Coface Türkiye’nin “2026 Türkiye Ekonomisine Bakış” analizine göre, enflasyonda kademeli gerileme ve dengelenen talebe rağmen şirketler 2026’ya yüksek faizler, kredi kısıtları ve dış talep zayıflığı gibi kritik risklerle giriyor.
Coface Türkiye, “2026 Türkiye Ekonomisine Bakış ve Şirketler İçin Öncelikli Riskler” başlıklı analizinde, Türkiye ekonomisinin yeni yıla temkinli ancak umut veren bir görünümle girdiğini belirtti. Enflasyonun kademeli olarak yavaşladığı, talep koşullarının dengelendiği ve küresel piyasalarda dalgalanmaların arttığı bir dönemde açıklanan değerlendirmeler, özel sektör için risklerin sürdüğüne işaret ediyor.
Enflasyonda Kademeli Yavaşlama Devam Ediyor
Eylül ayında beklentilerin üzerinde artan enflasyon, Ekim ayında %2,55 ile öngörülerle uyumlu gerçekleşti. Ancak gıda fiyatlarında devam eden artış ve enflasyon beklentilerindeki bozulma, Merkez Bankası’nın temkinli duruşunu korumasına neden oluyor. Hizmet grubunda özellikle kira ve lokanta-otel kalemlerindeki yüksek artış eğilimi, dezenflasyon sürecinin hızını sınırlıyor.
Buna karşın, kira artışlarının 2024 ortalamasına göre yavaşlaması ve mevsimsel etkiler nedeniyle giyim-ayakkabı grubundaki artışın belirleyici olması dikkat çekti. Mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyonun %1,81’e gerilemesi, trend enflasyonunda düşüş yönünde olumlu sinyal olarak öne çıktı. Kur tarafındaki istikrarlı görünüm ve düşük enerji fiyatları da bu süreci destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Talep Koşulları Dezenflasyonu Destekliyor
Merkez Bankası, mevcut talep koşullarını dezenflasyonu destekleyici olarak değerlendiriyor. Bu çerçevede Coface, 2025 yıl sonu enflasyon beklentisini %31,6’ya revize ederken, 2026 sonunda enflasyonun %20–22 bandında gerçekleşmesinin öngörüldüğünü belirtti. Enflasyondaki bu yavaşlamanın, politika faizinde daha kademeli bir indirim süreciyle ilerleyebileceği ifade edildi. Piyasa katılımcıları politika faizinin 2025 sonunda %38, 2026 sonunda ise %26 seviyesinde olmasını bekliyor.
2026’da Özel Sektör İçin En Önemli Riskler
Coface analizinde, 2026 yılında şirketlerin karşı karşıya kalacağı en kritik riskin krediye erişim ve finansman maliyetleri olacağı vurgulandı. Mevcut aylık kredi büyüme sınırları (KOBİ kredilerinde %2,5; diğer ticari kredilerde %1,5; yabancı para kredilerde %0,5) dikkate alındığında, yüksek faiz ortamının iç pazara yönelik firmaların yatırım iştahını sınırlamaya devam edeceği değerlendirildi.
Avrupa ekonomisindeki yavaşlamanın, ihracat odaklı sanayi şirketleri için dış talep riskini artırdığına işaret edilen raporda, sanayi üretiminin öncü göstergesi PMI verisinin Ekim ayında da 50 eşik değerinin altında kalarak 19 aydır süren yavaşlama eğiliminin devam ettiğine dikkat çekildi.
Sonuç: 2026’da Ekonomide Dezenflasyon, Şirketlerde Risk Yönetimi Ön Planda
Coface Türkiye’ye göre, Türkiye ekonomisinde dezenflasyon süreci kademeli şekilde ilerlerken, özel sektörün 2026 yılında krediye erişim, yüksek faizler ve zayıf dış talep gibi risklere karşı daha dikkatli bir pozisyon alması gerekecek.
Soner Güneş





































































































