Rosatom bünyesindeki lojistik devi FESCO, Karadeniz’de yaşanan insansız hava aracı (İHA) saldırısı sonrası artan güvenlik endişeleri nedeniyle bu kritik güzergahtaki yeni sevkiyat taleplerini geçici olarak durdurma kararı aldı.
Uluslararası denizcilik ve ticaret çevrelerini yakından ilgilendiren gelişme, FESCO’ya ait Yanina adlı konteyner gemisinin Karadeniz’de hedef alınarak batmasının ardından geldi. Şirket, bölgedeki operasyonel risklerin kabul edilemez seviyelere yükseldiğini belirterek, ticari gemilerin güvenliğini sağlamak amacıyla bu radikal adımı atmak zorunda kaldığını açıkladı. Bu karar, halihazırda kırılgan olan küresel tedarik zincirleri ve bölge ticaretinde yeni belirsizliklere yol açma potansiyeli taşıyor.
Karadeniz, özellikle tahıl ve enerji ürünleri başta olmak üzere birçok stratejik emtianın uluslararası piyasalara ulaştırılmasında hayati bir rol oynamaktadır. FESCO’nun bu güzergahtaki yeni talepleri durdurması, hem Rusya’nın dış ticaretini hem de Karadeniz’i kullanan diğer ülkelerin lojistik operasyonlarını olumsuz etkileyebilir. Güvenlik primlerinin artması ve sigorta maliyetlerindeki yükseliş, halihazırda yüksek olan navlun ücretlerine ek yük getirebilecek ve nihai tüketici fiyatlarına yansıyabilecek potansiyel taşıyor.
Yaşanan bu gelişme, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin ekonomik yansımalarının ne denli derinleştiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Lojistik şirketleri ve ticaret hacmi yüksek firmalar, mevcut sevkiyatları için alternatif rotalar aramaya veya gecikmelere hazırlıklı olmaya yönlendirilebilir. FESCO’nun aldığı bu karar, gelecekte bölgede deniz taşımacılığının sürdürülebilirliği ve güvenliği konusunda ciddi soruları beraberinde getiriyor ve global ticarette yeni bir kırılganlık yaratıyor.
Analiz: FESCO’nun Karadeniz’deki sevkiyatları durdurma kararı, küresel tedarik zincirleri üzerinde yeni bir baskı oluşturma potansiyeli taşımaktadır. Bu durum, özellikle tahıl ve petrol gibi Karadeniz üzerinden taşınan emtiaların fiyatlarında oynaklığı artırabilir. Jeopolitik risk algısının yükselmesi, güvenli liman arayışlarını tetikleyerek altın fiyatlarını destekleyebilirken, küresel ticaret akışındaki aksamalar nedeniyle Borsa İstanbul gibi gelişmekte olan piyasalarda kısa vadeli negatif bir hava yaratabilir. Ancak doğrudan hisse senedi piyasasına özgü bir etki yerine, daha çok genel piyasa risk iştahını ve belirli emtia piyasalarını etkilemesi beklenmektedir.
Soner Güneş








































































































