Ortadoğu’daki savaşın tetiklediği jeopolitik gerilimler, deniz yakıtı fiyatlarını savaş öncesi seviyelerinin yüzde 70’ten fazla üzerine taşıyarak küresel lojistik sektöründe alarm zillerinin çalmasına neden oldu.
Gemi sahipleri ve lojistik devleri, artan maliyet baskısıyla başa çıkabilmek için uzun vadeli tedarik anlaşmalarından spot alım stratejilerine geçiş yaparken, aynı zamanda alternatif ikmal limanlarına yöneliyor. Tedarik zincirindeki bu ani değişimler, liman operasyonlarında da yeni darboğazları beraberinde getiriyor.
Bölgesel çatışmalar nedeniyle uzamak zorunda kalan deniz rotaları, gemilerin yakıt tüketimini ve buna bağlı olarak ikmal ihtiyaçlarını katbekat artırdı. Uzmanlar, bu durumun küresel deniz taşımacılığında maliyetleri yukarı çektiğini ve navlun fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu belirtiyor.
Artan yakıt maliyetlerinin uluslararası ticaretin omurgasını oluşturan konteyner taşımacılığında karlılık marjlarını daraltması beklenirken, şirketler risk yönetimi ve rota optimizasyonu için bütçelerini yeniden gözden geçiriyor.
Analiz: Deniz taşımacılığındaki bu maliyet artışları, başta akaryakıt ve lojistik sektörü olmak üzere küresel tedarik zincirine bağımlı olan şirketlerin hisselerinde dalgalanmalara yol açabilir. Borsa İstanbul’da faaliyet gösteren taşımacılık, lojistik ve dış ticaret şirketleri için artan operasyonel giderler kısa vadede baskı unsuru olabilirken, emtia fiyatlarındaki bu dalgalanmalar enerji ve akaryakıt odaklı hisselerde yakından takip edilmektedir.

Soner Güneş







































































































