Kıymetli okurlarım, Borsa Ekranı’ndaki köşe yazım “Döviz Güncesi” ile yine yoğun bir makroekonomi gündeminde sizlerle birlikteyim. Son günlerde küresel merkez bankalarının hamleleri, iç piyasadaki borçlanma dinamikleri ve döviz kurlarındaki hareketlilik yatırımcının odağını tamamen bu alana çevirdi. 29 Ekim 2026 itibarıyla masamızda hem Fed’in faiz kararları sonrasındaki küresel dalgalanmalar hem de içeride şekillenen kur seviyeleri var. Gelin, döviz piyasalarındaki bu nefes kesen tabloyu tüm detaylarıyla birlikte okuyalım.
Uluslararası finans piyasalarında Fed’in faizleri sabit tutma kararı ve sonrasındaki belirsiz patika, Dolar Endeksi (DXY) üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Küresel dolar likiditesi daralırken, Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) gelişmekte olan piyasalara yönelik yüksek borçluluk ve enflasyon uyarıları da kulaklarda çınlıyor. Küresel çapta faiz indirim döngülerinin zamana yayılması, doların varlığını korumasına zemin hazırlarken, özellikle gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde dış finansman maliyetleri açısından baskı yaratmayı sürdürüyor.
Peki, kıymetli dostlarım, “Dolar Türkiye’de ne olur?” sorusu her zamanki gibi masamızın en sıcak maddesi. An itibarıyla Dolar/TL 49,8433 seviyelerinde işlem görürken, kurda 17 aylık diplerin ardından gelen hareketlilik dikkat çekiyor. TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi yıl sonu beklentileri ile Goldman Sachs, Morgan Stanley ve HSBC gibi küresel devlerin projeksiyonları karşılaştırıldığında; içeride maliye politikaları ve borçlanma operasyonlarının yanı sıra rezerv stratejilerinin de kuru belli bir bandda tutma refleksi gösterdiğini izliyoruz. Yerli ve yabancı kurumların ortak paydası, volatilitenin yönetilebilir ancak dikkatle izlenmesi gereken bir evrede olduğudur.
Madalyonun diğer yüzünde ise Euro, Sterlin ve parite hareketleri var. Euro/Dolar paritesi 1.1178 seviyesinde seyrederken, Euro/TL 55,7145 ve İngiliz Sterlini/TL 66,5673 seviyelerinden alıcı buluyor. Euro’nun küresel çapta dip seviyelere yakın seyri, özellikle ihracatçılarımız açısından dış pazarlarda rekabet avantajı sunarken, ithalat maliyetleri ve kur sepeti üzerindeki etkileri de beraberinde getiriyor. Paritedeki bu yatay-sıkışık seyir, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) atacağı adımlarla birlikte yönünü tayin edecektir.
Dolar/TL için 49,50 desteği kritik bir eşik olarak izlenirken, yukarıda 50,20 ve 50,50 dirençleri takip edilmektedir. Euro/TL tarafında ise 55,20 destek, 56,10 seviyesi ise direnç konumundadır. Euro/Dolar paritesinde 1.1120 tabanı aşağı yönlü kırılmalarda yakından izlenmelidir.
Analiz: Döviz piyasalarında yaşanan son gelişmeler, yatırımcıların artık sadece günlük kur hareketlerine değil, küresel likidite koşullarına ve merkez bankalarının para politikası sinyallerine odaklanması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Fed’in faiz patikasındaki belirsizlikler ve IMF’nin makro ihtiyati uyarıları, orta vadede sermaye akımlarının seyrini belirleyecek temel unsurlardır. Türkiye ekonomisi açısından, enflasyonla mücadele sürecinde döviz kurlarındaki istikrarlı seyrin korunması, rezerv yeterliliği ve makro ihtiyati tedbirlerin kararlılıkla uygulanmasına bağlıdır. Yatırımcıların bu dönemde tek bir enstrümana odaklanmak yerine, döviz sepeti bazlı çeşitlendirmeyi ve risk yönetimini ön planda tutmaları rasyonel bir strateji olacaktır.

Borsa Ekranı Telegram Kanalı
Piyasalardaki son dakika gelişmelerini, canlı borsa verilerini ve güncel ekonomi analizlerini anında takip edin.










































































































