Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) mayıs ayında aylık bazda %1,71, yıllık bazda ise %32,61 arttı. Böylece aylık enflasyon, piyasanın %1,60 seviyesindeki beklentisinin hafif üzerinde gerçekleşti. Nisan ayında kaydedilen %4,18’lik aylık artışın ardından enflasyonda belirgin bir yavaşlama görülürken, yıllık enflasyonda ise geçen yılın aynı dönemindeki düşük baz etkisi nedeniyle sınırlı bir yükseliş yaşandı. TÜFE, yılbaşından bu yana %16,61, son on iki aylık ortalamalara göre ise %32,24 artış gösterdi.
Yıllık enflasyonun ana harcama gruplarına dağılımına bakıldığında, en yüksek ağırlığa sahip kalemlerden gıda ve alkolsüz içeceklerde %34,86, ulaştırmada %34,29 ve konutta %45,59 oranında artış kaydedildi. Bu grupların yıllık enflasyona katkısı sırasıyla 8,60 puan, 5,63 puan ve 6,07 puan olarak gerçekleşti.
Aylık bazda ise gıda ve alkolsüz içecekler grubunda %0,48 oranında gerileme görülürken, ulaştırma fiyatları %2,03, konut fiyatları ise %2,28 yükseldi. Aylık enflasyona katkı gıda grubunda -0,12 puan, ulaştırmada 0,35 puan ve konutta 0,27 puan oldu. Özellikle gıda fiyatlarındaki düşüş, mayıs ayında manşet enflasyondaki yavaşlamayı destekleyen temel unsur olarak öne çıktı.
Çekirdek enflasyon göstergelerine bakıldığında ise enerji, gıda, alkollü içecekler, tütün ve altın gibi oynak kalemlerin dışarıda bırakıldığı C endeksi aylık %2,92, yıllık %30,44 artış gösterdi. Manşet enflasyonda görülen yavaşlamaya rağmen çekirdek göstergenin yüksek seviyesini koruması, enflasyonun ana eğilimindeki katılığın sürdüğüne işaret ediyor.
Piyasa tarafında ise dünkü güçlü bankacılık endeksi performansının, beklentilerden daha düşük bir enflasyon verisinin fiyatlandığını düşündürüyor. Enflasyonun piyasa beklentisinin hafif üzerinde açıklanmasının ardından bugün hem bankacılık endeksinde hem de gösterge endekslerde geri çekilmeler gözleniyor.
Genel değerlendirmede, mayıs ayı enflasyon verisi gıda fiyatlarındaki düşüşün desteğiyle aylık enflasyonda belirgin bir yavaşlamaya işaret etti. Ancak çekirdek enflasyon göstergelerindeki görünüm, fiyatlama davranışlarındaki katılığın devam ettiğini ve enflasyonun ana eğilimindeki iyileşmenin daha kademeli ilerlediğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde para politikası açısından yalnızca manşet enflasyonun değil, çekirdek göstergelerdeki gelişmelerin de yakından takip edilmesi önemini koruyacaktır.
Soner Güneş






































































































