Türkiye’nin dış ticaret açığı 2026 yılı Ocak ayında ihracattaki düşüş ve ithalattaki sınırlı artış nedeniyle genişledi. Enerji ve altın hariç çekirdek dengedeki bozulma dikkat çekerken, ekonomist Robin Brooks Türkiye’nin 2018’deki kur krizinden önceki risk bölgesine yeniden yaklaştığını savundu. Veriler, dış dengede kırılganlığın sürdüğüne işaret ediyor.
İhracat Geriledi, Açık Çift Haneli Arttı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan geçici verilere göre, Ocak 2026’da dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre belirgin şekilde yükseldi. Genel ticaret sistemine göre: Veriler, yılın ilk ayında dış dengede zayıflamanın sürdüğünü gösteriyor.
Çekirdek Denge Daha Olumsuz
Enerji ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda tablo daha netleşiyor. Bu kategoride dış ticaret açığı 2,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Toplam dış ticaret hacmi %1,8 artışla 41 milyar dolara çıktı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise ihracat aylık bazda %5,8, ithalat %3,7 geriledi. Takvim etkilerinden arındırılmış yıllık verilerde ihracat %1,5 düşerken, ithalat %3,4 arttı. Özel ticaret sistemine göre dış ticaret açığı %16,6 artışla 8,9 milyar dolara yükseldi.
İhracatın Yapısı: Sanayi Ağırlığı Sürüyor
Ocak ayında ihracatın %92,7’sini imalat sanayi ürünleri oluşturdu. İthalatta ise ara mallarının payı %72,1 ile öne çıkarken, sermaye malları %14,3 ve tüketim malları %13,1 pay aldı. İmalat ürünleri toplam ithalatın %78,2’sini oluştururken, yüksek teknoloji ürünlerinin payı %12,9 oldu. Bu yapı, Türkiye ekonomisinin üretim sürecinde ithal ara malına bağımlılığının sürdüğünü gösteriyor.
En Büyük Ticaret Ortakları
Ocak ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu (1,78 milyar dolar). Onu Birleşik Krallık, ABD, İtalya ve Irak izledi. İlk beş ülke toplam ihracatın %30,7’sini oluşturdu. İthalatta ise ilk sırada Çin yer aldı (4,28 milyar dolar). Rusya, Almanya, ABD ve İsviçre takip etti. İlk beş ülkenin toplam ithalattaki payı %42,9 oldu.
Robin Brooks: “Türkiye Yeniden Risk Bölgesinde”
Eski IIF Başekonomisti Robin Brooks, enerji ve altın hariç çekirdek mal ticareti açığının Aralık 2025 itibarıyla 2018 Ağustos’taki “ani duruş” (sudden stop) öncesi seviyelerin üzerine çıktığını belirtti. 2018’de yaşanan cari açık finansman krizi, Türk Lirası’nda sert değer kaybına yol açmıştı. Brooks’a göre Aralık 2025 verilerinde çekirdek ithalatta görülen sert sıçrama, COVID dönemindeki kredi genişlemesine benzer bir tabloyu yansıtıyor. Türkiye’de bu tür ithalat patlamalarının geçmişte genellikle kur düzeltmesiyle sonuçlandığını hatırlattı.
“Büyüme Baskısı” ve Cari Açık Riski
Brooks, mevcut tabloyu siyasi ekonomi çerçevesinde de değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi alanının daralması nedeniyle büyümeyi yapay biçimde desteklemek zorunda kaldığını savunan Brooks, bunun geniş cari açıklar yarattığını ifade etti. Son on yılda Türkiye ekonomisi sık sık kredi genişlemesine dayalı büyüme, artan ithalat, genişleyen cari açık ve ardından gelen kur düzeltmesi döngüsünü yaşadı.
Yapısal Kırılganlık Devam Ediyor
Çekirdek ticaret dengesinde ihracat görece istikrarlı seyrederken ithalatın hızla artması, dış finansman ihtiyacını artırıyor. Küresel likidite koşullarının sıkılaştığı, jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde dış açığın genişlemesi Türk Lirası üzerindeki baskıyı artırabilir.
Sonuç: Kur Cephesinde Alarm Zilleri mi?
Ocak ayı verileri, dış dengede yeniden bozulma sinyali veriyor. Başlık veriler ılımlı görünse de, çekirdek ithalattaki sıçrama ve ihracat performansındaki zayıflama dikkat çekici. Eğer bu eğilim sürer ve ihracat güçlü toparlanma göstermezse, finansman tarafında kırılganlık artabilir ve kur cephesinde yeniden dalgalanma riski gündeme gelebilir. Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
Soner Güneş





































































































