Mehmet Hanifi GÜLEL
Orta Doğu’daki gübre ve enerji hatlarındaki kesintiler, dünya tarımını da tehdit ediyor. Hürmüz Boğazı’ndaki kesinti 2022’deki Ukrayna krizinden daha derin bir gıda şoku riski doğurdu. Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin durma noktasına gelmesi, küresel nitratlı gübre arzının yüzde 38’ini, fosfatlı gübre arzının da yüzde 20’sini kesintiye uğrattı. Basra Körfezi’nden sevkiyatların durması, dünya genelindeki çiftlikler için doğrudan gıda güvenliği riski oluştururken, küresel tarım tedarik zincirini de sarsıyor. Veri analitik şirketi Kpler ile küresel emtia analiz kuruluşu CRU verilerine göre, küresel gübre ve enerji tedarik zincirinin merkez üssü konumundaki Orta Doğu’da kriz her geçen gün derinleşiyor. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel gübre tedarik zincirinde toplamda yüzde 33’lük daralmaya yol açtığı tahmin ediliyor. Bölgeden yapılan yıllık 22 milyon tonluk üre ihracatı durma noktasına gelirken, küresel üre arzının yaklaşık yüzde 46’sının doğrudan Körfez bölgesinden sağlanması mevcut tabloyu daha da derinleştirdi. Dünyadaki üre ihracatının yaklaşık üçte biri Hürmüz’den yapılırken, fosfatlı gübre üretiminde kritik hammadde olan küresel kükürt ihracatının yüzde 45’i de bu stratejik su yolu üzerinden sevk ediliyor. Lojistik aksamalar nedeniyle son 2 haftada ihraç edilmesi planlanan 2,1 milyon tondan fazla üre stokunun yaklaşık yarısı gemilere yüklenemedi. Uzmanlar, sevkiyatlardaki bu blokajın küresel hasat döneminde rekolte kayıplarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Rekoltelerde düşüşlere yol açabilir
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, modern tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, her yıl dünya genelinde kullanılan 190 milyon tonu aşkın bitki besleme ürününün kesintisiz tedarik edilmesine dayanıyor. Bu arzın merkezinde yer alan 110 milyon tonluk azotlu gübre grubu, üretim sürecinin doğal gaza olan aşırı bağımlılığı nedeniyle jeopolitik krizlere karşı en hassas halkayı oluşturuyor. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, küresel gübre pazarının bu en büyük grubunu doğrudan maliyet kıskacına alıyor. Azotun ardından küresel gıda güvenliğinin diğer iki temel sütununu ise 45 milyon tonluk fosfor ve 40 milyon tonluk potasyum arzı oluşturuyor. Uzmanlar, bu 3 temel tarımsal girdinin tedarik zincirinde yaşanacak en küçük aksamanın, küresel rekolte tahminlerinde geri dönülemez düşüşlere yol açabileceğini değerlendiriyor. Hürmüz Boğazı rotası, sadece enerji sevkiyatı değil, üre ve amonyak gibi stratejik hammaddelerin dünya pazarlarına ulaştırılmasında da dünyanın en önemli hattı konumunda bulunuyor. İran’ın yanı sıra Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn, küresel azotlu gübre piyasasının en büyük tedarikçileri arasında yer alıyor.
Artan enerji maliyetleri üretimi vurdu
Küresel gübre krizinin temelinde yatan ikinci büyük etken ise enerji fiyatlarındaki keskin yükseliş oldu. Azotlu gübre maliyetinin yaklaşık yüzde 80’ini oluşturan doğal gaz fiyatları keskin artış gösterdi. Bu durum, dev tesisleri üretimi durdurmaya zorladı. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler üre ve amonyak gibi temel gübre emtialarında dramatik fiyat artışlarını tetikledi. 27 Şubat’ta ton başına 482,50 dolar seviyesinde olan üre fiyatları, mart ortası itibarıyla yaklaşık yüzde 50 artarak 720 dolara ulaştı. Aynı dönemde Orta Doğu çıkışlı amonyak fiyatları da yüzde 24 artarak 600 dolar sınırına dayandı. Bölgedeki enerji altyapısına yönelik saldırılar ve peş peşe gelen “mücbir sebep” beyanları, küresel arz güvenliğini her geçen gün daha da daraltıyor. Dünyanın en büyük gübre tüketicilerinden Hindistan, iç pazar dengelerini korumak adına doğal gaz tahsisinde stratejik bir değişikliğe giderek gübre sektörünü ikinci öncelik seviyesine düşürdü.
Fitch, tahminlerini yükseltti
Öte yandan, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, amonyak ve üreye ilişkin 2026 yılı fiyat beklentilerini yaklaşık yüzde 25 yükseltti.
Kuruluş, çatışmanın ve geçişlerdeki aksamaların ne kadar süreceğine dair belirsizliklere işaret ederek, Hürmüz’deki kapanmanın daha uzun sürmesinin gübre fiyatı varsayımlarını daha da yukarı çekebileceği uyarısında bulundu.
ABD’li çiftçiler Trump’a mektup yazdı
Dünyanın en büyük gıda ihracatçısı ABD’de çiftçiler, ilkbahar ekim sezonuna ağır mali yükle giriyor. Amerikan Çiftlik Bürosu Federasyonu (AFBF), motorin fiyatlarının galon başına 5 doları aşmasıyla, mısır ve tahıl üretiminde “felaket” bir zamanlamayla karşı karşıya kalındığı uyarısını yaptı. Öte yandan küresel gübre üretimi daha önce 2022’de Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasıyla büyük bir kesintiye uğramıştı.
Yüksek fiyatlar iç piyasada ‘sahte gübre’ alarmı verdirdi
Son dönemde gübre fiyatlarında yaşanan ciddi artışların tarım sektöründe bazı olumsuz gelişmeleri de beraberinde getirdiğini kaydeden Kahta Ziraat Odası Başkanı Fatin Rüştü Zorlu Turanlı, gübre fiyatlarındaki artışların ardından piyasada sahte ve düşük kaliteli gübrelerin dolaşıma girdiğine dair önemli duyumlar aldıklarını söyledi. Çiftçilerin alın teriyle yürüttüğü üretim faaliyetlerinin zarar görmemesi adına bu konuda son derece dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Turanlı, “Sahte gübre kullanımı; ürün veriminde ciddi düşüşlere, toprak yapısının bozulmasına ve ekonomik kayıplara yol açabiliyor.
Bu nedenle tüm üreticilerimiz şu uyarılara dikkat etmeli: Gübre alımlarınızı mutlaka güvenilir ve yetkili bayilerden yapılmalı. Ürün ambalajlarını, etiket bilgilerini ve bandrollerini dikkatle kontrol edilmeli. Fatura ve resmi belge almadan kesinlikle alışveriş yapılmamalı. Şüpheli durumlarla karşılaşmanız halinde ilgili kurumlara bildirimde bulunmalı” dedi. Tarımın sürdürülebilirliği ve çiftçinin emeğinin korunması için bu tür olumsuzluklara karşı birlikte mücadele edilmesinin büyük önem taşıdığını aktaran Turanlı, Ziraat odası olarak her zaman üreticilerin yanında olduklarını ve gerekli tüm bilgilendirme çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.
Soner Güneş





































































































