• BIST 100
    13,72
    % -1,16
  • YARIM ALTIN
    25.389,00
    % 7,17
  • $ DOLAR
    43,9782
    % 0,07
  • € EURO
    51,8672
    % -0,22
  • £ POUND
    59,3099
    % -0,15
  • ¥ YUAN
    6,3941
    % -0,20
  • РУБ RUBLE
    0,5686
    % -0,43
  • BITCOIN/TL
    2901211,00,480
    % -1,69

Başarı ve onurla 46. yıla… Ekonomi haberciliğinin amiral gemisi DÜNYA

Başarı ve onurla 46. yıla… Ekonomi haberciliğinin amiral gemisi DÜNYA

Naki BAKIR naki.bakir@dunya.com
Türkiye’de ekonomik okur yazarı kesimin ve ülke eko­nomisini izleyenler için dünyanın birincil referansı olan DÜNYA, yayın hayatında başarı­larla dolu 45 yıllık bir dönemi geri­de bıraktı. DÜNYA Gazetesi, küre­sel ve ulusal ekonomide köklü dö­nüşümlerin yaşandığı bu süreçte ülkede ekonomi politikalarını yü­rütenlerin önünü görmesi için de adeta denizci feneri oldu. DÜN­YA, ülkenin ekonomik gelişimi ile paralel ve sinerji içinde yürüttüğü habercilikteki bu misyonunu, yak­laşık yarım asırlık birikim ve aynı ruhla 46’ncı yıla taşıyor. DÜNYA’nın ekonomi gazete­si olarak yeniden yapılanması ile Türkiye ekonomisinin ithal ika­meci anlayışı bırakıp dışa açılma serüveninin başlaması aynı dö­neme denk düşüyor. 1980’li yıl­lar; sınırları sermayeye açma, dı­şa dönük sanayileşme ve benzeri liberalleşme politikalarıyla tüm dünyada ekonomi alanında köklü yapısal değişimlerin başladığı bir dönem olurken, bu süreçte en ra­dikal dönüşümlerden biri Türki­ye ekonomisinde yaşandı. İthalat­ta kotalar, ithal yasakları ve yük­sek gümrük duvarları ile kapalı bir ekonomi olan Türkiye, dışa açılma sürecini başlatarak sanayileşme ve ihracat artışı ile gelişmiş ülkele­rin ekonomik gelişmişlik düzeyle­rini yakalamayı hedefledi. Yayın hayatına 1952’de başlamış köklü bir gazete olan DÜNYA’nın yeni sahibi Nezih Demirkent, bir ilki gerçekleştirdi. Demirkent, o dönemde ülkenin değişen ekono­mi politikalarına paralel akılcı bir dönüşümle gazetenin yeni bir kim­lik ve misyonla yola devam etme­sine karar verdi. DÜNYA, 2 Mart 1981’den itibaren günlük “ekono­mi gazetesi” olarak yeni yayın ha­yatına başladı. DÜNYA Gazetesi üstlendiği ye­ni misyonu başarıyla yerine getir­di ve aradan geçen 45 yılda, Türk ekonomi basınının lokomotifi ve Türkiye ekonomisinde yaşanan köklü dönüşüm ve gelişimin hem en yakın tanığı hem de izlenecek politikalar konusunda yol gösteri­ci oldu. Ekonomi alanında önem­li mesafe kaydedilen yarım asra yaklaşan bu dönemde hem Türki­ye ekonomisi hem de DÜNYA Ga­zetesi öncülüğünde Türk ekonomi basını, göz kamaştırıcı bir gelişim süreci yaşadı. DÜNYA’nın öncü­lüğü, ekonomi haberciliğini hızla geliştirdi ve DÜNYA bu alanda li­derliğini korudu. Gelinen aşama­da ekonomi haberleri artık günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası, ekmek su gibi temel ihtiyaç hali­ne geldi. DÜNYA Gazetesi, o günden bu yana olduğu gibi kamu maliyesi, milli gelir, demografi ve sosyal ha­yat, sanayi, madencilik, enerji, ta­rım başta tüm sektörler, sosyo eko­nomik yapının omurgası olan KO­Bİ’ler, bankacılık ve finans sektörü ve diğer alanları ile Türkiye ekono­misine ilişkin tüm gösterge ve ge­lişmeleri her gün büyük bir özen ve çaba, objektif ve doyurucu bir içe­rikle iç ve dış kamuoyuna sunmaya devam edecek.

