• BIST 100
    12,60
    % -1,50
  • YARIM ALTIN
    23.914,00
    % -0,54
  • $ DOLAR
    44,0925
    % 0,03
  • € EURO
    51,0364
    % -0,34
  • £ POUND
    58,9657
    % -0,25
  • ¥ YUAN
    6,3707
    % -0,19
  • РУБ RUBLE
    0,5649
    % 1,05
  • BITCOIN/TL
    2989461,00,257
    % 0,68

HAP desteği alan kreatif endüstri yüksek katma değer ihraç edecek

HAP desteği alan kreatif endüstri yüksek katma değer ihraç edecek

Dünya fikri mülkiyetin merkezde olduğu yeni bir döneme evrilirken, Türkiye de hizmet ihracatın­da vites yükseltti. Türkiye’nin hizmet ihracatı destekleri­ni kökten değiştiren yeni stra­teji ile dizi ve film destekleri, daha geniş bir “ekran temel­li” yapıya dönüşüyor.

27 Şu­bat 2026 tarihli ve 10962 sa­yılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile dijital sanatlar, görsel efekt (VFX), reklam filmi üretimi ve post-prodüksiyon gibi alanlar ilk kez hizmet ihracatı destek sistemi kapsamına alınırken, Türkiye’de 53.6 milyar dolarlık hacme ulaşan kreatif işler artık sadece “kültürel faaliyet” değil “yüksek katma değerli hizmet ihracatı” olacak. Hizmet Sek­törleri Atılım Programı (HAP) ile firmalar ölçek büyütüp, glo­bal rekabette öne geçecek. Eski düzenlemede sadece kümelen­me (HİSER) projeleri üzerin­den alınabilen bazı destekler de bu karar ile bireysel firmaların kullanımına açılıyor. Böylece, bir dijital sanat stüdyosu veya görsel efekt ofisi, toplu bir pro­jeye dahil olmadan da doğrudan Ticaret Bakanlığının destek pa­ketinden yararlanabilecek.

İhracatta ‘Creaed in Türkiye’ dönemi başlıyor
Türkiye’nin hizmet ihra­catında tarihi bir paradigma değişimine girdiğini söyle­yen TOBB Kreatif Endüstri­ler Meclisi Başkanı Ata Kava­me, bu değişim ve dönüşümü DÜNYA’ya değerlendirdi. Ti­caret Bakanlığı’nın 10962 sa­yılı yeni kararıyla dijital sanat­tan görsel efekte kadar birçok alan ilk kez destek kapsamına alınırken, Kavame “Artık sade­ce fabrikalar değil, fikirler ya­rışıyor. Bugün dünya ekono­misi Made in yaklaşımından, Created in vizyonuna evrili­yor. Türkiye, dijital sanat üreti­mini mesleki standartlarla ta­nımlayan öncü ülkelerden biri oldu” yorumunu yaptı. Türki­ye’de kreatif ekonominin top­lam büyüklüğünün 53,6 milyar dolara ulaştığını açıklayan Ka­vame’ye göre, yeni düzenleme­nin bir diğer önemli yönü ise destek mekanizmalarının çe­şitlendirilmesi. Daha önce di­jital sanat gibi alanlarda firma­lar ağırlıklı olarak kümelenme modeli üzerinden verilen Hİ­SER proje desteklerinden ya­rarlanabilirken, yeni dönemde destek paketi çok daha geniş bir şekilde bu sektörlerin kul­lanımına açılıyor. Bu durum özellikle uluslararası pazar­lara açılım ve sektörel iş bir­likleri açısından önemli fırsat­lar yaratıyor. “Yeni mevzuatta ayrıca markalaşma ve ulusla­rarasılaşma desteklerinin da­ha geniş bir stratejik çerçevede ele alındığını görüyoruz” diyen Kavame, şöyle devam etti: “

Ti­caret Bakanlığı tarafından yü­rütülen TURQUALITY® prog­ramı, farklı sektörlerde faali­yet gösteren şirketlerin küresel marka haline gelmesini des­tekleyen kapsamlı bir marka­laşma programı olarak öne çı­kıyor. Bunun yanında özellikle bilişim ve dijital sektörler için geliştirilen E-TURQUALITY (Bilişimin Yıldızları) progra­mı, dijital oyun, yazılım, yapay zekâ, platform teknolojileri ve benzeri yüksek katma değerli teknoloji şirketlerinin küresel pazarlarda büyümesini destek­leyen özel bir mekanizma ola­rak dikkat çekiyor.”

