Nurdoğan A. ERGÜN nurdogan.arslan@dunya.com
Dünya genelinde artan savaş gerilimleri ve lojistik maliyetler, tedarik zincirini yeniden kırma eğilimine sokarken, Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, “Türkiye ayakkabı sektör ü için tarihi bir üretim fırsatı doğuyor” dedi. Ancak Berke İçten, şu uyarıyı yaptı: “Maliyetler düşürülmezse, kapımıza gelen global markaları Mısır ve Bangladeş’e kaptırabiliriz.” Dünyanın pandemi döneminde yaşanan tedarik bozulmasının bir benzerinin eşiğinde olduğunu söyleyen İçten, Uzak Doğu’dan sevkiyatın zorlaşacağı bir döneme girildiğine dikkat çekti. İçten’e göre, petrol fiyatlarındaki artışın lojistiği pahalı hale getirmesi, Avrupalı ve ABD’li dev markaların rotasını yeniden “yakın tedarik” merkezi olan Türkiye’ye çevirmesini sağlıyor. İçten, bu nedenle “Bizim her türlü hammadde ve yarı mamule erişimimizin önündeki bütün engellerin kaldırılması lazım. Yan sanayi ürünlerinde vergiler kalkarsa ayakkabı maliyeti de en az yüzde 25 ucuzlar” yorumunu yaptı. Dünya markalarının Türkiye’de üretim kapasitesini artırmak istediğini ancak yüksek hammadde maliyetleri nedeniyle tereddüt yaşadığını anlatan İçten, bu markaların daha fazla yatırım için yan sanayide vergi sorunun çözülmesini beklediğini kaydetti.
“Üretim tesisleri ‘hayalet şehre’ dönmesin”
Türkiye’nin ayakkabı üretiminde güçlü bir altyapıya, bilgi birikimine, kaliteye ve tasarım gücüne sahip olduğunu söyleyen İçten, şöyle devam etti: “2022’de yıllık 580 milyon çiftle Avrupa’nın en büyük üretim kapasitesine sahiptik ve yaklaşık 350 bin insanımıza istihdam sağlıyorduk. Aynı yıl, 377 milyon çift ayakkabı ihraç ederek ülkemize 1.3 milyar dolar döviz kazandırdık. Ancak enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan ‘düşük kur yüksek faiz’ politikası rekabetçiliğimizi büyük ölçüde zayıflattı. Diğer taraftan hammadde ve yan sanayi malzemelerinin ithalatında yüzde 150’ye varan gümrük vergisi ve işçilik maliyetleri nedeniyle fiyat tutturamadığımız için pazar kayıpları yaşadık. 2022’de 377 milyon çift olan ihracatımız, 2025’te 187 milyon çifte geriledi. Bu sonuç, üç yılda adet bazında ihracatta yaklaşık yüzde 50’lik kayıp anlamına geliyor. Aynı dönemde değer bazında ihracatımız 1.3 milyar dolardan 1 milyar dolara geriledi.” İhracattaki bu sert düşüşün üretim tesislerinde “hayalet şehre” dönme riskini beraberinde getirdiğini vurgulayan İçten, “İthalat tedbirleri işe yarıyor ama ihracatı ayağa kaldıracak rekabetçi kur ve maliyet yapısına acilen ihtiyaç var” mesajını verdi.
İthalat Çin’den düştü, Mısır’dan arttı
E-ticaret kanalıyla yurtdışından yapılan alışverişlerde 30 euro sınırının kaldırılmasıyla ilgili de yorum yapan İçten, şunları söyledi: “Ticaret Bakanlığımız 2025’in başından itibaren sektörün elini rahatlatmak için çeşitli düzenlemelere imza attı. Bu kapsamda ayakkabı ithalatına uygulanan ilave gümrük vergisi 2025’in başında yüzde 30’dan yüzde 40’a çıkarıldı. Ekim ayında posta ve hızlı kargo taşımacılığı yoluyla ayakkabı ithalatı kısıtlandı. Bu iki önlem, hızlı bir artış trendine giren ayakkabı ithalatını frenledi. 2025’te adet bazında ithalatımız 76 milyon çifte değer olarak ithalat da 1 milyar 680 milyon dolara geriledi. Ocak ayında adet bazında ithalatımız yüzde 9,4 düşüşle 9 milyon 86 bine geriledi. Yüzde 41,3 azalan değer bazında ithalat ise 117 milyon dolar oldu. Yılın ilk ayında değer bazında Çin’den ithalatta yüzde 48,9, Vietnam’dan ithalatta yüzde 42,5’lik düşüş oldu.” Ocak ayında Mısır’dan yapılan ithalatta ise astronomik bir artış dikkat çekti. Öte yandan “çakma” ayakkabı satışlarının halen devam ettiğini söyleyen İçten, yıllık 1 milyar dolarlık vergi kaybına işaret etti.
Savaş yüzünden hammadde krizi kapıda!
Savaş ortamının hammadde maliyetlerini doğrudan etkilediği, özellikle petrole dayalı olan taban ve suni deri firmalarının fiyatlarını yüzde 20-30 oranında artırdığını açıklayan Berke İçten, bu durumun tedarikçilerde “fiyat almadan sipariş kabul etmeme” dönemi başlattığını belirtti. Türkiye’de üretilmeyen hammaddeler üzerindeki vergilerin, Türk üreticisini Uzak Doğulu rakipleri karşısında dezavantajlı duruma düşürdüğünü dile getiren İçten, “Bir spor ayakkabı malzemesinin Çin’den tedarik edilmesi ile Türkiye’den tedarik edilmesi arasında sadece hammadde bazında yüzde 25’lik bir maliyet farkı oluşuyor. Çinli üreticinin 6 dolara aldığı bir malzemeyi, Türk üretici vergiler nedeniyle 12-13 dolara mal edebiliyor. Özellikle spor ayakkabı tarafında yan sanayi eksik kalıyor” dedi.
AYMOD, 20 bin profesyonel alıcıyı ağırlayacak
Ayakkabı sektörü, tüm olumsuzluklara rağmen yeni pazar arayışlarına ve yeni alıcılarla buluşmaya devam ediyor. “Bu kapsamda 25 Mart’ta Uluslararası AYMOD Ayakkabı Moda Fuarı’nın açılışını gerçekleştireceğiz” diyen Berke İçten, AYMOD’a 24’ü yabancı 200’ü aşkın firmanın katılacağını, fuarı 5 bini yabancı yaklaşık 20 bin profesyonelin ziyaret edeceğini belirtti. Fuar kapsamında Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle VIP alım heyeti programı da düzenlenecek.
Soner Güneş





































































































