ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın nükleer programı konusunda baskıyı artırmak amacıyla sınırlı bir askerî saldırı seçeneğini değerlendirdiklerini açıkladı. Orta Doğu’daki askerî hareketlilik artarken, petrol piyasaları olası bir çatışma riskini fiyatlamaya başladı.
ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü yaptığı açıklamada, İran’ın nükleer faaliyetleri nedeniyle İran’a karşı sınırlı askerî operasyon düzenleme ihtimalini değerlendirdiklerini söyledi. Trump, Beyaz Saray’da ABD valileriyle gerçekleştirdiği kahvaltı sırasında bir gazetecinin sorusuna, “Bunu değerlendirdiğimi söyleyebilirim” yanıtını verdi.
Trump, bir gün önce yaptığı açıklamada ise İran’a yönelik askerî bir müdahaleye karar verip vermeyeceğini önümüzdeki 10 ila 15 gün içinde netleştireceğini belirtmişti. Bu süreçte Tahran yönetimiyle nükleer program konusunda diplomatik bir anlaşmaya varılabileceği ihtimalini de tamamen dışlamadı.
ABD Başkanı, daha önce İran’a yönelik olası bir saldırının, Haziran ayında İran’ın nükleer tesislerine düzenlenen sınırlı operasyonlardan “çok daha ağır sonuçlar” doğurabileceğini ifade etmişti.
Öte yandan ABD, Orta Doğu’daki askerî varlığını belirgin şekilde artırıyor. USS Abraham Lincoln uçak gemisi hâlihazırda bölgede görev yaparken, ikinci uçak gemisi olan USS Gerald Ford’un da bölgeye sevk edildiği bildirildi.
Jeopolitik risklerin artması petrol piyasalarını da etkiliyor. Yatırımcıların ABD’nin yakın zamanda askerî müdahalede bulunabileceği ihtimalini fiyatlamasıyla petrol fiyatları hafta içinde yüzde 5’in üzerinde yükseldi. Cuma günü ise fiyatlar görece dengeli bir seyir izledi.
Piyasalardaki en büyük endişe, ABD ile İran arasında çıkabilecek bir çatışmanın Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan petrol sevkiyatını uzun süre aksatması ihtimali. Küresel petrol ticareti açısından kritik öneme sahip olan boğazdan, Kpler verilerine göre 2025 yılında günlük ortalama 14 milyon varilden fazla petrol ve kondensat taşındı. Bu miktar, dünya genelindeki deniz yoluyla petrol ihracatının yaklaşık üçte birine karşılık geliyor.
Kpler’in verilerine göre Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrolün yaklaşık yüzde 75’i Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore’ye ulaşıyor. Bu nedenle bölgede yaşanabilecek olası bir askerî gerilim, küresel enerji piyasaları açısından ciddi riskler barındırıyor.
Soner Güneş




































































