Desteğin önemli bir unsuru HAP oldu
Bu yeni destek mimarisinin önemli unsurlarından birinin de Hizmet Sektörleri Atılım Programı (HAP) olduğunu be­lirten Kavame, “Ticaret Bakan­lığı tarafından hayata geçirilen bu program, yüksek katma de­ğerli hizmet sektörlerinin ulus­lararası pazarlarda daha güç­lü rekabet edebilmesi için ta­sarlandı. Kreatif endüstriler açısından bakıldığında HAP programı, içerik üretimi, krea­tif teknoloji geliştirme, dijital platformlara yönelik üretim ve uluslararası pazarlara açılım gibi alanlarda firmaların ölçek büyütmesini ve küresel rekabet gücünü artırmasını destekle­yen önemli bir mekanizma ola­rak öne çıkıyor. Bu yaklaşım as­lında kreatif endüstrilerin artık yalnızca kültürel üretim alanı olarak değil, yüksek katma de­ğerli bir hizmet ihracatı sektö­rü olarak konumlandırıldığını da gösteriyor. Ticaret Bakanlı­ğı Uluslararası Hizmet Ticare­ti Genel Müdürlüğü’nün sek­töre yönelik geliştirdiği destek mekanizmaları, fikri mülkiyet yoğun dolayısıyla katma değeri oldukça yüksek kreatif endüst­rilerin yeni nesil hizmet ihra­catına ağırlık veren kamu poli­tikaları içinde de daha güçlü bir yer edinmesine katkı sağlıyor” dedi.

Bu nedenle Kavame, söz konusu düzenlemeyi yalnızca bir teşvik güncellemesi olarak değil, Türkiye’nin kreatif eko­nomi alanındaki üretim kapa­sitesini küresel ölçekte büyüt­meyi hedefleyen daha geniş bir stratejik dönüşümün parçası olarak görüyor.

Gelecek 10 yılın dikkat çeken ihracat kalemi
Önümüzdeki 10 yılın en dik­kat çekici ihracat alanlarından birinin kreatif ve dijital içerik üretimi olacağını söyleyen Ata Kavame, “Çünkü dünya eko­nomisi giderek daha fazla fik­ri mülkiyet temelli bir üretim modeline doğru evriliyor. Geç­mişte ülkelerin ekonomik gü­cü daha çok fiziksel üretim ka­pasitesiyle ölçülürdü. Sanayi üretimi, ağır sanayi yatırımla­rı ve büyük ölçekli üretim te­sisleri ekonomik büyümenin temel göstergeleri olarak gö­rülürdü. Ancak dijital tekno­lojilerin gelişmesiyle birlik­te ekonomik değer üretiminin önemli bir bölümü artık fikir, tasarım ve yaratıcı içerik üre­timi üzerinden şekilleniyor” dedi.

Küresel dijital platform­ların yaygınlaşması, içerik pa­zarlarının büyümesi ve tekno­lojinin yaratıcı üretimle birleş­mesinin kreatif endüstrileri önümüzdeki dönemde çok da­ha stratejik bir konuma taşıya­cağını ifade eden Kavame, Tür­kiye açısından bakıldığında da bu alanda çok güçlü bir potan­siyel bulunduğunu vurguladı. Kavame, “Özellikle oyun tek­nolojileri, dijital sanat üretimi, görsel efekt teknolojileri, ani­masyon ve yeni medya dene­yimleri gibi alanların önümüz­deki dönemde çok daha hızlı büyüyeceğini öngörüyoruz. Bu alanların önemli bir bölümü aynı zamanda CreaTech eko­sisteminin de temel bileşenle­rini oluşturuyor” diye konuş­tu. Kavame, Türkiye’nin yeni dönemde yalnızca içerik üre­ten bir ülke değil, aynı zaman­da yaratıcı ekonominin yönü­nü belirleyen ülkelerden biri olma potansiyelinin yüksekli­ğine işaret etti.

