• BIST 100
    13,01
    % -0,54
  • YARIM ALTIN
    23.877,00
    % -0,47
  • $ DOLAR
    44,0811
    % 0,18
  • € EURO
    51,1530
    % -0,08
  • £ POUND
    58,8919
    % -0,05
  • ¥ YUAN
    6,3830
    % 0,38
  • РУБ RUBLE
    0,5595
    % 0,29
  • BITCOIN/TL
    3106883,00,602
    % -2,77

Perakende sektörü indirimle ayakta kaldı

Perakende sektörü indirimle ayakta kaldı

Yüksek enflasyon ve artan maliyet baskısı altında kalan perakende sektörü, 2025’i indirimle ayakta kalmaya çalışarak geride bıraktı. Tüketicilerin fiyat hassasiyetindeki artış, indirimli satışların ciro içindeki payının giderek artmasında neden oldu. Çeşitli araştırmalar, tüketicilerin yaklaşık yüzde 60’ının alışverişlerini yalnızca indirimli veya promosyonlu ürünlerle sınırlandırmayı planladığını ortaya koyuyor. Buna ek olarak, her üç tüketiciden biri yüksek tutarlı harcamalarını yılın son dönemine, kasım–aralık aylarına ertelemeyi tercih ediyor. Ekonomist’in 15 – 28 Şubat 2026 tarihli sayısındanBirleşmiş Markalar Derneği’nin (BMD) araştırması da bu rakamları destekliyor. Giyim ve ayakkabı markalarının yaklaşık yarısı, 2025’te cironun en az yüzde 60’ını indirimli satışlardan elde etti. Üyelerin yüzde 46’sının 2025 cirolarındaki artış TÜİK’in açıkladığı yıllık enflasyonun altında kaldı. 2024’e göre adet satışlarını artıran üyelerin oranı ise yüzde 55 oldu. Adet satışlarındaki sınırlı artışın tamamen indirim kampanyalarından kaynaklandığını söyleyen BMD Başkanı Sinan Öncel, “Özetle markalarımız ağırlıklı olarak enflasyondan daha düşük fiyat artışları ile adet satışlarını ve cirolarını korumaya çalıştı. Kârlılıkta son üç yıldır devam eden erozyon sektördeki kırılganlığı giderek büyütüyor” diyor.

İndirim beklentisi devam edecek

Şirketler de ciro maliyet dengesini koruyabilmek için bu süreci dijitalleşme, kontrollü yatırım planları ve doğru ürün stratejisiyle yönetmeye çalışıyor. Bu indirim odaklı tüketim davranışının, 2025’te olduğu gibi 2026 yılında da devam edeceğini öngördüklerini söyleyen Groupe SEB Türkiye Genel Müdürü Ege Pekkınran, “Bu doğrultuda, tüm aylık kampanyalarımızda indirimli ürünlerin payını yüzde 25 ila 45 aralığında tutmaya özen gösteriyoruz. Yılın ilk aylarına ait göstergeler de bu oranların korunacağına işaret ediyor” diyor. Ege Pekkıran / Groupe SEB Türkiye Genel MüdürüArtan maliyetler, ciro–maliyet dengesini koruyabilmek adına alternatif ve yaratıcı çözümler üretmeye çalıştıklarını belirten Pekkıran, bu dönemi geçici olarak gördüklerini kısa vadeli tasarruf önlemleri yerine, daha kalıcı ve uzun vadeli çözümlere odaklandıklarını söylüyor. Bu yaklaşımın temelini ise teknoloji yatırımları oluşturuyor. Şirket, daha yeni araçlara geçişle mağaza cirolarını artırmayı, yapay zekâ destekli teknolojik çözümler sayesinde ise mevcut personel sayısını artırmadan daha verimli iş modelleri geliştirmeyi hedefliyor.

Şirketin 2026 yılında önceliği, kârlı büyümeye odaklanmak ve belirlenen stratejik ürün gruplarında yatırımlara devam etmek olacak. Hem tava–tencere hem de elektrikli ev aletleri kategorilerinde yenilikçi ürün lansmanları gerçekleştirmeyi planlayan şirketin e-ticaret hacmini artırmak da öncelikleri arasında yer alıyor. Grup bu doğrultuda, kanal bazlı ürün ayrıştırma stratejisini genişleterek e-ticaret kanalına özel sunulan ürün gamını yaklaşık yüzde 40 oranında artırmayı hedefliyor. Eren Çamurdan / Boyner Büyük Mağazacılık CEO’su

Kişiye özel indirim

Ocak ayında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla toplam cirosunda yüzde 47 oranında bir artış kaydeden Boyner Büyük Mağazacılık’ta indirimli satışların toplam satışların içindeki payı yüzde 80’ler seviyesinde ve bu oran 2025 ile paralel seyrediyor. Yılın ilk aylarının perakende takviminde büyük sezon indirimlerinin yoğun olarak yaşandığı bir dönem olduğunu belirten Boyner Büyük Mağazacılık CEO’su Eren Çamurdan, “Müşterilerimiz bir yandan bu sezon için eksiklerini tamamlarken bir yandan da gelecek sene için indirimli alışveriş yapma fırsatı buluyor. Bizim için belirleyici olan indirim ya da indirim oranının seviyesi değil; indirimin doğru ürünle, doğru zamanda ve doğru müşteriyle buluşması” diye konuşuyor. Bu nedenle şirket veriyle desteklenen, lokasyona ve müşteri segmentine göre farklılaşan bir kampanya mimarisiyle ilerliyor.

