Avrupa Birliği, artan güvenlik tehditleri karşısında savunma kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla beş büyük ortak savunma projesini hayata geçirmeye hazırlanıyor.
AB Komisyonu, üye ülkelerin temel askeri sistemleri birlikte geliştirerek savunma kapasitelerini artırmalarına yardımcı olmak üzere Avrupa Ortak Çıkar Savunma Projeleri (EDPCI) adı altında beş yeni, büyük ölçekli proje önerdiğini duyurdu.
Söz konusu projeler, aşağıdaki beş öncelikli alana odaklanıyor:
- İnsansız Hava Araçları (İHA) ve İHA karşıtı sistemler
- Deniz ve deniz tabanı güvenliği
- Uzay
- Hava ve füze savunması
- AB’nin doğu sınırının güvenliğinin güçlendirilmesi
Bu projeler, tek tek ülkelerin geliştirmesinin maliyetli ve karmaşık olduğu stratejik askeri sistemlerin ortak üretimine imkan sağlayacak. Uzun vadeli iş birliği sayesinde Avrupa savunma sanayisinin güçlendirilmesi, üretim kapasitesinin artırılması ve AB’nin ortak güvenlik tehditlerine karşı daha hazırlıklı hale getirilmesi hedefleniyor. AB’nin 1,5 milyar avroluk Avrupa Savunma Sanayisi Programı (EDIP) kapsamında projelerin kurulması ve ilk aşamalarının desteklenmesi için 325 milyon avro kaynak ayrıldı. AB Komisyonunun hesaplamalarına göre, bu beş projenin toplam yatırım büyüklüğü 2036 yılına kadar yaklaşık 190 milyar avroyu buluyor. Teklifin yürürlüğe girebilmesi için AB Konseyi’nin onayı gerekiyor. Onayın ardından projeler, AB fonlarından ve ilerleyen dönemde Avrupa Rekabetçilik Fonu’ndan da ilave finansman alma imkanına kavuşacak.
Analiz: Avrupa Birliği’nin bu devasa savunma hamlesi, jeopolitik risklerin arttığı ve güvenlik endişelerinin yükseldiği bir dönemde birliğin stratejik özerkliğini ve savunma kapasitesini artırma yönündeki kararlılığını gösteriyor. Toplamda 190 milyar avroluk bu yatırım, Avrupa savunma sanayisi için büyük bir canlanma potansiyeli taşıyor. Özellikle savunma, havacılık, uzay ve teknoloji sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler için uzun vadeli yeni iş ve büyüme fırsatları doğurabilir. Bu durum, ilgili sektörlerdeki inovasyonu, araştırma-geliştirme faaliyetlerini ve üretim kapasitesini önemli ölçüde hızlandırarak AB ekonomisine pozitif katkı sağlayabilir.
Soner Güneş









































































































