Ekonomist Mahfi Eğilmez, liyakatin yerini sadakatin aldığı bir yönetim modelinin finansal piyasalarda yarattığı tahribata dikkat çekerek, kamu yönetiminde adaletin tesis edilmesi için liyakat temelli bir anlayışın şart olduğunu vurguladı.
Eğilmez, kaleme aldığı değerlendirmesinde, liyakat sisteminin göz ardı edildiği kurumlarda sadece işleyişin bozulmadığını, aynı zamanda toplumsal güvenin ve geleceğe dair beklentilerin de ciddi şekilde sarsıldığını ifade etti. Ekonomik istikrarın temel taşlarından birinin kurumların tarafsızlığı olduğunu belirten Eğilmez, kamu görevinin millete ait olduğu gerçeğinin unutulmaması gerektiğinin altını çizdi.
Finansal piyasaların en temel yakıtının güven olduğunu hatırlatan Eğilmez, alınan kararların rasyonel ve liyakatli kadrolar tarafından yönetilmesinin doğrudan yabancı yatırımcı iştahını ve yerel piyasa dinamiklerini etkilediğini belirtti. Uzman, kurumsal hafızanın ve teknik yetkinliğin zayıfladığı ortamlarda, alınan ekonomi politikalarının sürdürülebilirliğinin zorlaştığını dile getirdi.
Makroekonomik görünümde verimliliğin artırılmasının yolunun, doğru insanın doğru pozisyonda değerlendirilmesinden geçtiğini savunan Eğilmez, aksi durumun uzun vadede ekonomik büyüme potansiyeli üzerinde kalıcı hasarlar bırakabileceği konusunda uyardı. Kamu yönetimindeki liyakat erozyonunun, özel sektörün yatırım iştahını da dolaylı yoldan baskıladığına dikkat çekildi.
Analiz: Makroekonomik istikrar ve kurumsal güven, piyasaların ana belirleyicisidir. Liyakat tartışmaları, yatırımcı algısında risk primlerini (CDS) doğrudan etkileyebilir. Özellikle yabancı sermaye girişinin kritik olduğu dönemlerde, kurumsal bağımsızlık ve yönetim kalitesi, Borsa İstanbul’daki yabancı takas oranları üzerinde belirleyici bir unsur olarak takip edilmeye devam edecektir.

Soner Güneş









































































































