Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2022’de ülkeden ayrılan yabancı yatırımcıların Rus şirketlerindeki hisse ve paylarını mahkeme kararıyla geri alma hakkını ortadan kaldıran kararnameyi imzaladı.
Kremlin’den yapılan açıklamaya göre, yürürlüğe giren yeni kararname, yabancı şirketlerin Rusya’daki varlıklarını geri almak için yasal yollara başvurmasını engelliyor. Bu düzenleme, özellikle Batılı ülkelerin uyguladığı ekonomik yaptırımlara misilleme olarak değerlendiriliyor ve Rusya’dan çıkış yapan şirketlerin varlıkları üzerindeki kontrolünü pekiştirme amacı taşıyor.
Söz konusu karar, 2022 yılında Ukrayna savaşı sonrası Rusya pazarından çekilen çok sayıda uluslararası firmanın hisse ve mülkleri için önemli sonuçlar doğuracak. Daha önce bu şirketler, varlıklarını geri alma veya makul bir bedelle satma konusunda yasal mekanizmalara güvenebiliyorlardı. Ancak yeni kararname ile bu kapı tamamen kapanmış oluyor, bu da mevcut ve potansiyel yatırımcılar için büyük bir belirsizlik yaratıyor.
Uluslararası hukuk uzmanları, bu kararın uluslararası yatırım hukuku prensiplerine aykırı olduğunu belirtirken, Batılı hükümetler ve uluslararası kuruluşlar tarafından sert tepkilerle karşılanması bekleniyor. Kararname, Rusya’nın uluslararası finans sisteminden izole olma sürecini derinleştirirken, gelecekte yabancı sermayenin ülkeye girişini daha da zorlaştırabilir. Bu durum, Rus ekonomisinin uzun vadeli gelişim potansiyeli üzerinde olumsuz etkiler yaratma riski taşıyor.
Analiz: Putin’in imzaladığı bu kararname, global finans piyasalarında yatırımcı güvenini derinden sarsma potansiyeli taşıyor. Özellikle gelişmekte olan piyasalara yönelik yatırım iştahında kısa vadede bir miktar temkinlilik artışına neden olabilir. Hukuk devletinin temel prensiplerinden biri olan mülkiyet hakkının bu şekilde bir kararname ile ortadan kaldırılması, ülkeler arası ticaret ve yatırım anlaşmalarının geleceği hakkında soru işaretleri doğuruyor. Küresel çapta siyasi risk priminin artışına yol açarak, altından ve diğer güvenli liman varlıklarından ziyade, doğrudan jeopolitik risk algısı nedeniyle döviz piyasalarında volatiliteye ve bazı para birimlerinin baskı altında kalmasına neden olabilir. Bu durumun Borsa İstanbul’a doğrudan bir etkisi olmasa da, küresel yatırımcı algısındaki bozulma ve riskten kaçınma eğilimi, yabancı sermaye girişleri açısından dolaylı negatif bir etki yaratabilir.
Soner Güneş









































































































