• YARIM ALTIN
    20.313,00
    % -3,05
  • AMERIKAN DOLARI
    46,1415
    % 0,03
  • € EURO
    53,3363
    % 0,09
  • £ POUND
    61,8236
    % 0,08
  • ¥ YUAN
    6,8065
    % 0,02
  • РУБ RUBLE
    0,6393
    % -0,39
  • BITCOIN/TL
    2854913,580
    % 0,40
  • BIST 100
    13.744,64
    % 0,02

Bor Şeker, Adapazarı Kotasıyla Üretim Gücünü İkiye Katlıyor

Bor Şeker, Adapazarı Kotasıyla Üretim Gücünü İkiye Katlıyor

Bor Şeker, Adapazarı Şeker Fabrikası’nın üretim kotasını devralarak yurt içi şeker satış kotasını 142 bin 760 tona çıkarmayı hedefliyor. Şirket, etil alkol yatırımı ve kapasite artışının desteğiyle önümüzdeki dönemde yaklaşık 10 milyar TL ciro ve 1,5-2 milyar TL kârlılık öngörüyor.

Bor Şeker’in düzenlediği analist toplantısında, şirketin büyüme stratejisinin merkezinde yer alan Adapazarı Şeker Fabrikası (Ada Şeker) kotasının devralınma süreci ve yeni yatırımları değerlendirildi.

Şirket yönetimi, Yıldız Holding’den devralınması planlanan Ada Şeker’in üretim kotasıyla birlikte Bor Şeker’in yurt içi A kotasının 142 bin 760 tona yükseleceğini açıkladı. Bu gelişmeyle şirketin Türkiye şeker üretimindeki payının yaklaşık yüzde 2,5 seviyesinden yüzde 5’in üzerine çıkması ve devlet ile kooperatif fabrikaları hariç tutulduğunda en yüksek üretim kapasitesine sahip özel şeker üreticisi konumuna ulaşması bekleniyor.

Yönetim, devralınan kotaya karşılık gelen üretimin Sakarya’daki tesiste değil, Niğde’deki mevcut fabrikada gerçekleştirileceğini belirtti. Böylece şirket, ilave fabrika yatırımı yapmadan mevcut tesislerinde daha yüksek üretim kapasitesine ulaşabilecek. Satın alma işleminin uzun vadeli ve taksitli yapıda kurgulandığı, bu sayede yüksek finansman maliyetlerinin bulunduğu mevcut ortamda şirketin nakit akışının korunacağı ifade edildi.

Bor Şeker ayrıca son yıllarda gerçekleştirdiği yatırımlarla günlük pancar işleme kapasitesini 3 bin 600 tondan 10 bin tonun üzerine çıkardı. Geçen üretim döneminde randımanın bir önceki yıla göre yüzde 22 arttığını belirten şirket yönetimi, bu gelişmede hem pancarın doğal şeker oranındaki yükselişin hem de modernizasyon yatırımlarının etkili olduğunu vurguladı.

Şirketin maliyet yapısında en büyük payı yüzde 65-75 ile pancar oluştururken, üretimde kullanılan pancarın tamamının Konya, Aksaray ve Niğde bölgesinden temin edilmesi önemli lojistik avantaj sağlıyor. Enerji tarafında ise doğal gaz yerine ağırlıklı olarak yerli kömür kullanılan sistemlerin maliyetleri aşağı çektiği belirtildi.

Bor Şeker, büyüme planları kapsamında etil alkol üretimine de adım attı. Şirket, şeker üretiminin yan ürünü olan melası değerlendirmek amacıyla Afyon’da bir etil alkol tesisini yaklaşık 7,5 milyon dolar bedelle devraldı. İyileştirme yatırımlarıyla birlikte toplam yatırım tutarının yaklaşık 10 milyon dolara ulaştığı açıklandı.

Yönetim, etil alkol yatırımından yıllık 20-25 milyon dolar ciro ve 6-7 milyon dolar faaliyet kârı katkısı beklediklerini ifade etti. Deneme üretiminin bu ay sonunda başlaması, tesisin ise önümüzdeki birkaç ay içinde tam kapasiteye ulaşması planlanıyor. Şirket, yatırımın tamamlanmasıyla Borsa İstanbul’da etil alkol üretimi yapan tek şirket konumuna geleceğini belirtti.

Sektöre ilişkin değerlendirmelerde bulunan şirket yönetimi, şeker üretiminin kota sistemi nedeniyle talep riski taşımadığını ve Türkiye’de üretilen şekerin büyük ölçüde tüketildiğini ifade etti. Geçtiğimiz yıl kamu otoritelerinin enflasyonla mücadele kapsamında şeker fiyatlarını baskılamasının sektör genelinde kârlılığı olumsuz etkilediği belirtilirken, son bir ayda şeker fiyatlarında yaklaşık yüzde 20’lik toparlanma yaşandığına dikkat çekildi.

Bor Şeker, 2026 döneminde Ada Şeker kotasının da katkısıyla yurt içi 142 bin 760 tonluk A kotasına ek olarak yaklaşık 15 bin ton ihracat şekeri üretmeyi planlıyor. Böylece toplam üretim ve satış miktarının 155-160 bin ton seviyesine ulaşması bekleniyor.

Şirket yönetimi, önümüzdeki dönemde yaklaşık 10 milyar TL ciro, 1,5-2 milyar TL net kârlılık ve yüzde 15-20 aralığında faaliyet marjı hedeflediklerini açıkladı. Yönetim, üretim kotasının iki katına çıkmasıyla birlikte gelir ve kârlılık tarafında da mevcut seviyelerin yaklaşık iki katına ulaşabilecek bir büyüme potansiyeli gördüklerini ifade etti.