Berkay YILMAZ / PİYASA NOTLARI
Piyasaların gözü kulağı Orta Doğu’da. Küresel piyasaların ana gündem maddesi Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilim olmaya devam ediyor. Bölgeden gelen haber akışı, özellikle enerji fiyatları üzerindeki etkisi nedeniyle yatırımcılar tarafından yakından izlenirken, sürecin en kritik başlıklarından birini küresel petrol ticaretinin kilit noktası olan Hürmüz Boğazı oluşturuyor. Savaş öncesinde deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık beşte birinin geçtiği bu stratejik geçitte, son gelişmelerle birlikte trafik ciddi ölçüde yavaşladı. Arz güvenliğine yönelik endişelerin artmasıyla birlikte Brent petrolün varil fiyatı mart ayı içerisinde kısa sürede 65 dolar seviyelerinden 114 dolar seviyelerine kadar yükseldi. Önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının yönü, büyük ölçüde bölgedeki gerilimin azalıp azalmayacağına bağlı olacağını düşünüyoruz. Taraflar arasında kurulacak diyalog mekanizmaları ve bu süreçten çıkacak somut sonuçlar, piyasaların seyrinde belirleyici rol oynayabilir. Bu nedenle petrol piyasasında, jeopolitik gelişmelere duyarlı dalgalı görünümün bir süre daha sürmesini bekliyoruz. Artan jeopolitik risklere rağmen altın fiyatlarında görülen geri çekilme, piyasalarda öne çıkan bir diğer başlık oldu. Küresel ölçekte doların güçlü seyrini koruması, yükselen enflasyon beklentileri ve buna bağlı olarak faiz indirimlerine ilişkin beklentilerin ötelenmesi, değerli metal üzerindeki baskıyı artırdı. Böylece altın, güvenli liman talebine rağmen yönünü aşağı çevirdi.
Riskten kaçış eğilimi güçleniyor
Küresel piyasalarda artan belirsizlikle birlikte riskten kaçış eğilimi öne çıkıyor. Bölgedeki arz güvenliğine yönelik risklerin yükselmesi, enerji tedarikine ilişkin kaygıları artırırken, ülkelerin risk primlerinde de yukarı yönlü hareketler takip ettik. Küresel hisse senedi piyasalarında satış baskısı belirginleşirken, tahvil piyasalarında ise artan enflasyon beklentilerine bağlı olarak yukarı yönlü baskı görüyoruz. Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisini yurt içi piyasalarda da hissettik. Mart ayı başından bu yana savaş ortamının etkisiyle Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi TL bazında %7,4 değer kaybetti. Sektör endeksleri incelendiğinde, faiz indirim beklentilerinin zayıflamasına paralel olarak bankacılık sektörünün negatif ayrıştığını görüyoruz. XBANK Endeksi mart ayında TL bazında %23,1 gerileyerek dikkat çekti. Buna karşılık, piyasalarda hisse ve sektör bazlı ayrışmalar da öne çıkıyor.
Mart başından bu yana teknoloji endeksi %3,9, BIST Kimya endeksi ise %3,6 yükselerek pozitif tarafta yer aldı. Genel görünüm, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle kısa vadede dalgalı seyrin sürebileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte, enerji fiyatları ile arz güvenliğine ilişkin gelişmelerin yatırımcı davranışları üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini düşünüyoruz.
Haftanın ekonomik takvimi
Yurt içi
Yurt içinde haftanın en önemli veri gündemini, 3 Nisan Cuma günü açıklanacak mart ayı enflasyon verileri oluşturuyor. TÜFE’nin mart ayında aylık bazda %2,35 artış gösterebileceğini tahmin ediyoruz. Açıklanacak verinin, hem yılın ikinci çeyreğine ilişkin beklentiler hem de para politikasının olası seyri açısından piyasalar tarafından yakından izleneceğini düşünüyoruz.
Bunun yanında hafta içerisinde yanında, salı günü dış ticaret dengesi ile bankacılık sektörüne ilişkin aylık veriler takip edilecek. Çarşamba günü ise ISO imalat PMI verisi ile İstanbul Ticaret Odası’nın yayımlayacağı Tüketici Fiyat Endeksi öne çıkacak.
Yurt dışı
Küresel tarafta haftanın en kritik veri gündemi, cuma günü açıklanacak ABD istihdam raporu olacak. Mart ayına ilişkin verilerde tarım dışı istihdamın 60 bin kişi artması, işsizlik oranının ise %4,4 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Öte yandan, söz konusu verinin açıklanacağı 3 Nisan Cuma günü resmi tatil nedeniyle ABD borsaları kapalı olacak.
Soner Güneş





































































































