• BIST 100
    14,23
    % -0,78
  • YARIM ALTIN
    23.574,00
    % 0,05
  • $ DOLAR
    43,7281
    % -0,02
  • € EURO
    51,8857
    % -0,01
  • £ POUND
    59,4025
    % 0,01
  • ¥ YUAN
    6,3520
    % 0,00
  • РУБ RUBLE
    0,5699
    % 0,04
  • BITCOIN/TL
    2954922,00,180
    % -1,30

Demir-Çelik ve Emtia Piyasalarında Baskı Artıyor

Demir-Çelik ve Emtia Piyasalarında Baskı Artıyor

Demir cevheri ve çelikte arz fazlası ile zayıf talep fiyatları baskılarken, bakır ve alüminyumda enerji dönüşümü ve altyapı yatırımları orta–uzun vadeli görünümü destekliyor.

Küresel emtia piyasalarında demir-çelik tarafında zayıf görünüm korunurken, bakır ve alüminyumda yapısal talep unsurları fiyatları desteklemeye devam ediyor. 2026 yılına yönelik beklentiler, metaller arasında ayrışmanın daha belirgin hale geleceğine işaret ediyor.

Demir cevheri ve çelik cephesinde, arzın artmaya devam etmesine karşın talebin zayıf kalması fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor. Çin’de Ay Takvimi Yeni Yılı (Bahar Bayramı) tatili öncesinde çelik üreticilerinin operasyonlarını azaltması ve stokların rekor seviyelere yaklaşması, demir cevheri vadeli işlemlerini son iki ayın en düşük seviyelerine yakın tutuyor. Piyasa projeksiyonlarına göre, demir cevheri üretiminin 2025’te %3,4, 2026’da ise %4,5 artması bekleniyor.

Madencilik tarafında ise arz rekabetinin kızıştığı görülüyor. İngiliz-Avustralyalı madencilik devi Rio Tinto, Gine’deki Simandou sahasında yer alan SimFer madenindeki operasyonlarını geçici olarak askıya aldı. Buna karşın, Simandou projesinin önümüzdeki 2,5 yıl içinde tam kapasiteye ulaşmasıyla demir cevheri fiyatlarının orta vadede 85 dolar/ton seviyelerine gerileyebileceği öngörülüyor. Liberya ise 2026 yılında demir cevheri üretimini üç katına çıkararak yaklaşık 30 milyon ton seviyesine ulaştırmayı hedefliyor. Öte yandan BHP, Batı Avustralya’daki operasyonlarında dünyanın en düşük maliyetli ana üreticisi konumunu koruduğunu vurguluyor.

Avrupa tarafında ise çelik piyasasında yeni bir dönem başlıyor. Avrupa Parlamentosu Uluslararası Ticaret Komitesi (INTA), çelik kullanan alt sektörlerin yüksek maliyet baskısı altında kalmasını önlemek amacıyla yeni denetim mekanizmaları önerdi. Buna göre ithalat kotalarında, çeliğin işlendiği ülke değil, ham maddenin ergitilip döküldüğü ana üretici ülke esas alınacak ve kullanılmayan kotaların devri sınırlandırılacak.

Bakır cephesinde ise görünüm daha pozitif. Çin’in bakır ihracatı ekim ayında sert artış gösterirken, yıllık bazda da güçlü seyrini koruyor. UBS’e göre ABD, küresel bakır stoklarının yaklaşık yarısını elinde tutmasına rağmen toplam talebin %10’undan daha azını oluşturuyor; bu durum dünyanın geri kalanında arz sıkışıklığı riskini artırıyor. Yeşil enerji yatırımları, yapay zekâ odaklı altyapı projeleri ve elektrik şebekelerinin yenilenmesi bakır talebini destekleyen ana unsurlar arasında yer alıyor. BHP’nin açıkladığı finansal sonuçlarda bakır, şirketin toplam işletme kârının %51’ini oluşturarak en büyük gelir kalemi haline geldi. Şirket, 2026 yılı bakır üretim hedefini 1,9–2,0 milyon ton aralığına yükseltirken, orta vadede yıllık 2,5 milyon ton kapasite hedefliyor.

Alüminyum tarafında da arz yönlü endişeler fiyatları destekliyor. Arz koşullarındaki sıkılaşma nedeniyle 2026 yılı fiyat tahminleri 2.850 dolar/ton seviyesine revize edilirken, Çin’in kapasite sınırına yaklaşması ve Hindistan’daki büyük yatırımlara rağmen piyasanın 2027 yılında açığa geçmesi bekleniyor. Yeni enerji araçları, güneş enerjisi sistemleri ve yapay zekâ yatırımlarının alüminyum talebini uzun vadede güçlü tutacağı öngörülüyor.

Genel değerlendirmede, demir-çelik tarafında mevcut koşulların büyük ölçüde fiyatlandığı görülse de artan arz ve rekabet nedeniyle aşağı yönlü riskler korunuyor. Buna karşın bakır ve alüminyumda, enerji dönüşümü ve teknolojik yatırımlar kaynaklı yapısal talep, orta ve uzun vadeli görünümü desteklemeye devam ediyor.