Kreatif ekonominin son 20 yılda dünyanın en hızlı büyü­yen ekonomik alanlarından bi­ri olduğunu söyleyen Ata Kava­me, şu bilgileri verdi:

Dünyada 2,5 trilyon dolarlık bir endüstri
“Birleşmiş Milletler ve UN­CTAD verilerine göre kreatif ekonominin küresel büyüklü­ğü bugün yaklaşık 2.5 trilyon dolar. Bu büyüklük birçok gele­neksel sanayi sektörünün top­lam ekonomik hacmiyle yarı­şabilecek bir ölçek. Kreatif sek­törler dünya genelinde yaklaşık 50 milyon kişiye istihdam sağ­lıyor ve küresel iş gücünün yak­laşık yüzde 6’sını oluşturuyor. Bu durum kreatif ekonominin yalnızca kültürel üretim alanı değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomik faaliyet ve istihdam alanı olduğunu da ortaya koyu­yor. UNCTAD’ın Kreatif Eko­nomi Görünümü raporuna gö­re küresel kreatif ürün ihracatı yaklaşık 713 milyar dolar, kre­atif hizmet ihracatı ise yakla­şık 1.4 trilyon dolar. seviyesi­ne ulaşmış durumda. Türkiye açısından baktığımızda da bu alanda güçlü bir potansiyel ol­duğunu görüyoruz. Türkiye’de kreatif ekonominin toplam bü­yüklüğünün yaklaşık 53.6 mil­yar dolar.

UNCTAD verilerine göre Türkiye kreatif hizmet ih­racatında gelişmekte olan ülke­ler arasında ilk beş ülke arasın­da yer alıyor. Özellikle yazılım, oyun geliştirme, reklamcılık, mimarlık ve görsel-işitsel hiz­metler gibi alanlarda son yıllar­da ciddi bir büyüme yaşandığı­nı görüyoruz.”

Türkiye’de ‘yaratıcı yetenek’ okulları açılıyor
Sektörün sürdürülebilirliği için eğitim devrimini başlattıklarını duyuran Ata Kavame, 2026–2027 eğitim döneminde kapılarını açacak Kreatif Endüstriler Anadolu Meslek Lisesi’nin oyun geliştirmeden dijital sanata kadar geleceğin üretim süreçlerine nitelikli iş gücü yetiştireceğini belirtti. Lise düzeyindeki bu atılımı, üniversitelerdeki akademik güçlendirmenin takip edeceğini ifade eden Kavame, Türkiye genelinde kreatif endüstriler fakülteleri kurulmasının en önemli hedefleri arasında yer aldığını belirtti. Bu fakülteler; mimarlık, tasarım, dijital sanat ve oyun teknolojilerini aynı çatı altında buluşturarak disiplinlerarası bir üretim modeli sunacak. Bu yapı sayesinde Türkiye’nin kreatif üretim kapasitesi, akademik bir zemin üzerinde küresel standartlara taşınacak. Creative Türkiye vizyonunun sadece ekonomik bir hedef olmadığını vurgulayan Kavame, temel amacın yaratıcı üretim kapasitesini güçlendirerek sürdürülebilir bir ekosistem inşa etmek olduğunu vurguladı. Kavame, “Bu eğitim hamlesiyle birlikte Türkiye, dünyada hikayeleri ve teknolojisiyle daha görünür bir aktör olma yolunda kilit bir eşiği aşmış olacak” dedi.