ABD ile İran arasında varılan mutabakatın bugün İsviçre’de resmiyet kazanması beklenirken, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılacağı beklentisi enerji piyasalarında sert geri çekilmeye yol açtı. Petrol fiyatları düşerken, küresel borsalarda risk iştahı arttı. Altın ise jeopolitik risklerin azalmasına rağmen faiz indirim beklentileriyle güçlü seyrini koruyor.
ABD ile İran arasında aylardır süren gerilimin ardından varılan mutabakat sürecinde kritik aşamaya gelindi. Tarafların üzerinde uzlaştığı çerçevenin bugün İsviçre’de imzalanması ve anlaşmanın yürürlüğe girmesi bekleniyor. Mutabakat kapsamında Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin yeniden normale dönmesi, askeri operasyonların durdurulması ve nükleer program ile yaptırımların ele alınacağı 60 günlük müzakere sürecinin başlatılması öngörülüyor.
Anlaşma haberleri, küresel enerji piyasalarında hızlı bir rahatlamaya neden oldu. Savaş endişeleriyle 90 dolar seviyesine yaklaşan Brent petrolün varil fiyatı, mutabakat beklentileriyle yaklaşık yüzde 5 gerileyerek 83 dolar seviyelerine çekildi. ABD tipi ham petrol (WTI) de benzer şekilde düşüş gösterdi. Piyasalar, Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatının kesintisiz devam edeceği beklentisini fiyatlıyor.
Petrol fiyatlarındaki gerileme, küresel enflasyon baskılarının hafifleyeceği beklentilerini de güçlendirdi. Bu durum, başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere büyük merkez bankalarının önümüzdeki dönemde daha gevşek para politikalarına yönelebileceği beklentilerini destekliyor.
Küresel hisse senedi piyasalarında ise risk iştahı belirgin şekilde arttı. Avrupa ve Asya borsalarında yükselişler görülürken, ABD endeks vadeli kontratlarında da güçlü alımlar dikkat çekti. Enerji maliyetlerindeki düşüş beklentisi özellikle sanayi, ulaştırma ve tüketim sektörlerine yönelik iyimserliği artırdı. Borsa İstanbul’da da bankacılık hisseleri öncülüğünde alımların güç kazandığı gözlendi.
Altın fiyatlarında ise daha karmaşık bir görünüm öne çıkıyor. Jeopolitik risklerin azalması güvenli liman talebini sınırlasa da, petrol fiyatlarındaki düşüşün enflasyonu aşağı çekebileceği ve bunun da Fed’in faiz indirimlerine zemin hazırlayabileceği beklentisi değerli metalleri destekliyor. Bu nedenle ons altında güçlü seyrin korunduğu, yatırımcıların hem jeopolitik gelişmeleri hem de merkez bankalarının politikalarına ilişkin beklentileri yakından takip ettiği belirtiliyor.
Uzmanlar, anlaşmanın kalıcı hale gelmesi durumunda petrol fiyatlarında yılın ikinci yarısında daha düşük seviyelerin görülebileceğini, bunun da küresel büyüme ve enflasyon görünümü açısından olumlu bir tablo oluşturabileceğini ifade ediyor. Ancak nihai nükleer anlaşmaya ilişkin müzakerelerin başarısı ve bölgedeki jeopolitik dengeler, piyasaların yönü açısından belirleyici olmaya devam edecek.
Soner Güneş




































































































