Çin ekonomisinde yeni kurulan yabancı sermayeli şirket sayısı yılın ilk yarısında 35 bini aşarak dikkat çekici bir büyüme ivmesi yakaladı.
Veriler, Çin’deki yabancı yatırımcı profilinin coğrafi olarak köklü bir değişim sürecinden geçtiğini ortaya koyuyor. Özellikle Afrika Birliği ülkelerinden gelen yatırımcıların kurduğu şirket sayısında %42,8 oranında keskin bir yükseliş gözlemlenirken, Arap ülkeleri menşeli sermaye girişi de %20,6 oranında artış gösterdi. Bu durum, gelişmekte olan piyasaların Pekin ile olan ticari entegrasyonunu güçlendirdiğini kanıtlıyor.
Diğer taraftan, geleneksel yatırım ortakları olan ABD, İngiltere ve Japonya kaynaklı yeni şirket kurulumlarında belirgin bir düşüş eğilimi dikkat çekiyor. Batılı sermayenin Çin pazarındaki stratejik küçülme veya odak değişikliği, jeopolitik riskler ve yerel pazar rekabetindeki yoğunlaşma ile ilişkilendiriliyor.
Ekonomistler, Çin’in bu yeni yatırım dalgasıyla birlikte rotasını Batı’dan Güney yarım küreye ve Orta Doğu’ya çevirdiğini belirtiyor. Küresel tedarik zinciri yeniden şekillenirken, sermaye akışındaki bu çeşitlenme Çin’in dışa bağımlılığını azaltma ve yeni pazarlarda nüfuzunu artırma hedefleriyle örtüşüyor.
Analiz: Çin’deki yabancı sermaye yapısındaki bu değişim, doğrudan küresel piyasalarda bir risk algısı yaratmasa da uzun vadede emtia fiyatları ve bölgesel ticaret dengeleri üzerinde etkili olabilir. Özellikle Borsa İstanbul üzerinde işlem gören ve Çin ile yoğun dış ticareti bulunan lojistik, otomotiv ve demir-çelik sektörü şirketleri için bu yeni coğrafi odaklanma, tedarik maliyetleri ve pazar çeşitliliği açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişmedir.

Soner Güneş








































































































