• BIST 100
    13,17
    % 0,92
  • YARIM ALTIN
    21.647,00
    % -0,03
  • $ DOLAR
    44,3512
    % 0,09
  • € EURO
    51,6648
    % 0,10
  • £ POUND
    59,6876
    % 0,18
  • ¥ YUAN
    6,4418
    % 0,08
  • РУБ RUBLE
    0,5401
    % 0,36
  • BITCOIN/TL
    3132017,00,577
    % 3,72

Küresel gübre arzı tehlike altına girdi

Küresel gübre arzı tehlike altına girdi

Mehmet Hanifi GÜLEL
Orta Doğu’daki güb­re ve enerji hatların­daki kesintiler, dün­ya tarımını da tehdit ediyor. Hürmüz Boğazı’ndaki kesinti 2022’deki Ukrayna krizinden daha derin bir gıda şoku riski doğurdu. Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin durma nokta­sına gelmesi, küresel nitrat­lı gübre arzının yüzde 38’ini, fosfatlı gübre arzının da yüz­de 20’sini kesintiye uğrattı. Basra Körfezi’nden sevkiyat­ların durması, dünya genelin­deki çiftlikler için doğrudan gıda güvenliği riski oluştu­rurken, küresel tarım tedarik zincirini de sarsıyor. Veri analitik şirketi Kpler ile küresel emtia analiz kuru­luşu CRU verilerine göre, kü­resel gübre ve enerji tedarik zincirinin merkez üssü konu­mundaki Orta Doğu’da kriz her geçen gün derinleşiyor. Hürmüz Boğazı’nın kapan­masının küresel gübre teda­rik zincirinde toplamda yüz­de 33’lük daralmaya yol açtığı tahmin ediliyor. Bölgeden yapılan yıllık 22 milyon tonluk üre ihraca­tı durma noktasına gelirken, küresel üre arzının yaklaşık yüzde 46’sının doğrudan Kör­fez bölgesinden sağlanması mevcut tabloyu daha da de­rinleştirdi. Dünyadaki üre ih­racatının yaklaşık üçte biri Hürmüz’den yapılırken, fos­fatlı gübre üretiminde kritik hammadde olan küresel kü­kürt ihracatının yüzde 45’i de bu stratejik su yolu üzerinden sevk ediliyor. Lojistik aksamalar nede­niyle son 2 haftada ihraç edil­mesi planlanan 2,1 milyon tondan fazla üre stokunun yaklaşık yarısı gemilere yük­lenemedi. Uzmanlar, sevki­yatlardaki bu blokajın küresel hasat döneminde rekolte ka­yıplarına yol açabileceği uya­rısında bulunuyor.

Rekoltelerde düşüşlere yol açabilir
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verile­rine göre, modern tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, her yıl dünya genelinde kul­lanılan 190 milyon tonu aş­kın bitki besleme ürününün kesintisiz tedarik edilmesi­ne dayanıyor. Bu arzın mer­kezinde yer alan 110 milyon tonluk azotlu gübre grubu, üretim sürecinin doğal gaza olan aşırı bağımlılığı nede­niyle jeopolitik krizlere kar­şı en hassas halkayı oluştu­ruyor. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, küresel güb­re pazarının bu en büyük gru­bunu doğrudan maliyet kıs­kacına alıyor. Azotun ardından küresel gıda güvenliğinin diğer iki te­mel sütununu ise 45 milyon tonluk fosfor ve 40 milyon tonluk potasyum arzı oluştu­ruyor. Uzmanlar, bu 3 temel tarımsal girdinin tedarik zin­cirinde yaşanacak en küçük aksamanın, küresel rekolte tahminlerinde geri dönüle­mez düşüşlere yol açabilece­ğini değerlendiriyor. Hürmüz Boğazı rotası, sa­dece enerji sevkiyatı değil, üre ve amonyak gibi strate­jik hammaddelerin dünya pa­zarlarına ulaştırılmasında da dünyanın en önemli hattı ko­numunda bulunuyor. İran’ın yanı sıra Suudi Arabistan, Ka­tar, Birleşik Arap Emirlikle­ri ve Bahreyn, küresel azot­lu gübre piyasasının en büyük tedarikçileri arasında yer alı­yor.

