• YARIM ALTIN
    20.675,00
    % 1,51
  • AMERIKAN DOLARI
    46,8084
    % 0,15
  • € EURO
    53,5966
    % 0,04
  • £ POUND
    62,5853
    % 0,14
  • ¥ YUAN
    6,8996
    % 0,26
  • РУБ RUBLE
    0,6055
    % 0,55
  • BITCOIN/TL
    2908327,560
    % 1,30
  • BIST 100
    14.417,91
    % -0,26

CAATSA Yaptırımları Kalkıyor

CAATSA Yaptırımları Kalkıyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye ile ABD arasındaki CAATSA yaptırımlarının kaldırılması yönünde güçlü bir irade olduğunu ve F-35 programına dönüş ihtimalinin idari bir kararla mümkün olabileceğini açıkladı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, CNN Türk televizyonunda Hande Fırat’ın sorularını yanıtlarken, Türkiye-ABD ilişkilerindeki önemli gelişmeleri değerlendirdi. Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın, ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) yaptırımlarının kaldırılması konusunda “güçlü bir iradeye” sahip olduğunu ve bu konuda gereken adımların atıldığını bildirdi.

Fidan, ABD Başkanı Trump’ın NATO Ankara Zirvesi’ne katılımının, davet eden liderin Sayın Erdoğan olmasının etkisiyle “başlı başına önemli ve olumlu bir haber” olduğunu vurgulayarak, bunun “çok büyük bir stratejik denklem” oluşturduğunu belirtti. Yıllar içerisinde inişli çıkışlı konular gözlemlense de ticaret, ekonomi, insandan insana ilişki, eğitim ve teknoloji alanlarında ilişkilerin çok iyi ilerlediğini kaydetti.

Bakan Fidan, özellikle eski ABD Başkanı Barrack Obama döneminde başlayan ve Türkiye’nin milli güvenliğine tehdit oluşturan Suriye’deki Amerikan politika değişikliğinin (YPG’nin desteklenmesi), Trump’ın ikinci döneminde resmi olarak terk edilmesinin iki ülke arasındaki en büyük sorun alanını ortadan kaldırdığının altını çizdi. Ukrayna’daki savaşın bitmesi, Suriye ve Irak’ın istikrara kavuşması, Lübnan’daki barışın sağlanması ve Gazze Barış Planı gibi bölgesel konularda Trump’ın politikalarıyla Türkiye’nin stratejik hedeflerinin örtüştüğünü ifade etti.

Fidan, CAATSA yaptırımlarının, kurumsal olarak kalıcılığı olan tek negatif husus olarak kaldığını belirterek, birçok ülkenin Türkiye’ye yönelik yaptırımlarının son 3-4 yılda kaldırıldığına dikkat çekti. Bu yaptırımların çoğunun “legal değil, idari” olduğunu dile getiren Fidan, CAATSA’nın kaldırılması için Savunma Bakanı ile birlikte yoğun bir çalışma içinde olduklarını, sürecin Kongre’deki yasal adımları gerektirse de idari manada ve yönetimlerde bir sıkıntı olmadığını ifade etti.

Türkiye’nin Milli Muharip Uçak KAAN için ABD’den talep edilen jet motorları ve genel olarak Türkiye’ye yönelik yaptırımların ortadan kaldırılması için ciddi çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Fidan, Halkbank davası ve Türkiye’nin talep ettiği diğer konulardaki engellerin kaldırılması için sistemli bir çalışma olduğunu belirtti. F-35 programına dönüş meselesinde iki ayrıma dikkat çekti:

  • F-35 satış yasağının kaldırılması: Bunun idari bir karar olduğunu ve CAATSA’dan sonra “bu olur diye düşünüyorum” dedi.
  • F-35 programına üretici ortaklardan biri olarak geri dönmek: Bunun konsorsiyumun tekrar oturup alacağı yeni bir kararla ilgili olduğunu ve konsorsiyumun geçmişte Türkiye’yi program dışı bırakan bir karar aldığını hatırlattı.

Fidan, Türkiye ile Amerika arasında ikili ilişkiler açısından kötü olmayı gerektirecek hiçbir konu olmadığını, bölgesel konularda anlaşmazlık noktaları bulunsa da bunların görüşülebildiğini dile getirdi.

Analiz: Dışişleri Bakanı Fidan’ın açıklamaları, Türkiye-ABD ilişkilerinde önemli bir yumuşama ve yeni bir işbirliği potansiyeline işaret ediyor. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 satış yasağının idari bir kararla kalkma ihtimali, Türk savunma sanayii için kritik teknoloji ve pazar erişimi sağlayabilir, bu da ilgili şirketler (örneğin savunma sanayii firmaları) üzerinde olumlu etki yaratabilir. Ayrıca, ABD ile ilişkilerin normalleşmesi, Türkiye’ye yönelik yabancı yatırımcı algısını iyileştirerek, doğrudan yatırımların artmasına ve genel makroekonomik istikrara katkıda bulunabilir. Halkbank davası gibi diğer önemli başlıkların da çözüme kavuşması yönündeki irade, finansal piyasalardaki belirsizlikleri azaltarak daha pozitif bir atmosfer yaratma potansiyeli taşımaktadır. Bölgesel konulardaki stratejik hedeflerin örtüşmesi ise, Türkiye’nin dış politika ve güvenlik alanındaki etkinliğini artırırken, potansiyel riskleri azaltarak ekonomik sürdürülebilirliğe dolaylı katkı sağlayabilir.