İran merkezli savaşın büyümesi küresel piyasalarda sert dalgalanmalara yol açarken, gelişen piyasalar (EM) en ağır darbeyi alan varlık sınıfları arasında yer alıyor.
Gelişen ülke para birimleri ve borsaları son yılların en sert haftalık düşüşlerinden birini yaşarken yatırımcılar riskli varlıklardan hızla çıkıyor. Ancak bazı yatırımcılar güçlü makro temeller sayesinde gelişen piyasaların uzun vadede toparlanabileceğini düşünüyor.
Gelişen piyasa varlıklarında pandemi sonrası en sert düşüş
Küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler gelişen ülke varlıklarında sert satışlara yol açtı. Hafta içinde: Her iki gösterge de Mart 2020’deki pandemi şokundan bu yana en kötü haftalık performansını kaydetti. Aynı dönemde gelişen piyasa hisselerine yatırım yapan fonlar da ciddi değer kayıpları yaşadı. Yatırımcıların riskten kaçınması nedeniyle bu fonlar son ayın en zayıf performans gösteren varlık sınıfları arasında yer aldı.
En sert düşüş bazı ülke fonlarında
LSEG Lipper verilerine göre son bir ayda en büyük düşüşlerin görüldüğü gelişen piyasa fonları arasında şunlar yer aldı: Toplam 518 farklı fon kategorisi arasında bu ülkeler en sert kayıpların görüldüğü piyasalar oldu. Bu geri çekilme, yılın ilk aylarında gelişen piyasalarda görülen güçlü yükselişin ardından geldi. Yıl başında gelişen piyasalar şu faktörlerin etkisiyle güçlü performans sergilemişti: Ancak İran savaşının yarattığı belirsizlik bu eğilimi hızla tersine çevirdi.
Gelişen piyasalara para girişi yavaşladı
Yaklaşık 13 bin gelişen piyasa hisse senedi fonunu kapsayan haftalık akım verileri, fonlara giren paranın hızla azaldığını gösteriyor. Bu hafta gelişen piyasalara giren fon miktarı 5,8 milyar dolar ile son yedi haftanın en düşük seviyesine geriledi. Bu gelişme yatırımcıların temkinli davrandığını ve riskli varlıklara yönelik iştahın azaldığını gösteriyor.
Goldman Sachs: Düşüş kısa süreli olabilir
Bazı yatırım bankaları ise panik satışlarının abartılı olabileceğini düşünüyor. Goldman Sachs’a göre savaşın yarattığı enerji ve jeopolitik şok kısa süreli kalırsa, şirket kârlılıkları üzerinde kalıcı bir etki sınırlı olabilir. Banka, MSCI gelişen piyasalar endeksindeki şirketlerin 2026 yılında hisse başına kazançlarının %25 büyümesini beklemeye devam ediyor. Ancak Goldman Sachs analistleri şu uyarıyı da yapıyor:
Petrol fiyatları en büyük risk
Analistler özellikle petrol fiyatlarının seyrinin gelişen piyasalar için belirleyici olacağını vurguluyor. Banco Bilbao Vizcaya Argentaria stratejisti Alejandro Cuadrado’ya göre piyasalarda risk iştahı kısa süreli toparlanma gösterebilir. Ancak şu uyarıyı yapıyor: RBC Capital Markets stratejisti Luis Estrada ise piyasalardaki mevcut durumu şu sözlerle özetliyor:
Yatırımcılar enerji ithalatçılarından uzaklaşıyor
William Blair gelişen piyasalar borç fonu yöneticisi Marcelo Assalin, yatırımcıların portföylerini yeniden düzenlemeye başladığını belirtiyor. Assalin’e göre birçok fon yöneticisi şu stratejiyi uyguluyor: Enerji fiyatlarının yükseldiği bir ortamda bu tür portföy değişiklikleri hız kazanıyor.
Risk primi yükseliyor
Gelişen ülke devlet tahvillerinde de risk algısı belirgin şekilde arttı. JPMorgan verilerine göre gelişen ülke tahvillerinin ABD tahvilleri üzerindeki risk primi 265 baz puana yükseldi. Bu seviye son üç ayın en yüksek noktası. Buna rağmen bazı yatırımcılar gelişen piyasa ETF’lerine para yatırmaya devam ediyor. Bu da piyasaların savaşın uzun süreli bir krize dönüşmeyebileceğine dair bir beklenti taşıdığını gösteriyor.
Güvenli limanlara yöneliş
Son haftalarda yatırımcılar giderek daha fazla güvenli liman varlıklara yöneldi. En çok tercih edilen varlıklar: Bu eğilim gelişen piyasa hisselerinde yaklaşık 1 trilyon dolarlık değer kaybına yol açtı. Güney Kore borsası KOSPI endeksi ise tarihi bir düşüş yaşayarak bir ara %20’ye yakın geriledi, ardından kayıplarının bir kısmını telafi etti.
Uzun vadede toparlanma mümkün mü?
Bazı yatırımcılar ise gelişen piyasaların uzun vadede toparlanabileceğini düşünüyor. PGIM portföy yöneticisi Cathy Hepworth’e göre birçok yatırımcı aslında uzun süredir bir düzeltme fırsatı bekliyordu. Son dönemde gelişen piyasaların güçlü performans gösterdiği ülkeler arasında: yer alıyordu. Bu ülkelerde yerel para cinsi borç piyasalarına güçlü yabancı girişleri görülmüş ve rekor düzeyde tahvil ihraç edilmişti.
“Güney-Güney yatırımları” yeni bir tampon olabilir
Analistlere göre küresel yatırım dinamiklerinde yaşanan bir değişim de gelişen piyasaları destekleyebilir. Özellikle şu yatırım akımları önem kazanıyor: Bu tür “Güney-Güney yatırımları”, Batılı yatırımcıların aksine kriz dönemlerinde piyasadan hızla çıkma eğilimi göstermiyor.
Sonuç: İran savaşı gelişen piyasalar için kritik test
Uzayan İran savaşı gelişen piyasalar için ciddi riskler yaratıyor. Özellikle şu faktörler belirleyici olacak: Petrol fiyatlarının 100 doların üzerine kalıcı şekilde çıkması, küresel enflasyonu yeniden hızlandırarak gelişen ekonomilerde büyümeyi ciddi biçimde zorlayabilir. Ancak güçlü makro temeller, daha disiplinli para politikaları ve yeni yatırım akımları gelişen piyasaların uzun vadede krizi atlatmasına yardımcı olabilir.
Soner Güneş




































































































