Küresel piyasalar, ABD-İran hattında tırmanan jeopolitik gerilim ve Fed’in faiz kararları sonrasında sert bir satış dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Yatırımcılar, artan risk primi ve merkez bankası belirsizliğiyle hisse senedi piyasalarında riskten kaçınma eğilimini ön plana çıkardı.
İş Yatırım tarafından hazırlanan kapsamlı piyasa analiz raporuna göre, küresel hisse senedi endeksleri 29 Temmuz seansında oldukça zorlu bir günü geride bıraktı. İran Devrim Muhafızları’nın Ürdün’deki ABD üssünü hedef alması ve Cumhurbaşkanı Trump’ın sert söylemleri, Orta Doğu kaynaklı risk primini hızla yükseltti. Bu gerilim ortamında ABD borsalarında Dow Jones endeksi %2,19 oranında kayıpla 51.594 seviyesine gerilerken, S&P 500 %1,51 ve Nasdaq ise %1,34 değer kaybetti. Nasdaq 100 endeksi, zirve seviyesinden %10’un üzerinde bir düzeltme yaşayarak dikkatleri üzerine çekti.
Fed’in politika faizini %3,50-%3,75 aralığında sabit tutma kararı, piyasalardaki belirsizliği tamamen dağıtmadı. Dallas, Cleveland ve Minneapolis Fed başkanlarının faiz artışı yönünde muhalefet etmesi, para politikasının geleceğine dair endişeleri körükledi. Uzun vadeli tahvil getirilerinde sert yükselişler gözlendi; 30 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi %5,19 ile 2007 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Bu durum, piyasaların enflasyonist baskıların devam edeceğine dair beklentilerini net bir şekilde yansıtıyor.
Sektörel bazda enerji sektörü petrol fiyatlarındaki hızlı tırmanıştan destek alırken, teknoloji ve yarı iletken hisseleri satış baskısının odağında kaldı. Vertiv Holdings %14, KLA Corp %8 ve Skyworks Solutions %9,6 oranında değer kaybederek endeksleri aşağı çekti. Avrupa tarafında ise jeopolitik risklerin etkisiyle Euro Stoxx 50 %0,65 geriledi. FTSE 100 endeksi, enerji sektöründeki güçlü performansla pozitif ayrışarak tarihi zirvelerini test etse de kıta Avrupası genelinde lüks tüketim ve teknoloji hisselerindeki negatif seyir hakim oldu.
Analiz: Orta Doğu’daki askeri gerilimin petrol fiyatlarını 90 dolar seviyelerine taşıması, sadece enerji maliyetlerini değil, aynı zamanda küresel enflasyon beklentilerini de yukarı yönlü baskılamaktadır. Fed’in Eylül toplantısına dair net bir yönlendirme yapmaması ve tahvil piyasasında görülen eğri dikleşmesi, önümüzdeki dönemde finansal piyasalarda oynaklığın yüksek seyredeceğine işaret ediyor. Yatırımcıların güvenli liman arayışı altında altına olan talebi koruması, jeopolitik risklerin orta vadede de portföyler üzerinde ağırlık oluşturabileceğini gösteriyor.
YASAL UYARI
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.
Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Soner Güneş







































































































