Küresel piyasalarda gümüş fiyatlarının tarihi seviyelere yükselmesi, güneş paneli üretiminde maliyet baskısını artırdı. Uzmanlar, üreticilerin maliyetleri düşürmek için bakır ve hibrit metalizasyon çözümlerine yöneldiğini ancak gümüşten tamamen vazgeçilmesinin kısa vadede zor olduğunu belirtiyor.
Küresel emtia piyasalarında gümüş fiyatlarının rekor seviyelere ulaşması, güneş paneli üretiminde kullanılan malzemelere yönelik alternatif arayışları yeniden gündeme taşıdı. Fotovoltaik (PV) panel üretiminde önemli bir bileşen olan gümüşün fiyatındaki yükseliş, üreticiler üzerinde maliyet baskısını artırırken sektörde bakır gibi alternatif iletken metallerin kullanımına yönelik araştırmaları hızlandırdı.
Gümüş fiyatı 29 Ocak’ta ons başına 121,62 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Mart ayı başında 96 dolar bandında işlem gören değerli metal, bugün Türkiye saatiyle 11.05 itibarıyla yaklaşık 83,57 dolar seviyesinde bulunuyor. Fiyatlardaki bu yükseliş ve oynaklık, güneş paneli üreticilerini üretim maliyetlerini düşürecek yeni teknolojiler geliştirmeye yönlendiriyor.
Almanya’nın Freiburg kentinde faaliyet gösteren Fraunhofer Güneş Enerjisi Sistemleri Enstitüsü (ISE) bünyesinde çalışan Baskı Teknolojileri Grubu Başkanı Andreas Lorenz, güneş hücrelerinde kullanılan gümüş miktarının azaltılmasının teknik olarak mümkün olduğunu belirtti. Lorenz, gümüşün kısmen ya da tamamen başka malzemelerle ikame edilmesiyle tüketimin önemli ölçüde düşürülebileceğini ifade etti.
Bakırın bu noktada güçlü bir alternatif olarak öne çıktığını belirten Lorenz, bakırın elektrik iletkenliği açısından gümüşe yakın performans sunduğunu ve yaklaşık 300 kat daha ucuz olduğunu vurguladı. Ancak bakır kullanımının bazı teknik zorluklar içerdiğine dikkat çeken Lorenz, oksidasyon ve silisyuma hızlı difüzyon gibi sorunların güneş hücrelerinin verimliliğini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Lorenz’e göre, tamamen gümüşsüz çözümler geliştirmek için saf bakır pastaları ile nikel ve alüminyum gibi alternatif malzemeler üzerinde yoğun Ar-Ge çalışmaları yürütülüyor. Fraunhofer ISE’nin yanı sıra Avustralya’daki UNSW Sydney ve Türkiye’deki ODTÜ GÜNAM gibi araştırma merkezleri de bu teknolojilerin uygulanabilirliği üzerine çalışmalar gerçekleştiriyor. Yükselen gümüş fiyatlarının, özellikle silisyum bazlı güneş hücrelerinde bakır pastalarının geliştirilmesini ve kullanımını hızlandıracağı ifade ediliyor.
UNSW Sydney Fotovoltaik ve Yenilenebilir Enerji Mühendisliği Okulu’ndan Dr. Ning Song ise güneş paneli üretiminde bakıra geçiş sürecinin başladığını ancak sektörün temkinli ilerlediğini belirtti. Song, gümüşün bakırla değiştirilmesinin teknik olarak mümkün olduğunu ancak uzun vadeli güvenilirlik ve üretim verimi açısından benzer performansa ulaşmanın halen önemli bir zorluk olduğunu ifade etti.
Sektörde dönüşümün ani değil, kademeli bir şekilde gerçekleşeceğini belirten Song, bazı bakır bazlı teknolojilerin erken ticari kullanıma girdiğini ancak yüksek hacimli üretimde gümüş serigrafi baskı yönteminin halen baskın olduğunu söyledi. Özellikle Çin’deki büyük üreticilerin verimlilik ve üretim istikrarını ön planda tutan pragmatik bir yaklaşım benimsediğini belirten Song, kısa vadede gümüş kullanımının azaltılması ve hibrit çözümlerin yaygınlaşmasının daha olası olduğunu kaydetti.
Uzmanlara göre gümüş fiyatlarının uzun süre yüksek seviyelerde kalması, güneş paneli üretiminde bakır kullanımının ekonomik açıdan daha cazip hale gelmesine yol açabilir. Ancak sektörün yüksek güvenilirlik gereksinimleri nedeniyle geniş çaplı dönüşümün, yeni teknolojilerin üretim istikrarı ve dayanıklılığının kanıtlanmasının ardından gerçekleşmesi bekleniyor.
Soner Güneş





































































































