tarafındaki bu denklemin bozulması, enflasyonla mücadele eden merkez bankalarının da işini zorlaştırabilir.
Analiz: İran’dan gelen bu uyarı, başta brent petrol olmak üzere küresel emtia fiyatlarında oynaklığın artmasına neden olabilir. Borsa İstanbul’da işlem gören enerji ve akaryakıt odaklı şirketlerin hisseleri ile petrole dayalı maliyetleri bulunan havacılık ve lojistik sektörleri, söz konusu jeopolitik risklerden doğrudan etkilenebilir. Sürdürülebilir yüksek enerji maliyetleri, küresel çapta enflasyonist baskıları tetikleyebileceği için risk iştahını törpüleyebilir ve BIST’teki sektörel ayrışmaları hızlandırabilir.

Soner Güneş







































































































