• BIST 100
    12,67
    % 1,70
  • YARIM ALTIN
    21.207,00
    % 0,42
  • $ DOLAR
    43,2789
    % 0,22
  • € EURO
    50,2002
    % -0,10
  • £ POUND
    57,9103
    % -0,02
  • ¥ YUAN
    6,2127
    % 0,17
  • РУБ RUBLE
    0,5564
    % 0,26
  • BITCOIN/TL
    4122769,00,162
    % 0,01

Gümüş Talebi Zirvede

Gümüş Talebi Zirvede

Sanayi ve yatırımcı talebinin hızla arttığı gümüşte güneş enerjisi sektörü belirleyici olurken, arz tarafındaki yapısal sorunlar fiyatlara yönelik tartışmaları güçlendiriyor. Petrol piyasasında ise arz fazlası baskısı öne çıkıyor.

Yatırımcıların yanı sıra sanayi alıcılarının da gümüşe yoğun ilgi gösterdiği belirtiliyor. Gümüş; mücevherden tıbbi cihazlara, elektrikli araçlardan veri merkezlerine ve özellikle güneş paneli üretimine kadar geniş bir kullanım alanına sahip bulunuyor.

Güneş enerjisi sektörü, küresel yıllık gümüş arzının yaklaşık yüzde 30’unu tek başına tüketiyor. Avrupa ve Çin’de güneş enerjisi kapasite kurulumlarının hız kesmeden devam etmesi, bu talebi destekleyen başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.

Altın da 2025’te yüzde 72 yükselerek kendi rekorunu kırarken, gümüşle birlikte yatırımcılar için önemli bir değer saklama aracı haline geldi. Hindistan’da altın fiyatlarının 4 bin 500 doların üzerine çıkması, gümüş ithalatında belirgin bir artışı beraberinde getirdi. Analistler, gümüşün yatırımcılar açısından altına kıyasla daha erişilebilir bir alternatif sunduğuna dikkat çekiyor.

Arz tarafında ise yapısal sorunlar öne çıkıyor. Dünyadaki saf gümüş yataklarının büyük bölümünün tükendiği, günümüzde gümüşün çoğunlukla bakır, altın ve çinko madenciliğinin yan ürünü olarak elde edildiği ifade ediliyor. Ek arzın önemli bir kısmı ise kasalar, mücevherler ve madeni para koleksiyonlarındaki mevcut stoklardan sağlanıyor.

Altın-gümüş fiyat oranı yaklaşık 60 seviyesinde bulunurken, gümüşün 1980 yılında ulaştığı ve enflasyona göre düzeltilmiş tarihi zirveyi aşabilmesi için ons başına 200 doların üzerine çıkması gerektiği belirtiliyor. Öte yandan bazı analistler, gümüş fiyatlarının 2026 sonunda 42 dolar seviyelerine kadar gerileyebileceğini öngörüyor.

Petrol cephesinde ise zıt bir tablo dikkat çekiyor. Petrol fiyatları 2025’te yüzde 21 düşerek, Kovid-19 sonrası toparlanma döneminden bu yana en düşük seviyelerine indi. ABD’li sondaj şirketleri günlük yaklaşık 13,5 milyon varil üretimle rekor seviyelerde pompaj yaparken, üretimin artmaya devam etmesi küresel arz fazlası riskini artırıyor. Uzmanlar, petrol arzında anlamlı bir geri çekilme yaşanmaması halinde fiyatlar üzerindeki baskının sürebileceği uyarısında bulunuyor.