• YARIM ALTIN
    20.675,00
    % 1,51
  • AMERIKAN DOLARI
    46,8084
    % 0,15
  • € EURO
    53,5966
    % 0,04
  • £ POUND
    62,5853
    % 0,14
  • ¥ YUAN
    6,8996
    % 0,26
  • РУБ RUBLE
    0,6055
    % 0,55
  • BITCOIN/TL
    2908327,382
    % 1,30
  • BIST 100
    14.417,91
    % -0,26

Türkiye Çin İlişkileri Güçleniyor

Türkiye Çin İlişkileri Güçleniyor

Ege İhracatçı Birlikleri öncülüğünde Türk firmaları, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki China-Eurasia Expo 2026’da önemli ticari ve ekonomik temaslar gerçekleştirdi.

Ege İhracatçı Birlikleri’nin 25-29 Haziran 2026 tarihlerinde Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin başkenti Urumçi’de düzenlediği milli katılım organizasyonu, Türkiye ile Çin arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin gelişimine büyük katkı sağladı. Çin’in Batı’ya açılan kapısı olarak stratejik bir konumda bulunan Urumçi’deki fuar, Türk firmalarına Çinli alıcıların yanı sıra Orta Asya ülkelerinden ithalatçılar, yatırımcılar ve kamu temsilcileriyle geniş çaplı iş görüşmeleri yapma fırsatı sundu.

Fuara Pekin Büyükelçimiz Selçuk Ünal ve Pekin Ticaret Müşavirimiz Kerem Erol katılarak firmalarımızla bir araya gelirken, açılış törenine Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Siyasi Büro Daimi Komitesi Üyesi ve Başbakan Yardımcısı Ding Xuexiang, Kazakistan ve Kırgızistan Başbakan Yardımcıları ile Pakistan Ulusal Meclis Başkan Vekili Sayed Ghulam Mustafa gibi üst düzey isimler iştirak etti.

Kuşak ve Yol Girişimi’nin kilit merkezlerinden biri olan Sincan, güçlü kara yolu, demir yolu ve lojistik altyapısıyla Avrasya ticaretinin stratejik bir merkezi olduğunu bir kez daha gösterdi. 49 ülke ve bölgeden katılım sağlanan Expo’da yatırım, yeşil dönüşüm ve ileri teknoloji odaklı iş birlikleri öne çıktı.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Çin pazarının sadece ihracat değil, aynı zamanda yatırım ve ortak üretim modelleri açısından da büyük fırsatlar sunduğunu belirtti. Öztürk, “Urumçi’deki görüşmelerimiz, Çin pazarında kalıcı olmanın yalnızca ürün satmaktan değil, stratejik ortaklıklar geliştirmekten geçtiğini gösterdi. Çin’de şirket kurma, yerel ortaklarla çalışma ve üretim süreçlerine entegre olma, firmalarımıza hem Çin iç pazarına hem de Avrasya coğrafyasına erişim açısından önemli avantajlar sağlayacaktır” dedi. Çin’in yabancı yatırımcılar için sunduğu finansman, yatırım ve bölgesel teşvik mekanizmalarının Türk firmaları tarafından daha yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Başkan Öztürk, Çin hükümetinin Sincan Bölgesi’ne yaptığı ulaştırma, lojistik, sanayi ve sınır ticaret altyapı yatırımlarının bölgeyi Çin’in Avrasya’ya açılan stratejik üretim ve ticaret üssü haline getirmeyi hedeflediğini kaydetti. Çin ekonomisindeki son gelişmelerin bu yaklaşımı desteklediğini belirten Öztürk, Çin’de faaliyet gösteren yabancı sermayeli şirketlerin dış ticaret hacminin 2026 yılının ilk beş ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,7 artış göstermesinin, uluslararası şirketlerin küresel tedarik zincirlerindeki etkinliğini koruduğunu ve Türk şirketlerinin de bu ekosistemin parçası olmasının rekabet güçlerini artıracağını ifade etti.

Organizasyona katılan firmalar arasında Mehmet Türkel Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Balizza Giyim ve Karafırın yer alırken, tüm tekstil ihracatçı birliklerinin ortak katılımıyla Turkish Textile standı ve Ege İhracatçı Birlikleri gıda sektörlerinin ortak katılımıyla oluşturulan EİB Tarım standı da dikkat çekti.

Analiz: China-Eurasia Expo 2026, Türkiye’nin Çin ile olan ticari ve ekonomik ilişkilerini geleneksel ithalat-ihracat modelinin ötesine taşıyarak stratejik yatırım ve ortak üretim modellerine odaklanma potansiyelini gözler önüne serdi. Sincan Bölgesi’nin Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki artan önemi ve Çin hükümetinin bölgeye yaptığı altyapı yatırımları, burayı Orta Asya ve Avrasya pazarlarına açılan kritik bir kapı haline getiriyor. Türk firmalarının Çin’deki bu yeni ekosisteme entegre olması, sadece Çin iç pazarına değil, geniş Avrasya coğrafyasına erişimlerini de kolaylaştırarak global rekabet güçlerini artırabilir. Yabancı yatırımlara yönelik teşvikler ve yabancı sermayeli şirketlerin artan ticaret hacmi, Çin’deki bu büyüme potansiyelini desteklemektedir.