Küresel merkez bankaları, önümüzdeki on yılda ABD doları rezervlerini önemli ölçüde azaltmaya hazırlanıyor.
Resmi Para ve Finansal Kurumlar Forumu’nun (OMFIF) son anketine göre, dolar varlıklarını azaltmayı planlayan merkez bankalarının sayısı, tarihte ilk kez artırmayı planlayanları geride bıraktı. Toplam 10 trilyon dolarlık varlığı yöneten 90 merkez bankası, kamu emeklilik fonu ve varlık fonunun katıldığı araştırma, rezerv yönetiminde önemli bir dönüşüme işaret ediyor. Katılımcılar, artan jeopolitik riskler ve ABD politikalarına ilişkin belirsizliklerin küresel rezerv tercihlerini yeniden şekillendirdiğini belirtiyor.
Ankete göre, merkez bankalarının yüzde 79’u ve kamu fonlarının yüzde 60’ı küresel para sisteminin “çok kutuplu” bir yapıya doğru evrildiğini düşünüyor. Doların küresel rezerv para konumunu koruduğu belirtilse de, merkez bankaları rezervlerini daha geniş bir para birimi sepetine yaymayı hedefliyor. Norveç kronu, Yeni Zelanda doları ve İngiliz sterlini gibi para birimlerine ilgi artarken, euro ve Çin yuanına yönelik uzun vadeli alım planları da sürüyor. Ancak hem euro hem de yuanın yapısal sınırlamalar nedeniyle doların yerine geçebilecek konuma henüz ulaşamadığı ifade edildi. Çin yuanı ise portföy çeşitlendirmesi açısından etkili bir araç olarak değerlendiriliyor.
Rezerv tercihlerinde en dikkat çekici eğilim ise altına yönelik artan ilgi oldu. Rekor seviyelere ulaşan altın fiyatlarının da etkisiyle, merkez bankalarının yüzde 82’si halihazırda altın rezervi bulunduruyor. Kısa vadede en fazla artırılması planlanan rezerv varlığı altın olurken, katılımcıların net yüzde 30’u önümüzdeki bir ila iki yıl içinde altın varlıklarını artırmayı planladığını bildirdi. Raporda altının artık “rezerv yönetimi stratejisinin merkezine yerleştiği” vurgulandı.
Araştırma ayrıca, rezerv yönetiminde teknolojinin öneminin arttığını ortaya koydu. Merkez bankalarının yaklaşık üçte ikisi önümüzdeki dönemde yapay zekâ kullanımını artırmayı planlıyor. Piyasalardaki oynaklığın kalıcı bir unsur haline gelmesiyle, risk yönetimi ve yatırım kararlarında yapay zekâ destekli analizlerin daha fazla kullanılması bekleniyor. OMFIF Kıdemli Ekonomisti Yara Aziz, “Kamu yatırımcılarının piyasa koşullarının normale dönmesini bekleyebileceği yönündeki eski varsayım artık giderek daha gerçek dışı görünüyor” değerlendirmesinde bulundu.
Analiz: Merkez bankalarının rezerv stratejilerindeki bu dönüşüm, küresel finansal sistemde büyük bir değişimin habercisi olabilir. Jeopolitik gerilimler ve ABD politikalarındaki belirsizlikler, doların tek taraflı hâkimiyetini sarsarken, çok kutuplu bir para sistemine geçiş beklentisi güçleniyor. Altın, bu belirsizlik ortamında güvenli liman niteliğini pekiştirerek merkez bankalarının rezerv portföylerinde daha merkezi bir rol üstleniyor. Yapay zekâ kullanımı ise artan piyasa karmaşıklığı karşısında risk yönetimini modernize etme çabasını yansıtıyor. Bu eğilimler, yatırımcılar için hem riskleri hem de fırsatları beraberinde getiriyor; çeşitlendirme ve dinamik piyasa analizi her zamankinden daha kritik hale geliyor.
Soner Güneş









































































































