ABD piyasaları, Fed’in jeopolitik risklere rağmen faizleri sabit tutmasının enflasyonla mücadele konusundaki kararlılığına dair soru işaretleri yaratmasıyla sert bir düşüş süreci yaşadı. Küresel piyasalardaki belirsizlik ve Orta Doğu gerilimi ile petrol fiyatlarındaki ani yükseliş, yatırımcı iştahını baskılayan temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
TSKB Yatırım tarafından hazırlanan analiz raporuna göre, Fed’in temmuz ayı FOMC toplantısında federal fonlama faizini %3,50-%3,75 aralığında sabit tutma kararı, 2016 yılından bu yana görülen en büyük politika ayrışmasını beraberinde getirdi. Kararın 3’e karşı 9 oyla alınması ve üç üyenin 25 baz puanlık artış yönünde oy kullanması, komite içindeki enflasyon endişelerinin ne denli derinleştiğini ortaya koydu. Fed Başkanı Warsh, alınan kararın bir hareketsizlik anlamına gelmediğini vurgulasa da, piyasa aktörleri bu söylemin tahvil getirilerini kontrol altında tutmakta yetersiz kaldığı görüşünde birleşiyor.
Raporda yer alan detaylara göre, Fed’in politika değişikliğine gitmemesi tahvil piyasasında ciddi dalgalanmalara yol açtı. 10 yıllık tahvil getirileri %4,69 seviyesine tırmanırken, 30 yıllık tahvil getirileri %5,22 ile 2007 yılından bu yana en yüksek düzeye ulaştı. Enflasyonun %2 hedefine indirilmesi konusundaki güvenilirlik tartışmaları, piyasa fiyatlamalarında yılın ilk faiz artırım beklentisinin Eylül ayından Aralık ayına ötelenmesine neden oldu. Bu süreçte Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin artmasıyla Brent petrol fiyatları %7,67’lik yükselişle 90 dolar seviyesini aşarak enerji maliyetlerine dair endişeleri körükledi.
Asya piyasalarında ise Fed kararlarının yarattığı karmaşık hava etkili olmaya devam ediyor. Samsung Electronics’in çip birimi kârının beklentilerin üzerine çıkarak 250 kat artış kaydetmesi, yarı iletken hisselerindeki satış baskısını kısmen hafifletse de, bölgesel endekslerde dalgalı seyir sürüyor. Güney Kore’de KOSPI endeksi haftalık bazda %15’lik düşüş riskiyle karşı karşıya kalırken, Asya genelinde devlet tahvilleri ABD tahvil getirilerindeki yükselişin yarattığı baskıyı hissediyor. Piyasalar, bugün açıklanacak ABD kişisel tüketim harcamaları, büyüme verileri ve Euro Bölgesi’nin büyüme rakamlarına odaklanmış durumda.
Analiz: Fed’in enflasyonla mücadele konusundaki iletişim kazaları ve politika yapıcılar arasındaki derin görüş ayrılıkları, kısa vadede piyasalardaki volatiliteyi canlı tutacaktır. Faizlerin sabit bırakılmasına rağmen tahvil piyasasının verdiği agresif tepki, piyasanın Fed’den daha somut ve kararlı adımlar beklediğini gösteriyor. Yatırımcıların, özellikle Eylül ayı beklentilerinin ötelendiği bu ortamda, büyüme ve kişisel tüketim verilerini yakından takip ederek enflasyonun kalıcılığına dair ipuçlarını değerlendirmeleri kritik önem taşımaktadır.
YASAL UYARI
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.
Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Soner Güneş








































































































