• YARIM ALTIN
    20.219,00
    % 1,25
  • AMERIKAN DOLARI
    46,6600
    % 0,12
  • € EURO
    53,1528
    % 0,09
  • £ POUND
    62,0951
    % -0,01
  • ¥ YUAN
    6,8590
    % 0,07
  • РУБ RUBLE
    0,5905
    % -3,78
  • BITCOIN/TL
    2817559,652
    % 1,49
  • BIST 100
    14.274,02
    % 0,10

İstanbul’da Topraksız Tarım Hızla Yaygınlaşıyor

İstanbul’da Topraksız Tarım Hızla Yaygınlaşıyor

İstanbul’da topraksız tarım yatırımları son yıllarda önemli ivme kazandı. Kent genelindeki 29 işletmede yılda yaklaşık 951 ton sebze ve meyve ile 5,9 milyon adet yeşil yapraklı ürün üretilirken, su tasarrufu sağlayan ve yüksek verim sunan üretim modeli, kentin gıda arz güvenliğinde de stratejik bir rol üstleniyor.

İstanbul’da son yıllarda hız kazanan topraksız tarım yatırımları, hem üretim kapasitesini artırıyor hem de su ve arazi gibi tarımsal kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlıyor. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre kentte faaliyet gösteren 29 topraksız tarım işletmesinde yılda yaklaşık 950 bin 712 kilogram domates, biber, çilek ve mantar üretilirken, marul, kıvırcık, maydanoz ve roka gibi yeşil yapraklı ürünlerde yıllık üretim 5 milyon 897 bin 25 adede ulaşıyor.

İstanbul’da 2010’lu yıllardan itibaren yaygınlaşmaya başlayan hidroponik sistemler, modern sera yatırımları ve kontrollü üretim teknikleri özellikle 2020 sonrasında hız kazandı. Çatalca, Pendik, Beykoz, Büyükçekmece, Sarıyer, Çekmeköy, Silivri, Ataşehir ve Kağıthane’de faaliyet gösteren işletmeler, toplam 189,5 dekarlık alanda üretim gerçekleştiriyor.

İklim değişikliği, kuraklık, tarım arazilerinin azalması ve kentleşmenin hızlanması, üreticileri kontrollü üretim sistemlerine yönlendiriyor. Topraksız tarımda suyun geri dönüşümlü ve kontrollü kullanılması sayesinde geleneksel üretime kıyasla çok daha yüksek su verimliliği sağlanırken, sınırlı alanlarda daha yüksek üretim yapılabiliyor. Üretimin tüketim merkezlerine yakın gerçekleştirilmesi ise lojistik maliyetlerini ve ürün kayıplarını azaltarak tüketicilere daha taze ürün ulaştırılmasına katkı sağlıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı da sektördeki yatırımları çeşitli destek programlarıyla teşvik ediyor. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP), IPARD destekleri ve düşük faizli yatırım kredileri kapsamında modern sera, otomasyon, iklimlendirme, sulama-gübreleme sistemleri ile yenilenebilir enerji yatırımları belirli koşullarla destekleniyor. Genç girişimciler ve kadın üreticiler ise bu programlarda ilave avantajlardan yararlanabiliyor.

Öte yandan İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 2022 yılında hizmete açılan İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Araştırma Merkezi, Türkiye’de kamu eliyle kurulan öncü tesisler arasında yer alıyor. Yerin yaklaşık 30 metre altında bulunan merkezde dört katlı hidroponik sistemle marul, fesleğen ve benzeri yapraklı ürünler yılın 365 günü tam otomasyon sistemiyle yetiştiriliyor.

Yetkililer, merkezde geleneksel üretime göre yüzde 95 ila 99 oranında su tasarrufu sağlandığını, bitkilere su ve besin elementlerinin kontrollü verilmesi sayesinde daha yüksek verim ve kalite elde edildiğini belirtiyor. Bazı ürünlerde geleneksel tarımda yılda bir veya iki hasat yapılabilirken, topraksız üretim sistemlerinde yılda 6 ila 12 hasat alınabilmesi mümkün oluyor.

Toprak kaynaklı hastalık ve zararlıların büyük ölçüde kontrol altına alınabildiği sistem, üretimde kalite standardını artırırken yıl boyunca kesintisiz üretim imkânı sunuyor. Böylece üreticiler pazara düzenli ürün arz edebilirken, gelir planlamasını da daha sürdürülebilir şekilde gerçekleştirebiliyor.

Uzmanlar, özellikle nüfus yoğunluğu yüksek ve tarım arazileri üzerindeki yapılaşma baskısının arttığı İstanbul gibi büyük şehirlerde dikey ve topraksız tarım teknolojilerinin giderek daha fazla önem kazanacağını değerlendiriyor. Depolar, atıl durumdaki yapılar ve kapalı alanların üretime kazandırılmasıyla birlikte bu sistemlerin, kentin sürdürülebilir gıda arzının güçlendirilmesinde tamamlayıcı bir rol üstlenmesi bekleniyor.