Konut alım satım süreçlerini yakından ilgilendiren Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) genel şartlarında yapılan önemli değişiklikler Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından hazırlanan yeni genel şartlar, özellikle ev alım satımı yapacak vatandaşlar için yeni bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor. Yayımlanan değişiklikler ile Zorunlu Deprem Sigortası kapsamı ve uygulama esasları güncellenirken, sektörde önemli beklentiler de beraberinde geldi.
Bu yeni düzenleme, konut satış ve devir işlemlerinde DASK poliçelerinin geçerliliği ve güncelliği konusunda daha sıkı bir denetim mekanizması öngörebilir. Evini satmak isteyen mal sahipleri ile yeni bir konut edinmek isteyen alıcıların, işlemler öncesinde DASK poliçelerini detaylı bir şekilde kontrol etmeleri ve olası eksiklikleri gidermeleri büyük önem taşıyacak. Böylece, gayrimenkul işlemlerinde bürokratik süreçlerin ve hukuki güvenlik ağının güçlenmesi hedefleniyor.
Söz konusu güncellemeler, deprem riskine karşı toplumsal bilincin artırılması ve sigortalılık oranlarının yükseltilmesi açısından kritik bir adım olarak görülüyor. Gayrimenkul sektörü temsilcileri, yeni şartların özellikle kentsel dönüşüm süreçlerini ve tapu devirlerini nasıl etkileyeceğini yakından takip ediyor. Düzenlemenin, uzun vadede daha güvenli yapılar ve daha bilinçli konut sahipliği algısı yaratması bekleniyor.
Analiz: DASK genel şartlarındaki bu değişiklik, doğrudan Borsa İstanbul’da işlem gören şirketler üzerinde anlık ve büyük bir etki yaratmasa da, gayrimenkul ve inşaat sektöründeki genel dinamikleri etkileyebilir. Özellikle gayrimenkul yatırım ortaklıkları (GYO) ve inşaat şirketleri gibi sektör temsilcileri, konut piyasasındaki işlem hacimleri ve tüketici güveni üzerindeki potansiyel etkileri açısından bu tür düzenlemeleri yakından izleyecektir. Düzenlemenin, konut alım satım süreçlerindeki güvenliği artırarak, orta ve uzun vadede piyasadaki istikrarı desteklemesi beklenebilir. Sigorta şirketleri için ise, zorunlu bir ürün olması nedeniyle doğrudan bir satış hacmi değişikliği yerine, operasyonel süreçlerin yeniden düzenlenmesi ve müşteri bilgilendirme faaliyetlerinin artırılması gibi etkileri olabilir.

Soner Güneş













































































































