Türk bankacılık sektörünün net karı, Mayıs ayında 16 ay sonra ilk kez yıllık bazda daralma göstererek finans piyasalarında dikkat çekti.
BDDK verilerine göre, Mayıs ayında Türk bankacılık sektörünün net karı aylık bazda %21,9, yıllık bazda ise %6,6 düşüşle 58,5 milyar TL olarak kaydedildi. Sektörün aylık bazda net karı, en son Aralık 2024’te yıllık bazda daralma kaydetmişti. Bu daralmada, ticari zarar kalemindeki artış ve diğer faaliyet gelirlerindeki gerileme ana etkenler oldu.
Detaylara bakıldığında, net faiz gelirleri Nisan ayındaki sert gerilemenin ardından aylık bazda %2 artışla 206 milyar TL‘ye ulaşırken, net ücret ve komisyon gelirleri %3 düşüş kaydetti. Ticari zarar ise %20 artışla 53,6 milyar TL‘ye yükseldi. Faaliyet giderleri ise %6,3 düşüşle 143,7 milyar TL seviyesine geriledi. Bu gelişmeler ışığında sektörün aylık özsermaye karlılığı %22,6‘dan %17‘ye düştü.
Bankacılık sektörünün genelinde net kar düşüşü yaşanırken, yabancı mevduat bankaları yalnızca %11,1‘lik düşüşle ve yıllık bazda %7,3‘lük pozitif performansla olumlu bir ayrışma gösterdi. Katılım ve yerli özel mevduat bankalarında ise zayıflama daha belirgin hissedildi.
Yılın ilk beş ayına ilişkin kümülatif sonuçlarda ise sektörün net dönem karı yıllık bazda %29,1 artışla 422 milyar TL seviyesine yükseldi. Bu dönemde net faiz gelirleri %89,6 artışla 1,026 trilyon TL‘ye, net ücret ve komisyon gelirleri %35 artışla 472 milyar TL‘ye ulaştı. Kümülatif karlılık, faaliyet giderlerindeki %51‘lik artışla (713 milyar TL) ve beklenen zarar karşılıklarındaki %36,7‘lik artışla (369 milyar TL) sınırlanmış oldu. Sektörün kümülatif özsermaye karlılığı ise %25,0 olarak gerçekleşti.
Diğer önemli göstergelerde, sektörün takipteki kredi oranı Mayıs ayında aylık bazda 4 baz puan, yıllık bazda 22 baz puan artışla %2,72‘ye yükseldi. Sermaye yeterlilik oranı ise %16,3 seviyesinde yatay bir seyir izledi.
Analiz: Türk bankacılık sektörünün Mayıs ayında 16 ay sonra ilk kez yıllık bazda net kar daralması yaşaması, sektördeki güçlü büyüme döneminin ardından dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor. Ticari zarar kalemindeki artış ve diğer faaliyet gelirlerindeki gerileme gibi unsurlar, kar görünümünü kısa vadede olumsuz etkilemiş durumda. Yılın ilk beş ayındaki kümülatif kar artışının devam etmesi olumlu olsa da, faaliyet giderleri ve beklenen zarar karşılıklarındaki yükselişin karlılık üzerindeki baskısı devam ediyor. Özellikle yabancı mevduat bankalarının bu dönemde gösterdiği pozitif ayrışma, sektördeki farklılaşan dinamiklere işaret ediyor. Takipteki kredilerdeki sınırlı artış ve sermaye yeterlilik oranındaki yatay seyir, sektörün genel istikrarını koruduğunu gösterse de, aylık bazdaki kar düşüşünün önümüzdeki dönemde nasıl bir eğilim izleyeceği piyasalar tarafından yakından takip edilecek.
Soner Güneş









































































