Artan enerji maliyetleri üretimi vurdu
Küresel gübre krizinin te­melinde yatan ikinci büyük etken ise enerji fiyatlarında­ki keskin yükseliş oldu. Azot­lu gübre maliyetinin yaklaşık yüzde 80’ini oluşturan doğal gaz fiyatları keskin artış gös­terdi. Bu durum, dev tesisle­ri üretimi durdurmaya zorla­dı. Hürmüz Boğazı’ndaki ge­lişmeler üre ve amonyak gibi temel gübre emtialarında dramatik fiyat artışlarını te­tikledi. 27 Şubat’ta ton başı­na 482,50 dolar seviyesinde olan üre fiyatları, mart orta­sı itibarıyla yaklaşık yüzde 50 artarak 720 dolara ulaştı. Ay­nı dönemde Orta Doğu çıkış­lı amonyak fiyatları da yüzde 24 artarak 600 dolar sınırı­na dayandı. Bölgedeki ener­ji altyapısına yönelik saldırı­lar ve peş peşe gelen “mücbir sebep” beyanları, küresel arz güvenliğini her geçen gün da­ha da daraltıyor. Dünyanın en büyük gübre tüketicilerinden Hindistan, iç pazar dengele­rini korumak adına doğal gaz tahsisinde stratejik bir deği­şikliğe giderek gübre sektörü­nü ikinci öncelik seviyesine düşürdü.

Fitch, tahminlerini yükseltti
Öte yandan, uluslararası kredi derecelendirme kuru­luşu Fitch Ratings, amonyak ve üreye ilişkin 2026 yılı fiyat beklentilerini yaklaşık yüz­de 25 yükseltti.

Kuruluş, ça­tışmanın ve geçişlerdeki ak­samaların ne kadar süreceği­ne dair belirsizliklere işaret ederek, Hürmüz’deki kapan­manın daha uzun sürmesi­nin gübre fiyatı varsayımları­nı daha da yukarı çekebileceği uyarısında bulundu.

ABD’li çiftçiler Trump’a mektup yazdı
Dünyanın en büyük gıda ihracatçısı ABD’de çiftçiler, ilkbahar ekim sezonuna ağır mali yükle giriyor. Amerikan Çiftlik Bürosu Federasyonu (AFBF), motorin fiyatlarının galon başına 5 doları aşma­sıyla, mısır ve tahıl üretimin­de “felaket” bir zamanlamay­la karşı karşıya kalındığı uya­rısını yaptı. Öte yandan küresel güb­re üretimi daha önce 2022’de Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasıyla büyük bir kesin­tiye uğramıştı.

Yüksek fiyatlar iç piyasada ‘sahte gübre’ alarmı verdirdi
Son dönemde gübre fiyatlarında yaşanan ciddi artışların tarım sektöründe bazı olumsuz gelişmeleri de beraberinde getirdiğini kaydeden Kahta Ziraat Odası Başkanı Fatin Rüştü Zorlu Turanlı, gübre fiyatlarındaki artışların ardından piyasada sahte ve düşük kaliteli gübrelerin dolaşıma girdiğine dair önemli duyumlar aldıklarını söyledi. Çiftçilerin alın teriyle yürüttüğü üretim faaliyetlerinin zarar görmemesi adına bu konuda son derece dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Turanlı, “Sahte gübre kullanımı; ürün veriminde ciddi düşüşlere, toprak yapısının bozulmasına ve ekonomik kayıplara yol açabiliyor.

Bu nedenle tüm üreticilerimiz şu uyarılara dikkat etmeli: Gübre alımlarınızı mutlaka güvenilir ve yetkili bayilerden yapılmalı. Ürün ambalajlarını, etiket bilgilerini ve bandrollerini dikkatle kontrol edilmeli. Fatura ve resmi belge almadan kesinlikle alışveriş yapılmamalı. Şüpheli durumlarla karşılaşmanız halinde ilgili kurumlara bildirimde bulunmalı” dedi. Tarımın sürdürülebilirliği ve çiftçinin emeğinin korunması için bu tür olumsuzluklara karşı birlikte mücadele edilmesinin büyük önem taşıdığını aktaran Turanlı, Ziraat odası olarak her zaman üreticilerin yanında olduklarını ve gerekli tüm bilgilendirme çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.