ABD-İran geriliminin ekonomik yaptırım boyutuna geçmesine rağmen, piyasaların beklentinin aksine pozitif seyretmesi Avrupa borsalarında iyimser bir hava estirdi.
25 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla Avrupa borsaları, jeopolitik risklerin gölgesinde güne pozitif bir başlangıç yaptı. ABD ile İran arasındaki gerilimin ekonomik yaptırım boyutuna taşınması, piyasalarda başlangıçta endişe yaratmış olsa da, analistlerin bu durumun beklenen kadar geniş çaplı bir etki yaratmayacağı yönündeki tahminleri yatırımcı iştahını artırdı.
Piyasa aktörleri, Ortadoğu’daki bu hassas durumun küresel ekonomiye olası yansımalarını yakından takip ederken, özellikle petrol fiyatlarında büyük sıçramalar yaşanmaması ve tedarik zincirlerinde önemli aksaklıkların görülmemesi, risk iştahını destekleyen başlıca faktörler oldu. Ayrıca, bölgedeki diplomatik çabaların devam etmesi, tam ölçekli bir ekonomik krize dönüşme ihtimalini azalttığına dair beklentileri güçlendirdi.
Önde gelen Avrupa endeksleri, gün boyu yeşil bölgede işlem görerek yatırımcıların bu tür jeopolitik şoklara karşı daha dirençli bir duruş sergilediğini gösterdi. Özellikle teknoloji ve finans sektörlerindeki hisseler öncülüğünde yaşanan yükselişler, piyasanın kısa vadeli dalgalanmaları fırsat olarak gördüğüne işaret ediyor. Yatırımcılar, uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıyan varlıklara yönelerek belirsizlik ortamında dahi fırsat arayışlarını sürdürüyor.
Analiz: ABD-İran geriliminin, piyasalar üzerindeki ilk şok etkisinin tahminlerin altında kalması, küresel risk iştahının tamamen baskılanmadığını gösteriyor. Ancak, jeopolitik risklerin doğası gereği ani değişimlere açık olması, orta vadede özellikle enerji fiyatları ve tedarik zincirleri üzerinde belirsizlik yaratmaya devam edecektir. Bu durum, Borsa İstanbul gibi gelişmekte olan piyasaları dolaylı yoldan etkileyebilir; küresel risk algısının düşük seyretmesi kısa vadede olumlu bir hava yaratsa da, gerilimin tırmanması durumunda sermaye akışlarında hassasiyet gözlemlenebilir. Altın gibi güvenli liman varlıklarının prim yapma potansiyeli ise, risk algısının yeniden yükselmesiyle her zaman gündemde kalacaktır.

Soner Güneş









































































































