Türkiye ekonomisi, 2025 yılında yüzde 3,7 oranında büyüme kaydederek kişi başına düşen geliri 18 bin 103 dolara yükseltti.
Türkiye ekonomisi, 2025 yılını yüzde 3,7’lik güçlü bir büyüme oranıyla tamamladı. Cari fiyatlarla Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) 63,2 trilyon liraya ulaşarak makroekonomik istikrar ve gelişim sinyalleri verdi. Bu büyüme, küresel ekonomik belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde Türkiye’nin dirençliliğini ortaya koydu.
Büyüme performansının önemli bir yansıması olarak kişi başına düşen GSYH 18 bin 103 dolara yükseldi. Bu rakam, hane halkı refah düzeyindeki artışın yanı sıra, Türkiye’nin uluslararası ekonomik arenadaki konumunu güçlendiren bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Yüksek kişi başına gelir, tüketim harcamaları ve yatırım iştahı üzerinde olumlu etkiler yaratabilir.
Sektörel bazda incelendiğinde, 2025 yılının en dikkat çekici performansı yüzde 11’lik büyüme ile inşaat sektöründen geldi. İnşaat sektöründeki bu ivme, hem konut hem de altyapı projelerindeki canlılığın bir göstergesi olup, ilgili yan sektörlere de pozitif yansımalar sağladı. Sanayi ve hizmet sektörlerindeki dengeli büyüme de genel ekonomik performansa katkıda bulundu.
Analiz: Bu büyüme rakamları, Borsa İstanbul için olumlu bir zemin oluşturabilir. Özellikle güçlü GSYH performansı ve artan kişi başına gelir, tüketici güvenini ve harcamalarını destekleyerek perakende, bankacılık ve hizmet sektöründeki şirket hisselerine pozitif yansıyabilir. İnşaat sektöründeki yüzde 11’lik büyüme, sektördeki şirketlerin gelecekteki performans beklentilerini artırabilir. Ancak, nominal GSYH’deki artışın enflasyonist etkileri ve büyümenin sürdürülebilirliği, yatırımcıların dikkatle takip edeceği diğer faktörler olacaktır.

Soner Güneş







































































































