ABD’de beklentilerin altında kalan tarım dışı istihdam verisi, Fed’in faiz patikasına yönelik beklentileri yeniden şekillendirerek küresel piyasalarda dalgalanmalara yol açtı.
Dün, ABD’de açıklanan zayıf tarım dışı istihdam rakamları, Fed’in eylül ayındaki faiz artırımı ihtimalini aşağı çekerek hisse senedi piyasalarında bir miktar rahatlama sağladı. Özellikle yüksek büyüme potansiyeline sahip teknoloji hisseleri, daha düşük faiz oranı beklentilerinden destek buldu. Nasdaq ve S&P 500 endeksleri bu beklentiyle günü artıda tamamlama eğilimindeyken, Dow Jones endeksi karmaşık bir seyir izledi. Bugün açılışta, yatırımcıların istihdam raporunun uzun vadeli etkilerini değerlendirmeye devam etmesi ve tahvil piyasasındaki hareketliliğin hisse senetlerine yansıması bekleniyor.
Emtia piyasaları, makroekonomik verilerle farklılaşan bir tablo çizdi:
- Değerli Metaller: Fed’in faiz artırımı beklentilerinin zayıflaması ve dolar endeksindeki gerileme, altın, gümüş, paladyum ve platinde güçlü alımları beraberinde getirdi. Bu durum, madencilik ve rafineri şirketlerinin hisselerine pozitif yansıyabilir.
- Baz Metaller: Bakır ve çinko zayıf dolar desteğiyle yükseliş kaydederken, alüminyum, nikel ve kurşun arz fazlası ve talep endişeleriyle geriledi.
- Enerji: Hürmüz Boğazı’ndaki normalleşme ve artan arz beklentisi Brent petrol fiyatlarını düşürürken, ABD’deki sıcak hava dalgası doğal gaz talebini artırdı. Enerji şirketlerinin hisseleri karışık bir performans sergileyebilir.
- Tarım Emtiaları: USDA verileriyle buğdayda yükseliş görülürken, pirinç, mısır ve soya fasulyesinde düşüşler yaşandı. Kahve, Brezilya’daki hasat gecikmeleri ve El Nino endişeleriyle sert yükselirken, kakao arz bolluğuyla geri çekildi. Gıda ve tarım sektörüne yönelik hisselerde bu ayrışmalar etkili olabilir.
Analiz: Beklentilerin altında kalan ABD tarım dışı istihdam verisi, Fed’in sıkılaşma patikasında daha temkinli hareket edebileceği yönündeki piyasa algısını güçlendirdi. İşsizlik oranındaki düşüşe rağmen, işgücüne katılım oranındaki gerilemenin bu düşüşte etkili olduğu ve gelecek aylarda risk oluşturabileceği belirtiliyor. Fed yetkililerinin enflasyon beklentilerinin düştüğüne dair açıklamaları da bu temkinli duruşu destekler nitelikte. Dolar endeksindeki zayıflık ve faiz artırımı ihtimallerinin azalması, özellikle değerli metaller ve faize duyarlı teknoloji hisseleri için kısa vadede olumlu bir hava yaratabilir. Ancak, ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki artış eğilimi, uzun vadeli borçlanma maliyetleri üzerinde baskı oluşturarak piyasalardaki iyimserliği sınırlama potansiyeli taşıyor. Küresel arz-talep dinamiklerindeki belirgin ayrışmalar ise emtia piyasalarındaki volatiliteyi artırmaya devam edecektir.
Soner Güneş











































































