45 yılda Türkiye ekonomisi
Şimdi 1980-2025 karşılaştırma­sında Türkiye’nin makro ekono­mik göstergelerde nereden nereye geldiğine bakalım: * Türkiye nüfusu %93,7 artarak 44,4 milyondan 86,1 milyona yük­seldi. * Gayri safi yurt içi hasıla (GS­YH) 21,8 katlık bir artışla 1980’de­ki 67,5 milyar dolardan, Eylül 2025 itibarıyla yıllık bazda 1,5 trilyon dolara ulaştı. * Nüfus artışının kat kat üzerin­deki milli gelir artışı ile kişi başına milli gelir 10,8 kat artarak 1.518 do­lardan, eylül sonu itibarıyla yıllık bazda 17.863 dolara yükseldi. * Yıllık ihracat 93,3 kat artışla 2,9 milyar dolardan 273,4 milyar dolara; ithalat 45,3 kat artışla 7,9 milyar dolardan 365,4 milyar dola­ra; dış ticaret açığı 17,4 kat artışla 5 milyar dolardan 92 milyar dolara; ihracatın ithalatı karşılama oranı %36,7’den yaklaşık %75 düzeyine yükseldi. * 1980’de %56,8’le en büyük bö­lümü tarım ürünleri oluştururken, 2025 itibarıyla sanayi ürünleri­nin %94,3’e ulaşan payı ile Türki­ye, 200 dolayında ülkeye ihracat yapan artık sanayi ihracatçısı bir ülke. * 1980’de 3,4 milyar dolar olan cari açık, artan turizm vd. hiz­met gelirlerine rağmen özellikle 2000’lerin ikinci yarısında itiba­ren hızla büyüyerek 2022’de 46,3 milyar dolara kadar çıktı. Başlatı­lan sıkı para politikası ile 2023’te 39,9 milyar dolara, 2024’te ise 10 milyar dolar dolayına inen cari açık, küresel ekonomide çalkantı­ların etkisiyle 2025 yılında da 25,2 milyar dolar oldu. * Dışa açılma ve hızlı ekono­mik büyüme, kamu ve özel sektör borçluluğunu büyüttü. 1980’de 15,7 milyar dolar olan ülke dış bor­cu, Eylül 2025 itibarıyla en son ve­riye göre 564,9 milyar dolar oldu. Bunun 265,7 milyar doları kamu, 27,8 milyar doları Merkez Bankası, 301,4 milyar dolarla en büyük bö­lümü ise özel sektörün. * 1980’de yok denecek düzey­de bulunan merkezi yönetimin iç borç stoku Ocak 2026 itibarıyla 8 trilyon 597,1 milyar liraya ulaştı ve dış borçla birlikte toplam borç 14 trilyon 264,2 milyar TL oldu. * Yurt dışı yerleşiklerin Türki­ye’deki doğrudan ve portföy yatı­rımları ile mevduatları ve açtıkla­rı krediler dolayısıyla Türkiye’nin 2025 sonu itibarıyla toplam 738 milyar dolarlık bir dış yükümlülü­ğü, buna karşılık Türk sermayesi­nin de aynı kategorilerde yurt dı­şında yaklaşık 413 milyar dolarlık bir dış varlığı bulunuyor. * 1980’de 101,4’e vuran, izle­yen düşüş döneminin ardından kriz yılı 1994’te %106 ile rekor kı­ran TÜFE bazlı enflasyon, 2000’li yıllarda sağlanan istikrarla tekrar düşerek 2004’te tek haneye indi. 2016’ya kadar olan dönemde tek yıl (2008) hariç tek haneli seyreden enflasyon, 2017’ten itibaren yeni­den yükselişe geçti. Pandeminin de etkisiyle 2022’de %64,3’le rekor düzeye ulaşan, 2023’te %64,8’e, 2024’te %44,4’e, 2025’te itibarıy­la %30,89’a, bu yılın ocak sonunda %30,65’e gerileyen enflasyon için OVP’de 2026 hedefi yüzde 16.