• YARIM ALTIN
    22.104,00
    % -0,21
  • AMERIKAN DOLARI
    45,9115
    % 0,47
  • € EURO
    53,4373
    % -0,05
  • £ POUND
    61,8573
    % -0,20
  • ¥ YUAN
    6,7673
    % 0,46
  • РУБ RUBLE
    0,6451
    % 0,39
  • BITCOIN/TL
    3533114,501
    % -0,02
  • BIST 100
    13.662,75
    % -1,64

ABD-İran-İsrail Hattında Kritik Süreç: Ateşkes Kırılgan, Diplomasi Trafiği Yoğunlaştı

ABD-İran-İsrail Hattında Kritik Süreç: Ateşkes Kırılgan, Diplomasi Trafiği Yoğunlaştı

ABD ile İran arasında yürütülen müzakereler savaşın sona erdirilmesi için umut yaratırken, İsrail’in Lübnan ve İran bağlantılı hedeflere yönelik operasyonlarını sürdürmesi bölgedeki tansiyonu yüksek tutuyor. Washington yönetimi diplomasi mesajı verirken, Tel Aviv’in askeri baskıyı artırma hazırlığında olduğu belirtiliyor.

ABD, İran ve İsrail arasında aylardır devam eden çatışma ve gerilimde yeni bir döneme girilirken, taraflar hem sahada hem diplomasi masasında kritik adımlar atıyor. Özellikle Katar’ın başkenti Doha’da sürdürülen ABD-İran görüşmeleri, bölgede kapsamlı bir ateşkes sağlanması açısından belirleyici görülüyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile anlaşmaya “çok yakın” olduklarını açıklarken, anlaşmanın Hürmüz Boğazı’nın yeniden ticari geçişe açılmasını ve ilerleyen süreçte İran’ın nükleer faaliyetlerinin masaya yatırılmasını içerdiği belirtiliyor. Ancak Washington yönetimi, müzakereler sürerken İran’ın güneyindeki bazı füze tesisleri ve deniz unsurlarına yönelik sınırlı saldırılar düzenledi. ABD yönetimi bu operasyonları “savunma amaçlı” olarak tanımladı.

İsrail tarafında ise Başbakan Benjamin Netanyahu’nun, ABD’nin İran ile yürüttüğü süreçten rahatsız olduğu ifade ediliyor. İsrail basınında yer alan haberlerde Netanyahu’nun, Trump yönetiminin İran konusundaki tutumunu etkilemekte zorlandığını yakın çevresine söylediği aktarıldı.

Tel Aviv yönetimi özellikle İran destekli Hezbollah unsurlarına karşı operasyonlarını sürdürme konusunda kararlı mesajlar veriyor. Netanyahu, Lübnan’daki Hizbullah hedeflerine yönelik saldırıların artırılacağını açıklarken, İsrail ordusunun Güney Lübnan’daki askeri varlığını korumak istediği belirtiliyor.

İran cephesi ise olası bir anlaşmanın yalnızca nükleer programı değil, İsrail’in bölgedeki askeri operasyonlarını da kapsaması gerektiğini savunuyor. Tahran yönetimi, Hizbullah’a desteğini sürdürürken, İsrail saldırılarının durdurulmasının müzakerelerin önemli şartlarından biri olduğunu vurguluyor.

Uzmanlara göre mevcut tabloda taraflar doğrudan büyük çaplı bir savaşı genişletmek istemese de, özellikle Lübnan cephesi ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeler bölgesel riskleri canlı tutuyor. Diplomatik temasların yoğunlaşması kısa vadede umut verse de, sahadaki askeri hareketlilik nedeniyle ateşkesin halen oldukça kırılgan olduğu değerlendiriliyor.