Fiyatın müşteri kararında önemli olmaya devam ettiğine dikkat çeken Çamurdan, şu görüşleri dile getiriyor: “Ancak sürdürülebilir büyümenin tek başına fiyatla sağlanamayacağı artık çok net. Bu nedenle odağımızı; deneyim, güven, doğru ürün stratejisi ve kanallar arasında tutarlı bir omni yaklaşım üzerinden daha dengeli ve öngörülebilir bir yapıya taşıyoruz. 2026’da hedefimiz; indirime dayalı kısa vadeli kazanımlar yerine, satın alma karar anını doğru yöneten, güven duygusunu kalıcı hale getiren ve omni yapı ile desteklenen bir büyüme modelini kalıcı şekilde güçlendirmek.”Ahmet Akkuş / TOGO’nun CEO’su

Geçici denge süreci

Ayakkabı sektörünün oyuncularından TOGO’nun CEO’su Ahmet Akkuş da indirimli satışların arttığına dikkat çekiyor. 2026’nın ilk ayları itibarıyla indirimli satışların toplam satışlar içindeki payı yüzde 60–70 bandında seyrediyor. Akkuş, bu oranın 2025’in aynı dönemine göre yaklaşık 10 puanlık bir artış anlamına geldiğini belirtiyor.

Bu dönemi, tüketici davranışlarındaki fiyat hassasiyetinin yüksek olduğu geçici bir denge süreci olarak değerlendirdiklerini belirten Ahmet Akkuş, “TOGO olarak indirimi ana satış stratejisi haline getirmiyoruz; aksine kontrollü, ölçümlü ve ürün bazlı yönetiyoruz. Yapay zekâ destekli analizlerle hangi ürünün, hangi kanalda ve hangi derinlikte indirime gireceğini net biçimde planlıyoruz. Bu yaklaşım sayesinde indirimli satış oranı yükselmiş olsa da kârlılık tarafında yönetilebilir bir denge korunuyor” şeklinde konuşuyor. 2026’nın ikinci yarısında ekonomik dengelerin daha sağlıklı bir zemine oturacağını öngören Akkuş, stratejilerini de bu geçiş dönemini güçlü nakit yönetimi ve sade operasyonla aşmak üzerine kurduklarını vurguluyor. Şirketin 2026 hedefi, yılın ikinci yarısında indirim oranlarını kademeli olarak düşürmek, ürün başına verimliliği artırmak ve TOGO’yu fiyatla değil, değeriyle tercih edilen bir marka konumuna daha güçlü şekilde taşımak.

Bahri Balcı / Weltew Home Yönetim Kurulu Üyesi

Değer artırıcı unsurlar

Tüketicinin satın alma kararında fiyat hassasiyetinin belirgin şekilde arttığı bir dönemden geçtiklerini söyleyen Weltew Home Yönetim Kurulu Üyesi Bahri Balcı, “Bu nedenle indirim ve kampanya mekanikleri, toplam satışlar içinde 2025’ kıyasla daha yüksek bir paya sahip. Ancak biz, satışları yalnızca ‘fiyat indirimi’ üzerinden değil; ürün karması, sepet yönetimi ve değer odaklı paketleme ile yönetiyoruz” diyor. Şirket, indirim uyguladığı kalemlerde dahi, kârlılığı korumak adına kontrollü bir marj disiplini izliyor; fiyatı aşağı çekmek yerine çoğu zaman hediye/aksesuar/kurulum gibi değer artırıcı unsurlarla müşteriye daha güçlü bir teklif sunuyor. Bu yaklaşım sayesinde kampanyalı satışların payı artsa bile, kârlılık üzerinde oluşabilecek baskıyı ürün karışımı, ilave satış ve operasyonel verimlilik ile dengelemeyi hedefliyor.

Balcı, genel stratejilerinin indirimlerin satışa katkısını kabul ederken, markanın değer algısını ve sürdürülebilir kârlılığı koruyacak bir çerçevede ilerlemek olduğunu belirtiyor. 2026’da satışları yalnızca indirim/kampanya üzerinden taşımak yerine, daha kalıcı ve sürdürülebilir bir büyüme zemini kurmayı hedefleyen şirket, bu nedenle ürün gamında ve fiyat mimarisinde daha dengeli bir yapı oluşturuyor. Mert Örücü / Sentra Gayrimenkul Genel Müdürü“Giyim ve ayakkabıda indirimlerin ağırlığı artıyor” “Son dönemde perakende sektöründe satışların korunmasında indirim kampanyaları belirleyici bir rol üstleniyor. Özellikle talebin zayıfladığı ve tüketicinin fiyat hassasiyetinin arttığı bir ortamda, indirimler satış hacmini destekleyen ana araçlardan biri haline geldi. Giyim ve ayakkabı gibi fiyat duyarlılığı yüksek kategorilerde indirimlerin ağırlığı artarken, AVM yönetimleri ve yatırımcılar açısından bu tablo; ciroyu koruyan ancak kârlılığı sınırlayan bir satış yapısını beraberinde getiriyor. Bu nedenle indirimlerin, kalıcı bir büyüme modeli olarak değil, mevcut koşullarda satış sürekliliğini sağlamak ve geçiş dönemini yönetmek için kullanılan bir araç olarak konumlanıyor.”