Amerika Birleşik Devletleri imalat sanayisi, haziran ayında genişlemeyi sürdürse de, büyüme hızında kayda değer bir yavaşlama yaşandı ve piyasa beklentilerini karşılayamadı.
Tedarik Yönetim Enstitüsü (ISM) tarafından açıklanan verilere göre, imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) haziranda bir önceki aya kıyasla 0,7 puan azalarak 53,3 değerine geriledi. Bu düşüş, imalat sektöründeki genişlemenin yavaşladığına işaret ederken, piyasa beklentisi endeksin 53,8 seviyesinde gerçekleşmesi yönündeydi. Mayıs ayında endeks 54 olarak kaydedilmişti.
Endeksin alt bileşenlerine bakıldığında:
- Yeni siparişlere ilişkin endeks haziranda aylık 0,8 puan azalarak 56‘ya düştü.
- Üretim endeksi ise 2,1 puan düşüşle 52,2‘ye indi.
- İstihdam endeksi ise 1,1 puan artarak 49,7‘ye yükseldi.
Haziran ayında imalat sanayisinin 14 alt sektöründe büyüme görülürken, kağıt ürünleri, mobilya ve ilgili ürünler ile ahşap ürünler olmak üzere 3 alt sektörde daralma yaşandı.
Öte yandan, S&P Global de haziran ayına ilişkin imalat sanayi nihai PMI verilerini açıkladı. Buna göre, imalat sektörü PMI verisi haziranda 1,2 puan azalarak 53,9 oldu. Haziran ayına dair öncü verilerde endeks 55,7 değerini almıştı. Bu aşağı yönlü revizyon da sektördeki zayıflamayı teyit etti. PMI verilerinin 50 ve üzerinde değerler alması sektörde genişlemeye, 50’nin altında kalması ise daralmaya işaret etmektedir.
Analiz: Amerika Birleşik Devletleri imalat PMI verileri, küresel ekonomik görünüm açısından önemli sinyaller veriyor. Her ne kadar sektör genişleme bölgesinde kalmaya devam etse de, beklentilerin altında gelen ve yavaşlamayı işaret eden rakamlar, artan enflasyonist baskılar ve faiz artırımlarının sektöre olası etkileri konusunda endişeleri artırabilir. Yeni siparişler ve üretimdeki düşüş, gelecekteki büyüme momentumunda potansiyel bir yavaşlamaya işaret ederken, istihdam endeksindeki hafif toparlanma işgücü piyasasındaki dayanıklılığın bir göstergesi olabilir. Ancak genel tablo, imalat sektöründe soğuma eğiliminin devam ettiğini ve ekonomik büyüme görünümüne dair belirsizlikleri güçlendirdiğini göstermektedir.
Soner Güneş









































































































