ABD Merkez Bankası faiz oranlarını değiştirmezken, karar 8’e 4 oyla alındı. 1992’den bu yana en yüksek muhalefetin görüldüğü toplantı, hem enflasyon endişelerini hem de Fed içindeki görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı.
ABD Merkez Bankası (Fed), son toplantısında politika faizini beklentilere paralel olarak %3,5–%3,75 aralığında sabit tuttu. Ancak kararın alınma şekli, piyasalarda asıl dikkat çeken gelişme oldu. Faiz kararı 8’e karşı 4 oyla alınırken, bu düzeyde bir görüş ayrılığı en son 1992 yılında görülmüştü.

Karar metni ve toplantı detayları, Fed içinde enflasyonla mücadele ve ekonomik görünüm konusunda ciddi fikir ayrılıkları yaşandığını ortaya koydu. Bazı üyeler faiz indirimi ihtimaline karşı çıkarken, diğerleri ekonomide yavaşlama sinyallerine daha fazla dikkat çekilmesi gerektiğini savundu.
Fed Başkanı Jerome Powell toplantı sonrası yaptığı açıklamada, enflasyonun hâlâ yüksek seviyelerde seyrettiğini ve bu durumun para politikasında temkinli duruşu gerektirdiğini vurguladı. Açıklamada, yükselen enerji fiyatlarının da enflasyon üzerinde baskı yarattığına dikkat çekildi.
Öte yandan, iş gücü piyasasına ilişkin veriler karışık sinyaller veriyor. Mart ayında istihdam beklentilerin üzerinde artarken, genel görünüm “güçlü olmasa da sağlıklı” olarak değerlendiriliyor. Bu durum, Fed’in karar alma sürecini daha da zorlaştırıyor.
Toplantının bir diğer önemli başlığı ise Fed’de olası liderlik değişimi oldu. Powell’ın görev süresinin sonuna yaklaşması ve yerine yeni bir başkanın atanma süreci, kurum içindeki dengelerin önümüzdeki dönemde değişebileceğine işaret ediyor.
Uzmanlara göre, Fed’in bu kadar bölünmüş bir görüntü sergilemesi, kısa vadede para politikası yönüne ilişkin belirsizliği artırıyor. Enflasyonun yüksek seyretmesi, enerji fiyatlarındaki dalgalanma ve küresel ekonomik riskler, Fed’in önümüzdeki dönemde daha temkinli ve veri odaklı hareket etmesine neden olabilir.
Soner Güneş





































































































