• BIST 100
    14,18
    % 0,00
  • YARIM ALTIN
    23.916,00
    % 2,72
  • $ DOLAR
    43,7343
    % -0,05
  • € EURO
    51,9195
    % -0,09
  • £ POUND
    59,7357
    % 0,19
  • ¥ YUAN
    6,3389
    % -0,04
  • РУБ RUBLE
    0,5706
    % 0,00
  • BITCOIN/TL
    2997797,00,359
    % -1,47

Gıda enflasyonu hesapları bozuyor

Gıda enflasyonu hesapları bozuyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan yılın ilk enflasyon verisi, Ocak 2026 döneminde aylık enflasyonun yüzde 4,84 ile beklentilerin üzerine çıktığını gösterdi. 2025’i yüzde 30,89 ile kapatan yıllık enflasyon ise çok sınırlı bir geri çekilme ile yüzde 30,65 olarak gerçekleşti. Böylelikle, ocak enflasyonuna ilişkin veriler hükümetin 2026 sonu için öngördüğü yüzde 16-19 arası enflasyon hedefinin yakalanmasının imkansıza yakın bir ihtimal olduğunu daha ilk aydan göstermiş oldu.

Beklentileri aştı

Piyasa oyuncuları ve ekonomistlerin genel beklentisi, ocak ayında mevsim etkileri ve yılbaşı ile birlikte yapılan fiyat ayarlamaları nedeni ile ocak enflasyonunun yüzde 4’ün üzerinde gelmesiydi. Ancak TÜİK verilerine göre ocak enflasyonu başta gıda olmak üzere ulaşım, konut ve sigorta harcamalarındaki fiyat artışlarının etkisi ile yüzde 5’e yaklaşmış oldu. Bu dönemde Şubat 2026’da uygulanacak kira artış oranı da yüzde 33,98 olarak belirlendi. Yılın ilk enflasyon verilerinin ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, olumsuz hava koşulları nedeniyle gıda fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki etkisine dikkat çekti.

Gıdanın ateşi düşmüyor

Enflasyon verilerine en çok etki eden fiyat artışlarına bakıldığında, gıda ve alkolsüz içecekler ile ulaştırma öne çıkıyor. TÜİK verilerine göre, en yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 31,69 artış, ulaştırmada yüzde 29,39 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 45,36 artış olarak gerçekleşti. En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri ise; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 6,59 artış, ulaştırmada yüzde 5,29 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 4,43 artış olarak gerçekleşti. Ocak ayında endekste kapsanan 174 alt sınıftan 14 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, üç alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. Prof. Dr. Kamil Yılmaz / Koç Üniversitesi Ekonomi Bölümü “Yıl ortasından önce yüzde 30’un altına inmez” “Özellikle gıda fiyatlarındaki sorunumuz devam ediyor.

Bu artık geçen yılda kalan zirai don sorunu ile açıklanamaz. Üretimden tüketime, ulaşım aşamasında ciddi boyutta bir maliyetimiz var ve bu maliyeti hükümetin son 20 yıldır defalarca yaptığı komisyon toplantılarına rağmen bir türlü herhangi bir çözüm gelmemiş durumda. Enflasyonun ancak yıl ortasında sonra yüzde 30’un altına düşmesini bekliyorum. Yani yıl sonu enflasyonunun da Merkez Bankası’nın yüzde 16 ortalama ve yüzde 19 üst sınıra yakınsaması şu aşamada mümkün gözükmüyor. Yani genel bir değerlendirmeyle enflasyonun haziran gibi yüzde 29’larda, yıl sonuna doğru da yüzde 24-25 civarında gerçekleşmesini bekleyebiliriz.”

TCMB, 2026’ya ‘soğukkanlı’ başladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın ilk politika faizi kararında ‘soğukkanlı’ bir tavır sergiledi. Kasım ve aralık aylarında aylık enflasyonun yüzde 1’in altında gelmesine rağmen TCMB, 2026’nın ilk çeyreğindeki yükseliş tehlikesini görerek piyasa beklentilerine göre daha temkinli bir duruşla politika faizini 100 baz puan indirdi.

Böylelikle politika faizi yüzde 37’ye gerilerken, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 41’den yüzde 40’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranı ise yüzde 36,5’ten yüzde 35,5’e indirildi. TCMB karar metninde, enflasyonun ana eğiliminin aralık ayında gerilediği ancak öncü verilerin ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna işaret ettiği belirtildi. Bu gelişme sonrasında, TCMB Başkanı Fatih Karahan, yılın ilk Enflasyon Raporu sunumunda 2026 için ara hedefin yüzde 16 olarak korunduğunu, yıl sonu enflasyon tahmin aralığının ise yüzde 13–19’dan yüzde 15-21 seviyesine çıkarıldığını açıkladı.Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceğini belirten TCMB politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyeceğini taahhüt etti. Öte yandan, 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri bir önceki aya göre, piyasa katılımcıları için 1,15 puan azalarak yüzde 22,20 seviyesine, reel sektör için 1,90 puan azalarak yüzde 32,90 seviyesine gerilerken, hanehalkı için 1,18 puan artarak yüzde 52,08 seviyesine yükseldi.

Gelecek 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkı oranı bir önceki aya göre 1,64 puan artarak yüzde 26,17 seviyesinde gerçekleşti.

İmalatta daralma 22’nci ayına girdi

Ekonomik büyümenin öncü göstergelerinden biri sayılan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI ocakta hafif bir düşüşle 48,1 düzeyinde gerçekleşti. Böylelikle endeks, üst üste 22’nci ay 50 eşik değerinin altında kaldı ve imalat sektörünün genel performansında aylık bazda ılımlı bir bozulmaya işaret etti. İmalatçılar ocak ayı itibarıyla talep koşullarının zayıf seyrettiğini belirtti. Bu durum yeni siparişlerde yavaşlamanın devam etmesine yol açtı. Rapordan elde edilen verilere göre, 10 sektörden beşi ocakta üretim hacmini genişletti. Böylece üretim artışı sağlayan sektörler Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek sayıya ulaştı.

En güçlü büyüme kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe kaydedildi. Bu sektörde üretim bir yıllık aranın ardından toparlandı ve Ekim 2020’den bu yana en yüksek hızda arttı. Tekstil üretimi de son 31 aylık dönemin ilk artışını kaydetti. İmalatçılar ocak ayı itibarıyla talep koşullarının zayıf seyrettiğini belirtti. Bu durum yeni siparişlerde yavaşlamanın devam etmesine yol açtı.

Düşüş aralık ayına göre hızlanmakla birlikte ılımlı düzeyde gerçekleşti. Yeni ihracat siparişleri de ivme kaybetti ve toplam yeni siparişlere göre daha belirgin bir daralma sergiledi. Yeni siparişlerdeki zayıflamaya bağlı olarak imalatçılar üretim hacmini de azalttı.