• YARIM ALTIN
    20.121,00
    % 0,88
  • AMERIKAN DOLARI
    46,6993
    % 0,07
  • € EURO
    53,4461
    % 0,58
  • £ POUND
    62,5315
    % 0,86
  • ¥ YUAN
    6,8782
    % 0,14
  • РУБ RUBLE
    0,5986
    % 1,00
  • BITCOIN/TL
    2822232,202
    % 2,73
  • BIST 100
    14.439,95
    % 0,62

Enflasyon ve Faiz Dengesi

Enflasyon ve Faiz Dengesi

Merkez bankaları enflasyonla mücadelede kararlılık sergilerken, Türkiye’de sanayi daralıyor ve enflasyonda yavaşlama sinyalleri beliriyor.

Küresel piyasalar, merkez bankalarının yeni odağını belirleyen Sintra Forumu’nun sonuçlarını değerlendiriyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde ve Federal Reserve (Fed) Başkanı Jerome Warsh’tan gelen mesajlar, merkez bankalarının artık **faiz indirimleri yerine yüksek enflasyonun geri gelmesini önlemeye odaklandığını** açıkça ortaya koydu. Yetkililer, enflasyonla mücadelede zafer ilan etmediklerini ve kalıcı kontrol sağlanmadan para politikasını gevşetmek istemediklerini vurguladı. Ayrıca, merkez bankalarının **piyasaları yönlendiren sözlü mesajlardan çok, açıklanacak ekonomik verilere göre hareket edeceği** belirtildi. Bu durum, piyasalarda başlangıçta güvercin mesaj beklentisini boşa çıkararak, konuşmaların genel tonunun beklenenden daha temkinli ve nispeten şahin algılanmasına neden oldu.

Lagarde, Euro Bölgesi’nde enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat edildiğini ancak işin henüz tamamen bitmediğini ifade ederken, ECB’nin “temellere dönüş” (back to basics) yaparak klasik merkez bankacılığına döneceğini açıkladı. Jeopolitik riskler, ticaret savaşları ve enerji dönüşümü gibi unsurların enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği uyarısında bulunarak, **faiz indirimleri konusunda acele edilmeyeceği** mesajını verdi.

Fed Başkanı Warsh ise, Fed’in **yüzde 2 enflasyon hedefinden hiçbir şekilde vazgeçmeyeceği** ve enflasyon düşüyor diye otomatik olarak faiz indirimi yapılmayacağını açıkça ifade etti. Fed’in piyasalara önceden yol haritası vermek yerine, her toplantıda o günün verilerine bakarak karar vereceklerini ve yapay zeka destekli analizlerden daha fazla yararlanacağını vurguladı. Bu mesajların ardından, ABD tahvil faizlerinde kısa vadeli faiz indirimi beklentileri bir miktar geri çekilirken, Fed’in enflasyon konusundaki tavizsiz algısı dolar talebini destekledi ve dolar güçlü kalmaya devam etti.

Yurtiçinde ise dün açıklanan Haziran ayı PMI verileri, Türk imalat sanayisinin ikinci çeyreği beklenenden daha zayıf kapattığını ve faaliyet koşullarının Haziran ayında yeniden bozulduğunu gösterdi. PMI’ın 47,1’e gerileyerek 50 seviyesinin altında kalması, **üst üste 27’nci daralma ayı** anlamına geliyor. Üretimdeki yavaşlamanın temel nedenleri olarak Orta Doğu’daki savaş, yeni siparişlerdeki düşüş, yüksek maliyetler ve talep eksikliği öne çıktı. Özellikle hem iç piyasadan hem de ihracat tarafında **yeni siparişlerdeki gerileme** dikkat çekti.

Raporun en pozitif kısmı ise enflasyon baskısının hafiflemesi oldu. Hem girdi maliyetleri hem de satış fiyatlarındaki artış üst üste ikinci ay yavaşladı. Bu durum, özellikle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) açısından önemli; zira üretici tarafındaki maliyet baskısının hafiflemesi önümüzdeki aylarda tüketici enflasyonuna da olumlu yansıyabilir.

Dün açıklanan Haziran ayı İstanbul Ticaret Odası (İTO) enflasyon verileri, enflasyonda aşağı yönlü sürecin devam ettiğini ancak fiyat artışlarının hala geniş bir alana yayıldığını gösterdi. İstanbul’da tüketici fiyatları Haziran ayında aylık bazda **%1,14** arttı. Yıllık enflasyon ise **%35,94** olarak gerçekleşti. Aylık enflasyonun yüzde 1’in biraz üzerinde kalması, fiyat baskılarının önceki aylara göre daha kontrollü ilerlediğini gösterse de eğitim (%52,51), konut (%46,29) ve sağlık (%41,24) gibi hizmet gruplarında fiyat artışları devam ediyor. Bugün açıklanacak ulusal enflasyon verisinde aylık %1,0 ve yıllık **%32,1** beklentisiyle dezenflasyon sürecinin devam edeceği öngörülüyor.

Analiz: Küresel merkez bankalarının şahin duruşunu koruması ve veri odaklı yaklaşımları, ABD’de faiz indirimi beklentilerini öteliyor. Yurtiçinde ise imalat sanayisindeki zayıflama ve enflasyondaki yavaşlama işaretleri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) dezenflasyon sürecinin reel ekonomi üzerindeki maliyetini artırdığını gösteriyor. Enflasyondaki düşüşün yeterince kalıcı olup olmadığı ve büyümedeki yavaşlamanın faiz indirimi için uygun zemini oluşturup oluşturmadığı, önümüzdeki aylık enflasyon verileriyle daha netleşecek ve TCMB’nin faiz indirimi zamanlamasını belirleyecek ana faktör olacak.