• BIST 100
    12,70
    % -0,71
  • YARIM ALTIN
    24.082,00
    % 0,14
  • $ DOLAR
    44,0670
    % 0,06
  • € EURO
    51,3408
    % -0,03
  • £ POUND
    59,3319
    % 0,05
  • ¥ YUAN
    6,3932
    % -0,02
  • РУБ RUBLE
    0,5632
    % 0,91
  • BITCOIN/TL
    3048866,00,437
    % 4,41

Orta Doğu Gerilimi Piyasaları Sarstı

Orta Doğu Gerilimi Piyasaları Sarstı

Orta Doğu’da tırmanan savaş ve enerji arzına yönelik endişeler küresel piyasalarda riskten kaçışı hızlandırdı. Brent petrolün %12 yükselerek 103 doların üzerine çıkması hisse senetleri üzerinde baskı yaratırken, tahvil faizleri yükseldi ve piyasalarda stagflasyon endişeleri yeniden gündeme geldi.

Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilim ve enerji arzına ilişkin riskler küresel piyasalarda sert hareketlere yol açtı. Enerji piyasalarında yaşanan şok etkisiyle Brent petrol fiyatı yaklaşık %12 yükselerek varil başına 103 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Petrol fiyatlarındaki bu hızlı yükseliş küresel piyasalarda riskten kaçışı hızlandırırken, ABD endeks vadeli işlemleri de negatif seyretti. S&P 500 vadeli kontratları yaklaşık %1, Nasdaq 100 vadelileri ise %1,1 geriledi.

Enerji fiyatlarının yeniden enflasyonu yukarı çekebileceği endişesi tahvil piyasasında satış baskısını artırdı. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,17 seviyesine yükselirken dolar endeksi de güvenli liman talebinin etkisiyle yaklaşık %0,3 değer kazandı. Buna karşın altın fiyatları 5.100 dolar/ons seviyesinin altına gerileyerek sınırlı bir geri çekilme yaşadı.

Enerji piyasalarındaki sert hareketin temelinde Körfez bölgesinde üretim kesintilerine ilişkin gelişmeler ve İran ile ABD arasındaki gerilimin genişleme riski bulunuyor. Suudi Arabistan’ın üretimi azaltması ve İran’ın çatışmanın aylarca sürebileceğine yönelik açıklamaları enerji arzına yönelik endişeleri artırdı. Petrol fiyatlarının kısa sürede 100 doların üzerine çıkması ise küresel ekonomiye yönelik risk algısını yeniden şekillendirdi.

Analistler, yüksek enerji fiyatlarının küresel piyasalarda stagflasyon riskini yeniden gündeme taşıdığını belirtiyor. Petrol ve gaz fiyatlarının uzun süre yüksek kalması halinde merkez bankalarının faiz indirimlerini geciktirebileceği ve bunun hem tahvil hem de hisse senedi piyasalarında baskı yaratabileceği değerlendiriliyor. ABD ekonomisinin güçlü enerji üretim kapasitesi nedeniyle görece daha dayanıklı olduğu ifade edilirken, enerji fiyatlarına daha duyarlı olan Avrupa ekonomilerinin bu süreçten daha olumsuz etkilenebileceği belirtiliyor.

G7 ülkelerinin stratejik petrol rezervlerinden ortak satış yapılabileceğine yönelik haberler piyasalardaki sert hareketleri kısmen sınırlasa da oynaklık yüksek kalmaya devam ediyor. Artan enerji maliyetleri özellikle havayolu, sanayi ve madencilik sektörlerindeki hisselerde satış baskısını artırırken teknoloji hisselerinde de riskten kaçış eğilimi gözleniyor. Avrupa hisse senedi endeksi son zirvesinden yaklaşık %10 gerileyerek teknik olarak düzeltme bölgesine yaklaşmış durumda.

Jeopolitik cephede ise İran’ın Körfez bölgesine yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını sürdürmesi ve İsrail’in Tahran’daki enerji altyapısını hedef alması çatışmanın süresine ilişkin belirsizliği artırıyor. ABD yönetiminin İran’ın nükleer programını hedef alan daha kapsamlı operasyon seçeneklerini değerlendirdiği yönündeki haberler de piyasalarda yakından takip ediliyor.

Genel görünümde küresel piyasalarda yönün büyük ölçüde enerji fiyatlarının seyrine bağlı olduğu belirtiliyor. Analistler, petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kalıcı olması durumunda küresel enflasyon ve büyüme görünümünün baskı altında kalabileceğini ifade ediyor. Bu nedenle yatırımcıların kısa vadede Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, enerji arzına ilişkin riskler ve jeopolitik haber akışını yakından izlemeye devam edeceği öngörülüyor.

Teknik açıdan bakıldığında S&P 500 endeksi haftayı 6.740 seviyesinde kapatarak hem 50 günlük hareketli ortalamanın hem de Ichimoku bulutunun alt bandının altında kaldı. MACD göstergesi negatif bölgede derinleşirken RSI’ın 40 seviyesinin altına gerilemesi satış baskısının devam edebileceğine işaret ediyor. Yukarı yönlü hareketlerde 6.800–6.830 bandı ilk direnç bölgesi olarak izlenirken, aşağıda 6.700 ve 6.650 seviyeleri önemli destek noktaları olarak öne çıkıyor.

Öte yandan jeopolitik risklerin artması savunma sanayii şirketlerine yönelik beklentileri de güçlendiriyor. Analistler, Orta Doğu’da tırmanan gerilimin savunma harcamalarını artırabileceğini ve bu durumun özellikle savunma sanayinde faaliyet gösteren küresel şirketlerin hisselerinde kısa vadede pozitif fiyatlamalara yol açabileceğini değerlendiriyor.