İran’a yönelik savaş başlamadan önce küresel petrol piyasaları görece dengeli bir seyir izliyordu. Brent petrolün varil fiyatı 60-70 dolar bandında işlem görüyordu. Ancak bölgede artan saldırılar ve Körfez’de üç yük gemisinin hedef alınmasıyla fiyatlar yeniden yükseldi. 12 Mart itibarıyla Brent petrolün varil fiyatı tekrar 100 doların üzerine çıktı.
Hürmüz Boğazı küresel petrol arzı için kritik
Petrol fiyatlarındaki yükselişte en büyük etkenlerden biri Hürmüz Boğazı’nda artan güvenlik riski. Basra Körfezi ile Umman Körfezi arasında yer alan yaklaşık 38 kilometrelik geçit, dünya enerji ticaretinin en stratejik noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’si, yani günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol bu boğazdan geçiyor. İran’ın ticari gemilere yönelik saldırıları ve boğazın kapanabileceğine dair uyarıları, piyasalarda arz endişelerini artırıyor.
Üretim arttırılmak isteniyor
Enerji danışmanlık şirketi Wood Mackenzie’ye göre Orta Doğu’daki üreticiler ihracatı artırmak için alternatif güzergâhlara yönelmek zorunda kalabilir. Buna göre Doğu-Batı boru hattı üzerinden Kızıldeniz’e sevkiyat artırılabilir veya Irak’tan Akdeniz’e ek petrol gönderilebilir. Ancak analistler, üretimi hızla artırmanın kolay olmadığını belirtiyor. Uzmanlara göre yüksek fiyatlar üreticileri bakım çalışmalarını erteleyerek ve tesisleri daha yoğun kullanarak üretimi artırmaya teşvik edebilir.
Stratejik petrol rezervleri devreye giriyor
Arz sıkıntısı ve yükselen fiyatlar nedeniyle 11 Mart’ta birçok ülke stratejik petrol rezervlerini devreye sokma kararı aldı. Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) üye 32 ülke, toplam 400 milyon varil petrolü piyasaya sürme konusunda anlaştı. Ancak bu miktarın küresel arzın yalnızca yaklaşık dört günlük karşılığı olduğu belirtiliyor. Çevre örgütleri ise bu adımın soruna kalıcı çözüm getirmeyeceğini savunuyor.
Yüksek petrol fiyatı tüketiciyi zorluyor
Ulaştırma ve Çevre (Transport & Environment) kuruluşunun araştırmasına göre petrol fiyatının 100 doların üzerine çıkması Avrupalılara günlük yaklaşık 150 milyon avroluk ek maliyet getiriyor. Benzer bir durum 2022’de de yaşanmış, petrol fiyatlarının yükselmesiyle Avrupa’da benzin ve motorin fiyatları hızla artmıştı. O dönemde sürücüler, 50 litrelik bir depo yakıt için kriz öncesine göre yaklaşık 30 avro daha fazla ödeme yapmak zorunda kalmıştı.
Fosil yakıt şirketlerine “ek kâr vergisi” çağrısı
İklim uzmanları, savaş ve enerji piyasaları arasındaki ilişkinin fosil yakıtlara bağımlılığın risklerini yeniden ortaya koyduğunu ifade etti. Çevre örgütleri, petrol şirketlerinin kriz dönemlerinde büyük kazanç elde ettiğini belirterek hükümetlere “ek kâr vergisi” uygulaması çağrısında bulunuyor. Bu gelirlerin ise hanelere destek sağlamak ve temiz enerji yatırımlarını hızlandırmak için kullanılabileceği ifade ediliyor.
Soner Güneş




































































































