İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Trump’ın İran’ın ekonomik durumuna ilişkin açıklamalarına, “Amerika’yı Yeniden Aç Bırakın” başlıklı bir görselle sert bir yanıt verdi.
Tahran’dan gelen bu çıkış, ABD’nin uyguladığı ağır ekonomik yaptırımlar ve bölgesel gerilimlerin gölgesinde devam eden diplomatik krizin yeni bir halkası olarak yorumlandı. Kalibaf, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, Trump’ın ülkesinin ekonomik zorluklarına dair yorumlarını “asılsız iddialar” olarak nitelendirerek, “Yenilgileri asılsız iddialarla örtbas edemezsiniz” mesajını iletti. Bu açıklama, iki ülke arasındaki derin güven sorununu ve ekonomik mücadeleyi bir kez daha gözler önüne serdi.
İranlı yetkililerin uzun süredir ABD yaptırımlarının ülke ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerini dile getirdiği biliniyor. Ancak bu tür direkt ve provokatif bir dil kullanımı, mevcut gerilimi daha da artırma potansiyeli taşıyor. “Amerika’yı Yeniden Aç Bırakın” görseli ve beraberindeki mesaj, İran’ın ABD’nin ekonomik baskılarına karşı direnişini ve bu baskıları bir yenilgi olarak gördüğünü vurguluyor. Bu retorik, özellikle İran’ın iç kamuoyunda milliyetçi duyguları pekiştirmeyi hedefliyor olabilir.
ABD’nin İran’a yönelik “maksimum baskı” politikası, İran ekonomisini ciddi şekilde etkilemiş, petrol ihracatını azaltmış ve döviz rezervleri üzerinde baskı yaratmıştı. Kalibaf’ın bu çıkışı, ABD’nin bu politikalarına karşı İran’ın sadece askeri veya diplomatik yollarla değil, aynı zamanda sert söylemlerle de karşılık vereceğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bu tür açıklamalar, uluslararası ilişkilerde tansiyonu artırırken, olası müzakerelerin önünü de tıkama riski taşıyor.
Analiz: İran ile ABD arasındaki bu tür yüksek profilli söylem savaşları, genellikle küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açabilir. Özellikle İran’ın dünyanın önemli petrol üreticilerinden biri olması nedeniyle, Ortadoğu’daki jeopolitik risklerin artması petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir. Gerilimin tırmanması, Borsa İstanbul da dahil olmak üzere gelişmekte olan piyasalarda risk iştahını azaltarak genel piyasa oynaklığını artırabilir. Yatırımcılar, enerji emtiaları ve döviz kurları üzerindeki olası etkileri yakından takip etmelidir.

Soner Güneş







































































































































































