ABD’de bütçe krizinin aşılmasıyla siyasi belirsizlik azalırken, yapay zekâ kaynaklı dönüşüm yazılım hisselerini baskılıyor; bilanço sezonunda ise teknoloji ve sağlık devleri sonuçlarıyla ayrışıyor.
Küresel piyasalarda gündem, ABD’de kısmi hükümet kapanmasının sona ermesiyle birlikte yeniden ekonomi ve şirket bilançolarına odaklandı. Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi’nin kabul ettiği bütçe yasasının Başkan Donald Trump tarafından imzalanmasıyla federal kurumlar yeniden açıldı. 30 Eylül’e kadar kamu harcamalarının büyük bölümünü finanse eden düzenleme, savunma ve sağlık başta olmak üzere 1,2 trilyon dolarlık kaynak içerirken, göçmenlik politikalarına ilişkin anlaşmazlıklar nedeniyle İç Güvenlik Bakanlığı bütçesi geçici olarak uzatıldı. Bu durum, Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasında önümüzdeki günlerde yoğun müzakerelere işaret ediyor.
Para politikası cephesinde ise Beyaz Saray’ın baş ekonomik danışmanı Stephen Miran’ın görevden ayrılması, Federal Reserve’in kurumsal bağımsızlığına dair tartışmalar açısından sembolik bir gelişme olarak öne çıktı. Miran’ın hem Beyaz Saray hem de Fed ile ilişkilendirilen rolü, piyasada rahatsızlık yaratırken, olası yeni atamaların uzun vadeli faiz beklentileri üzerindeki etkisinin artacağı değerlendiriliyor.
Şirketler tarafında yapay zekâ teması belirleyici olmaya devam ediyor. Özellikle Anthropic gibi yeni oyuncuların daha otonom çözümler sunması, geleneksel yazılım şirketlerinin değerlemelerini baskılıyor. Bu tablo, Microsoft’un Copilot ürünü özelinde de görülüyor; ürünün benimsenme hızının beklentilerin altında kalması, şirketin yapay zekâ stratejisinin sorgulanmasına yol açıyor.
Bilanço sezonunda ise güçlü ayrışmalar dikkat çekti. Yarı iletken tarafında Advanced Micro Devices, gelir ve kârlılıkta beklentileri aşmasına rağmen temkinli rehberliği nedeniyle hisse performansında baskı gördü. Sağlık sektöründe Eli Lilly, obezite ve diyabet ilaçlarından gelen güçlü satışlarla öne çıkarak piyasalarda pozitif ayrıştı. Ulaşım teknolojilerinde Uber, büyümesini sürdürse de artabilecek yatırım harcamalarına dair endişelerle değer kaybetti.
Genel görünüm, siyasi belirsizliklerin geçici olarak azalmasına karşın, yapay zekânın iş modelleri ve değerlemeler üzerindeki yapısal etkisinin piyasaların ana belirleyicisi olmaya devam ettiğini gösteriyor. Yatırımcılar, kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade bu dönüşümün orta ve uzun vadeli sonuçlarına odaklanmış durumda.
Soner Güneş





































































































