2026’ya daha net bir küresel görünümle girilirken, piyasalar için fırsatların arttığı ancak hata payının azaldığı bir döneme işaret ediliyor. Yapı Kredi Yatırım’a göre önümüzdeki yıl; geniş tabanlı rallilerden çok, seçici hisse performanslarının ve dalgalı seyirlerin öne çıktığı bir yıl olacak.
Küresel piyasalar: Kısa fırsat, uzun dalgalanma
Yapı Kredi Yatırım’ın 2026 görünümüne göre küresel hisse senedi piyasaları yıla güçlü bir başlangıç yapsa da, ilk çeyrekte zirve oluşumu ve ardından bir düzeltme ihtimali öne çıkıyor. Bu düzeltmenin yatırımcılar için taktiksel alım fırsatları yaratabileceği belirtilirken, yılın devamında geniş bir bant içinde yatay ama dalgalı bir piyasa yapısı bekleniyor. Raporda, mevcut küresel konjonktürün 1997 ve 2007 başındaki “geç döngü rallilerini” andırdığına dikkat çekiliyor. Bu çerçevede gelişen piyasalar, ABD yerine Çin ve Avrupa hisse senetleri ile altın ve bakır gibi metaller öne çıkarılıyor.
Türkiye ekonomisi: Dezenflasyon var, hızlı gevşeme yok
Türkiye cephesinde 2026’ya belirgin bir dezenflasyon süreciyle girildiği vurgulanıyor. Ancak hizmet enflasyonunun katılığı, gıda fiyatlarındaki oynaklık ve beklentilerin yüksek seyri nedeniyle para politikasında hızlı bir gevşemenin zor olduğu ifade ediliyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın temkinli duruşunu koruması beklenirken, politika faizlerinde kademeli ve veri odaklı indirim öngörülüyor. Yapı Kredi Yatırım, 2026 yıl sonu için TÜFE’yi %23,6, politika faizini ise %28,5 seviyesinde tahmin ediyor. Bu tablo, finansal koşulların sıkı kalmaya devam edeceğine ve likidite kaynaklı güçlü bir yükseliş alanının sınırlı olacağına işaret ediyor.
Borsa İstanbul: Hata payı düşük, seçicilik şart
Uzun süredir MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi’ne kıyasla zayıf performans sergileyen Borsa İstanbul için 2026’nın ilk yarısında sınırlı bir yeniden değerleme alanı oluşabileceği değerlendiriliyor. Ancak rapora göre, enflasyon beklentilerinde net bir kırılma, güçlü yabancı girişleri veya şirket bilançolarında belirgin bir iyileşme olmadan kalıcı ve geniş tabanlı bir yükseliş zor görünüyor. Yüksek reel TL faizlerinin güçlü bir alternatif olmaya devam ettiği vurgulanırken, 2026’nın doğrusal bir boğa piyasasından ziyade; rotasyonların, oynaklığın ve seçici hisse performanslarının yılı olacağı ifade ediliyor. Yapı Kredi Yatırım’ın hedef fiyatlarına göre endekste yaklaşık %40 getiri potansiyeli bulunuyor.
Öne çıkan hisseler: Tema değil bilanço
Raporda, mevcut konjonktürde maliyet disiplinini koruyan, talep yapısı istikrarlı, hacim artışından çok marj korunmasına odaklanan şirketlerin tercih edilmesi öneriliyor. Tematik yatırımlar yerine hisse bazlı seçiciliğin altı çizilirken, öne çıkan hisseler AKBNK, AKSEN, ANHYT, BIMAS, CCOLA, MAVI, MGROS, OTKAR, TABGD ve ÜLKER olarak sıralanıyor.
Riskler ve muhasebe başlığı
Başlıca riskler arasında kalıcı yabancı girişlerinin sağlanamaması, erken veya agresif faiz indirimleri, enflasyon beklentilerindeki ataleti kıracak ilerlemenin sağlanamaması ve olası iç veya dış şoklar yer alıyor. Öte yandan, TMS 29 kaynaklı muhasebe dalgalanmalarının yarattığı belirsizliğe dikkat çekilirken; VUK’a göre enflasyon düzeltmesinin ertelenmesi ve geçici vergi uygulamasının yeniden devreye alınmasının, şirketlerin nakit akışları üzerindeki etkilerinin 2026’da daha belirleyici olacağı vurgulanıyor.
Sonuç olarak, Yapı Kredi Yatırım’a göre 2026’da sis büyük ölçüde dağılıyor; ancak yol hâlâ dar. Bu nedenle yatırımcılar için anahtar strateji, geniş piyasa bahislerinden ziyade dikkatli, seçici ve disiplinli bir yaklaşım olacak.
Yasal Uyarı
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.
Bu bültende yer alan görüş ve değerlendirmeler, yorumda bulunanların kişisel kanaatlerine dayanmaktadır ve mali durumunuz ile risk-getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, yalnızca burada yer alan bilgilere dayanılarak alınacak yatırım kararları beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Soner Güneş



































































































