İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, geçmişte ABD’nin İran’da kullandığı askeri gücün Vietnam Savaşı’ndaki kullanımından daha fazla olduğunu öne sürdü. Bu açıklama, iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihi gerilimine dikkat çekti.
Galibaf, parlamentoda yaptığı konuşmada, ABD’nin İran’a yönelik müdahalelerinde başvurduğu askeri gücün boyutunu vurguladı. Açıklamasında, “ABD, İran’da Vietnam’da kullandığından çok daha fazla ateş gücü kullandı” ifadelerini kullanarak, Washington’ın bölgesel politikalarının yıkıcı etkilerini eleştirdi. Bu söylem, özellikle İran’ın nükleer programı ve bölgesel nüfuz mücadelesi gibi konuların sıkça gündeme geldiği bir dönemde önem taşıyor.
Bu tür açıklamalar, ABD ile İran arasındaki derin tarihsel husumetin ve karşılıklı güvensizliğin bir yansıması olarak görülüyor. Geçmişteki darbeler, yaptırımlar ve askeri gerilimler, iki ülke arasındaki ilişkilerin temelini oluşturuyor. Galibaf’ın bu çıkışı, iç siyasette milliyetçi duyguları pekiştirme ve dış politikada ABD’ye karşı sert bir duruş sergileme amacı taşıyabilir. Aynı zamanda, bölgesel müttefiklere ve rakiplere de bir mesaj niteliği taşıyabilir.
ABD’nin Ortadoğu’daki askeri varlığı ve İran’ın bölgedeki faaliyetleri, küresel enerji piyasaları üzerinde her zaman bir risk unsuru oluşturmuştur. Galibaf’ın bu tarihsel göndermesi, halihazırda gergin olan ilişkileri daha da alevlendirme potansiyeli taşımasa da, mevcut diplomatik süreçleri ve bölgesel dengeyi etkileyebilecek güçlü bir retorik olarak değerlendirilmelidir. Bu tür söylemler, yatırımcıların bölgeye yönelik risk algısını şekillendirmede dolaylı bir rol oynayabilir.
Analiz: İran’dan gelen bu tür sert açıklamalar, doğrudan kısa vadeli borsa hareketliliğine yol açmasa da, Orta Doğu’daki jeopolitik risk algısını artırabilir. Özellikle petrol piyasaları üzerinde dolaylı bir etki yaratma potansiyeli bulunmaktadır; bölgedeki tansiyonun yükselmesi durumunda arz endişeleriyle petrol fiyatları yukarı yönlü bir ivme kazanabilir. Altın gibi güvenli liman varlıklarına olan talep de benzer şekilde etkilenebilir. Küresel çapta, ABD-İran ilişkilerindeki her türlü gerilim, uluslararası ticaret ve yatırım ortamı üzerinde belirsizlik yaratma eğilimindedir. Yatırımcılar, bu tür siyasi söylemleri bölgesel istikrar ve emtia fiyatları üzerindeki potansiyel uzun vadeli etkileri açısından yakından takip etmelidir.
Soner Güneş









































































































