Yurtiçi yerleşik hanehalkları, Borsa İstanbul’daki dalgalanmalar karşısında yapay zeka temalı yurtdışı hisse senetlerine yönelerek nisan-haziran döneminde tarihi zirveye ulaştı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, yurtiçi yerleşiklerin yurtdışı hisse senedi yatırımları rekor seviyelere yükseldi. Nisan-haziran 2026 döneminde hanehalklarının yurtdışı hisse yatırımları 3.98 milyar dolar ile tarihi zirveyi görürken, toplam yurtdışı hisse yatırımları ise 4.77 milyar dolara ulaşarak yeni bir rekor kırdı.
Yatırımcıların bu tercihindeki temel nedenlerden biri, Borsa İstanbul’un ikinci çeyrek boyunca İran savaşı gibi jeopolitik gerilimler nedeniyle gösterdiği dalgalı seyir oldu. Özellikle yapay zeka temasıyla küresel piyasalarda yaşanan güçlü yükselişler, Türk yatırımcılarını yurtdışı borsalara çekerek alternatif getiri arayışlarını hızlandırdı. Küresel teknoloji devlerinin liderliğindeki bu yükseliş, riskten kaçınma eğilimindeki yerli yatırımcılar için cazip fırsatlar sundu.
Bu durum, yerli yatırımcıların portföy çeşitlendirme stratejilerini agresif bir şekilde değiştirdiğini ve sadece yerel piyasalara bağlı kalmak yerine küresel fırsatları daha yakından takip ettiklerini gösteriyor. Dolar bazında getiri beklentisi ve enflasyona karşı korunma isteği, bu rekor çıkışta etkili olan diğer faktörler arasında yer alıyor. Hanehalkının bu yönelimi, hem risk algısının değiştiğini hem de küresel piyasalardaki yenilikçi sektörlere olan ilginin arttığını ortaya koyuyor.
Analiz: Hanehalkının yurtdışı hisse senetlerine olan rekor düzeydeki ilgisi, Borsa İstanbul üzerinde kısa vadede bir miktar sermaye çıkışı baskısı yaratabilir. Ancak uzun vadede, yatırımcıların küresel piyasalara entegrasyonu ve portföy çeşitlendirmesi açısından olumlu bir gelişme olarak da yorumlanabilir. BIST için ise bu durum, yerel piyasanın derinliğini ve cazibesini artırma yönünde adımlar atması gerektiğine dair bir sinyal niteliğinde. Türkiye ekonomisi için potansiyel döviz çıkışı baskısı ve yerel varlıklara olan ilginin azalması riskleri göz önüne alınmalı, ancak küresel trendlere uyum sağlama kapasitesinin arttığı da unutulmamalıdır.

Soner Güneş








































































































