Rusya-Ukrayna savaşının devam ettiği Karadeniz bölgesindeki risklere rağmen, İstanbul ve Çanakkale boğazlarında yılın ilk yarısında 40 binden fazla gemi geçişi kaydedildi.
Karadeniz’deki Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle artan güvenlik risklerine rağmen, Türk boğazları uluslararası deniz ticaretindeki kritik rolünü sürdürüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü verilerine göre, yılın ilk yarısında İstanbul ve Çanakkale boğazlarından toplam 40 bin 218 gemi geçişi gerçekleştirildi. Bu sayı, bölgedeki jeopolitik gerilimlere rağmen deniz trafiğinin ne denli yoğun olduğunu gözler önüne seriyor.
Boğazlar, Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler ile dünya pazarları arasındaki en önemli geçiş güzergahını oluşturuyor. Tahıl sevkiyatları başta olmak üzere, enerji ve diğer stratejik emtiaların taşınmasında hayati bir rol oynayan bu deniz yolu, küresel tedarik zincirleri için vazgeçilmez nitelikte. Özellikle Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması’nın zaman zaman kesintiye uğradığı dönemlerde dahi bu geçişlerin yüksek seviyede kalması, bölgedeki ticaretin devamlılığına işaret ediyor.
Söz konusu gemi geçişleri, Türkiye için hem lojistik bir merkez olma potansiyelini güçlendiriyor hem de boğazlardan sağlanan geçiş ücretleri ile ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Küresel ekonomideki yavaşlama endişelerine ve bölgesel çatışmalara rağmen deniz ticaretindeki bu canlılık, navlun piyasaları ve sigorta maliyetleri üzerinde de belirli etkiler yaratıyor. Gelecekte Karadeniz’deki durumun istikrara kavuşması, boğazlardaki trafiği daha da artırabilir ve Türkiye’nin denizcilik sektöründeki konumunu pekiştirebilir.
Analiz: Türk boğazlarındaki bu yoğun gemi trafiği, küresel tedarik zincirlerinin kırılganlığına rağmen deniz ticaretinin devamlılığını gösteriyor. Özellikle Karadeniz’deki jeopolitik risklere rağmen yüksek seyreden geçişler, lojistik sektöründeki şirketler için istikrarlı bir operasyonel ortamın varlığına işaret edebilir. Türkiye’nin coğrafi konumu ve boğazların stratejik önemi, uzun vadede uluslararası ticaret ve taşımacılık alanında ülkenin jeopolitik ve ekonomik etkisini artırıyor. Bu durum, Borsa İstanbul’da liman işletmeciliği, denizcilik ve lojistik sektöründeki şirketlerin hisseleri üzerinde dolaylı yoldan olumlu bir etki yaratabilirken, genel ekonomik görünümde de bölgesel ticaret hacminin canlılığını destekleyici bir faktör olarak değerlendirilebilir.
Soner Güneş








































































































