Aralık ayında elektrik tüketimi aylık bazda güçlü artış kaydederken, piyasa takas fiyatlarında (PTF) temmuzdan bu yana ilk kez yükseliş görüldü. Yenilenebilirin payı gerilerken, düzenleyici adımlar ve yeni yatırım planları 2026 için sektörün yol haritasını netleştirdi.
Ocak 2026 Enerji Bülteni verilerine göre, Türkiye’nin toplam elektrik tüketimi aralık ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla %2,3 artarak 30,68 milyon MWh seviyesine ulaştı. Kasım ayında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların aralıkta etkisini yitirmesiyle, elektrik tüketimi aylık bazda %12,7 oranında belirgin bir artış gösterdi. Fiyat tarafında ise ortalama PTF yıllık bazda %0,43’lük sınırlı bir gerileme kaydederken, temmuz ayından bu yana ilk kez aylık bazda artarak %5,74 yükseldi.

Üretim kompozisyonunda aralık ayında en büyük katkı doğal gaz santrallerinden geldi. Kasım ayında öne çıkan ithal kömür santralleri bu ay geri planda kalırken, yenilenebilir enerjinin toplam üretim içindeki payı %34,26’dan %31,22’ye geriledi. Bu düşüşte rüzgâr santrallerinin payındaki 1,74 puanlık azalış ve hidroelektrikte süregelen 0,70 puanlık gerileme etkili oldu. Buna karşılık güneş enerjisi, 0,35 puanlık artışla yenilenebilir kaynaklar arasında olumlu ayrıştı. TEİAŞ verilerine göre aralık ayında santral sayısı 39.272’ye yükselirken, toplam kurulu güç 122.128 MW’a ulaştı. Kurulu güç yıllık bazda %5,18 artış kaydetti.
Küresel gelişmelerde Venezuela kaynaklı belirsizlikler petrol piyasalarının odağında kalmaya devam ederken, 4 Ocak’ta gerçekleştirilen OPEC+ toplantısında ilk çeyrekte üretim artışına gidilmemesi kararı korundu. Venezuela’ya ilişkin özel bir açıklama yapılmazken, sürecin izleneceği belirtildi. Bir sonraki toplantının 1 Şubat’ta yapılması bekleniyor.
Yurt içinde ise EPDK’nın 1 Ocak itibarıyla devreye aldığı “gerçek maliyet” düzenlemesi, enerji fiyatlamasında yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Yıllık 4.000 kWh sınırını aşan yaklaşık 2,5 milyon hanenin sübvansiyon kapsamı dışında kalmasıyla, bu kesimin faturaları piyasa fiyatlarına endekslendi. Mesken tüketiminin %29’unu oluşturan bu %6’lık grup için mekanizma, tasarrufu teşvik ederken kamu kaynaklarının daha etkin kullanımını hedefliyor.

EPDK ayrıca elektrik dağıtım şirketleri için 2026–2030 döneminin finansal çerçevesini netleştirdi. Reel makul getiri oranı 1,35 puan artırılarak %14,46’ya yükseltildi. Bu adım, şirketlerin nakit akışlarını ve yatırım geri dönüş sürelerini iyileştirirken, artan maliyet ortamında kârlılığın korunmasına yönelik net bir mesaj verdi.
Enerji yatırımlarında 2026’nın yalnızca yenilenebilir değil, nükleer ve baz yük kaynaklarının da öne çıktığı bir yıl olması bekleniyor. Akkuyu ve yerli kömür projeleri dengeleyici unsurlar olarak öne çıkarken, Dünya Bankası ile sağlanan 6 milyar dolarlık finansman, rüzgâr ve güneş yatırımlarının şebekeye entegrasyonu için kritik olan yüksek voltaj hatlarına yönlendirilecek.
YEKA projelerinin yarattığı talep garantisi, ekipman üretiminde Türkiye’yi küresel oyuncuların radarına soktu. Çinli Goldwind ve Dongfang’ın İzmir ve Manisa’daki yatırımları ile Alman Nordex’in Aliağa’daki yeni fabrika hamlesi, sektörde sanayi tarafının güçlendiğini gösteriyor. Enercon ve CS Wind gibi yerleşik üreticilerin kapasite artış planları da yerlilik şartının sanayiye sağladığı çarpan etkisini teyit ediyor.
Sektör temsilcileri ise 2026’ya ilişkin iyimser beklentilerini koruyor. Jeotermal Enerji Derneği Başkanı Ali Kındap, yenilenebilir kurulu gücün toplam kapasitenin %60’ına ulaştığını belirtirken, Enerji Depolama Endüstrileri Derneği Başkanı Doğacan Bayram, 2026’nın enerji depolama sistemlerinin ticari olarak sahaya indiği yıl olacağını vurguluyor. Genel tablo, 2026’da enerji sektöründe yatırımların hızlanacağı ve piyasa rasyonalitesinin daha belirgin hale geleceğine işaret ediyor.
Soner Güneş



































































































